Edebi sanatlar (Söz sanatları) nelerdir Test 2

Soru 06 / 10

"Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor
Çöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum"
Bu dizelerde aşağıdaki söz sanatlarından hangisi yoktur?

A) Mübalağa
B) Tezat
C) Tecahül-i arif
D) Teşhis

Sevgili öğrenciler, bu tür sorularda dizeleri dikkatlice okumak ve her bir söz sanatının tanımını hatırlayarak dizedeki yansımalarını bulmaya çalışmak çok önemlidir. Şimdi dizelerdeki söz sanatlarını adım adım inceleyelim:

  • Dizelerin Anlamı: Şair, gözünden akan bir damla gözyaşının (su) o kadar yoğun bir acı ve duyguyla aktığını ki adeta bir denize dönüştüğünü ve taştığını ifade ediyor. İkinci dizede ise bu acının kendisini çöllerde kalmış gibi yaktığını, kavurduğunu belirtiyor. Bu dizeler, derin bir üzüntü ve ıstırabı dile getirmektedir.
  • A) Mübalağa (Abartma): Bir olayı, durumu veya duyguyu olduğundan çok daha büyük, çok daha küçük, çok daha fazla veya çok daha az gösterme sanatıdır.
    • Dizelerde "Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor" ifadesi, bir damla gözyaşının denize dönüşmesi ve taşması, açıkça bir abartmadır. Şair, çektiği acının büyüklüğünü vurgulamak için bu abartmayı kullanmıştır.
    • Bu nedenle, mübalağa bu dizelerde vardır.
  • B) Tezat (Karşıtlık): Anlamca birbirine zıt kavramların veya durumların bir arada kullanılmasıdır.
    • Dizelerde "bir damla su" ile "deniz" kavramları arasında nicelik açısından büyük bir karşıtlık (tezat) bulunmaktadır. Ayrıca, "su" (serinletici, söndürücü) ile "yanıyor" (yakıcı, kavurucu) kavramları arasında da bir tezat ilişkisi kurulmuştur.
    • Bu nedenle, tezat bu dizelerde vardır.
  • D) Teşhis (Kişileştirme): Cansız varlıklara veya hayvanlara insanlara özgü özelliklerin, duyguların veya eylemlerin yüklenmesi sanatıdır.
    • "Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor" ifadesinde, gözyaşının (su) adeta bir insan gibi coşkun bir duyguyla, kontrolsüzce ve aşırı bir şekilde akması, taşması durumu söz konusudur. Gözyaşının bu denli "taşması", onun sadece fiziksel bir akış olmaktan öte, derin bir acının veya duygunun dışavurumu olarak ele alınması, ona bir nevi insani bir ifade yeteneği kazandırmaktadır. Su, pasif bir varlık olmaktan çıkıp, acıyı ifade eden bir "özne" gibi davranmaktadır.
    • Bu nedenle, teşhis bu dizelerde vardır.
  • C) Tecahül-i Arif (Bilmezden Gelme): Bilinen bir şeyi bilmezlikten gelerek sözü daha etkili kılma sanatıdır. Genellikle soru cümleleriyle yapılır ve okuyucunun veya dinleyicinin dikkatini çekmek, düşündürmek amacıyla kullanılır. Örneğin, "Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?" (Saçlarının beyazladığını bildiği halde bilmezden gelme).
    • Verilen dizelerde şair, herhangi bir şeyi bilmezden gelme, soru sorma veya okuyucuyu düşündürme amacı gütmemiştir. Duygularını doğrudan ve yoğun bir şekilde ifade etmektedir.
    • Bu nedenle, tecahül-i arif bu dizelerde yoktur.

Yukarıdaki analizler sonucunda, dizelerde mübalağa, tezat ve teşhis sanatlarının bulunduğu; ancak tecahül-i arif sanatının bulunmadığı açıkça görülmektedir.

Cevap C seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Geri Dön