Kopernik'in güneş merkezli evren modeli, aşağıdaki felsefi akımlardan hangisinin gelişimine doğrudan katkıda bulunmuştur?
A) RasyonalizmKopernik'in güneş merkezli (heliosentrik) evren modeli, bilim tarihinde devrim niteliğinde bir dönüm noktasıdır. Bu model, yüzyıllardır kabul gören ve dini otoritelerce de desteklenen Dünya merkezli (jeosentrik) evren anlayışına meydan okumuştur. Bu meydan okuma, sadece astronomik bir teori olmanın ötesinde, bilginin kaynağı, doğruluğu ve elde ediliş biçimi üzerine derin felsefi tartışmaları tetiklemiştir.
Kopernik'in Modelinin Özü ve Etkisi: Kopernik, evrenin merkezinde Dünya'nın değil, Güneş'in bulunduğunu ve gezegenlerin Güneş etrafında döndüğünü öne sürmüştür. Bu model, o dönemdeki gözlemleri daha basit ve tutarlı bir şekilde açıklama potansiyeline sahipti. Ancak en önemlisi, bu model, dini ve geleneksel otoritelerin belirlediği dogmatik bilgiyi sorgulayarak, gözlem, matematik ve akıl yürütmeye dayalı bilimsel bir açıklama sunmuştur. Bu durum, bilginin kaynağı olarak otorite yerine bilimsel yöntemin önemini vurgulayan bir zihniyet değişiminin başlangıcı olmuştur.
A) Rasyonalizm: Rasyonalizm, bilginin temel kaynağının akıl olduğunu savunan felsefi bir akımdır. Kopernik'in modeli matematiksel akıl yürütmeyi içerse de, modelin asıl etkisi, bilginin kaynağı olarak geleneksel otoriteyi reddetmesi ve gözleme dayalı bilimsel açıklamaya yönelmesidir. Rasyonalizm, daha çok Descartes gibi düşünürlerle şekillenmiştir ve Kopernik'in modeli rasyonalizmin gelişimine doğrudan bir felsefi katkıdan ziyade, bilimsel düşüncenin önünü açmıştır.
B) Skeptisizm: Skeptisizm, bilginin kesinliğinden şüphe duyan felsefi bir yaklaşımdır. Kopernik'in modeli, mevcut bilgilerin yanlış olabileceği şüphesini uyandırmış olsa da, doğrudan skeptisizmin bir felsefi akım olarak gelişimine katkıda bulunmamıştır. Aksine, Kopernik, yeni bir bilgi biçimi sunarak şüpheyi gidermeye çalışmıştır.
C) Empirizm: Empirizm, bilginin temel kaynağının deneyim ve gözlem olduğunu savunan felsefi bir akımdır. Kopernik'in modeli, gözlemlere dayanarak geliştirilmiş olsa da, modelin kendisi doğrudan empirizmin felsefi bir akım olarak gelişimine katkıda bulunmamıştır. Empirizm, daha çok John Locke ve David Hume gibi düşünürlerle sistemleşmiştir. Kopernik'in çalışması, ampirik verilerin önemini gösterse de, bu felsefi akımın doğrudan gelişimine yol açmamıştır.
D) Pozitivizm: Pozitivizm, bilginin sadece bilimsel gözlem ve deney yoluyla elde edilebileceğini, metafizik ve teolojik açıklamaların bilimsel bilgi alanı dışında olduğunu savunan felsefi bir akımdır. Kopernik'in modeli, evrenin işleyişini dini dogmalar veya felsefi spekülasyonlar yerine, gözlem ve matematiksel hesaplamalara dayalı bilimsel bir yaklaşımla açıklamaya çalışarak, bilimsel yöntemin üstünlüğünü ortaya koymuştur. Bu durum, bilginin kaynağı olarak bilimi ve gözlemi merkeze alan, metafizik ve teolojik açıklamaları dışlayan bir dünya görüşünün temelini atmıştır. Kopernik'in bu radikal değişimi, daha sonra Auguste Comte tarafından sistemleştirilecek olan pozitivist düşüncenin gelişimine doğrudan ve güçlü bir zemin hazırlamıştır. Bilimsel devrimin başlangıcı olarak kabul edilen Kopernikçi dönüşüm, bilginin doğruluk kriterlerini bilimsel gözlem ve deneylere kaydırarak, pozitivist felsefenin temel prensiplerini uygulamalı olarak göstermiştir.
Cevap D seçeneğidir.