Sevgili öğrenciler, bu tür söz sanatı sorularında öncelikle verilen dizeleri dikkatlice okumalı ve anlamaya çalışmalıyız.
- Dizeleri İnceleyelim: "Güzel gitti diye pınar ağladı / Acıdı yüreğim yandı pınara" dizelerinde dikkatimizi çeken ifade "pınar ağladı" kısmıdır.
- "Pınar Ağladı" İfadesini Anlayalım: Pınar, yani su kaynağı, cansız bir varlıktır. Cansız varlıkların ağlama gibi insana özgü bir eylemi gerçekleştirmesi mümkün değildir. Şair burada pınara insana ait bir özellik yüklemiştir.
- Söz Sanatlarını Hatırlayalım:
- A) Tecahül-i arif: Bilinen bir şeyi bilmezlikten gelme sanatıdır. Şairin, bildiği bir şeyi bilmez gibi davranarak bir etki yaratmasıdır. Dizelerde böyle bir durum söz konusu değildir.
- B) İstiare: Bir sözcüğün benzetme amacıyla kendi anlamı dışında kullanılmasıdır. Genellikle benzetmenin bir ögesi söylenir, diğeri söylenmez. "Pınar ağladı" ifadesinde bir benzetme (pınar, ağlayan bir insana benzetilmiştir) olsa da, daha özel bir sanat olan intak burada daha baskındır.
- C) Telmih: Geçmişte yaşanmış önemli bir olayı, kişiyi veya durumu hatırlatma sanatıdır. Dizelerde herhangi bir tarihi veya kültürel olaya gönderme yoktur.
- D) İntak: Cansız varlıklara veya hayvanlara insan özelliği vererek konuşturma sanatıdır. Ancak intak sanatı sadece konuşturma ile sınırlı değildir; cansız varlıklara insanlara özgü eylemleri yaptırma (ağlatma, güldürme, sevindirme vb.) da intak kapsamında değerlendirilir. Burada pınar, insana özgü bir eylem olan "ağlama" eylemini gerçekleştirdiği için intak sanatı kullanılmıştır.
- Sonuç: Pınarın ağlaması, cansız bir varlığa insana ait bir özellik yüklenmesidir. Bu durum, intak sanatının doğrudan bir örneğidir.
Cevap D seçeneğidir.