Servetifünun Dönemi'nde "sanat, sanat içindir" anlayışını benimseyen şairler, toplumsal konulardan uzak durmuş, bireysel duygu ve hayalleri işlemişlerdir. Aşağıdaki şairlerden hangisi bu anlayışa uygun eserler vermemiştir?
A) Tevfik Fikret
B) Cenap Şahabettin
C) Mehmet Akif Ersoy
D) Halit Ziya Uşaklıgil
Merhaba sevgili öğrenciler,
Bu soruda, Servetifünun Dönemi'nin temel sanat anlayışını ve bu anlayışa uymayan şairi bulmamız isteniyor. Haydi, adım adım ilerleyelim:
- Servetifünun Dönemi'nin Sanat Anlayışı: Servetifünun Dönemi (Edebiyat-ı Cedide), 1896-1901 yılları arasında etkili olmuş bir edebiyat akımıdır. Bu dönemin şairleri, "sanat, sanat içindir" ilkesini benimsemişlerdir. Bu ne demek? Şairler, sanatın amacının güzellik yaratmak olduğunu, toplumsal fayda gütmediğini düşünmüşlerdir. Bu nedenle eserlerinde genellikle bireysel duygulara, hayallere, karamsarlığa, doğa tasvirlerine ve aşk gibi kişisel konulara yer vermişlerdir. Toplumsal sorunlardan, siyasetten ve halkın dertlerinden uzak durmuşlardır.
- Şıklardaki Şairleri Değerlendirelim:
- A) Tevfik Fikret: Servetifünun Dönemi'nin en önemli şairlerinden biridir. İlk dönem şiirlerinde "sanat, sanat içindir" anlayışına uygun, bireysel temalı, estetik kaygılarla yazılmış eserler vermiştir (örneğin "Rübab-ı Şikeste"). Ancak daha sonraki dönemlerinde, özellikle "Tarih-i Kadim" ve "Haluk'un Defteri" gibi eserlerinde toplumsal konulara, haksızlıklara ve eleştiriye yönelmiştir. Ancak soruda Servetifünun Dönemi'ndeki genel anlayış sorulduğu için, Fikret'in bu dönemin temsilcisi olduğu ve başlangıçta bu anlayışa uygun eserler verdiği unutulmamalıdır.
- B) Cenap Şahabettin: Servetifünun Dönemi'nin önde gelen şairlerinden biridir. Şiirlerinde estetik güzelliğe, musikiye ve bireysel duygulara büyük önem vermiştir. "Elhan-ı Şita" gibi şiirleri, dönemin "sanat, sanat içindir" anlayışının tipik örneklerindendir. Toplumsal konulara hiç değinmemiştir.
- C) Mehmet Akif Ersoy: Mehmet Akif Ersoy, Servetifünun Dönemi'nin estetik ve bireyselci anlayışına tamamen zıt bir çizgide yer almıştır. O, "sanat toplum içindir" ilkesini benimsemiş, şiirlerini toplumsal sorunları dile getirmek, halkı aydınlatmak ve ahlaki değerleri yüceltmek amacıyla yazmıştır. "Safahat" adlı eseri, yoksulluk, cehalet, ahlaki çöküntü gibi dönemin toplumsal gerçeklerini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serer. Bu nedenle Servetifünun Dönemi'nin "sanat, sanat içindir" anlayışına uygun eserler vermemiştir. Hatta bu anlayışı eleştirmiştir.
- D) Halit Ziya Uşaklıgil: Her ne kadar bir şairden ziyade dönemin en önemli romancısı olsa da, Halit Ziya'nın eserlerindeki sanat anlayışı da "sanat, sanat içindir" ilkesine dayanır. Romanlarında (örneğin "Aşk-ı Memnu", "Mai ve Siyah") bireysel psikolojilere, aşk ve ihtiras gibi kişisel konulara odaklanmış, toplumsal eleştiriden uzak durmuştur. Dili son derece süslü ve ağırdır.
- Sonuç: Şıklara baktığımızda, Tevfik Fikret'in sonraki dönemde toplumsal konulara yönelmesi bir istisna olsa da, Servetifünun Dönemi'nin genel anlayışına en aykırı duruşu sergileyen ve tamamen farklı bir sanat anlayışıyla eserler veren şair Mehmet Akif Ersoy'dur. O, Servetifünun topluluğuna dahil olmamış ve onların estetik kaygılarını paylaşmamıştır.
Cevap C seçeneğidir.