Egzistansiyalizmde 'özgürlük' nasıl tanımlanır?
Sevgili öğrenciler,
Egzistansiyalizm, insan varoluşunu, özgürlüğünü ve sorumluluğunu merkeze alan derin bir felsefi akımdır. Bu felsefede 'özgürlük' kavramı, günlük dilde kullandığımızdan çok daha temel ve varoluşsal bir anlama sahiptir. Gelin, bu önemli kavramı adım adım inceleyelim:
Bu ilke, egzistansiyalist özgürlük anlayışının temelini oluşturur. Demek istediği şudur: İnsan, dünyaya belirli bir "öz" (kimlik, amaç, kader) ile gelmez. Aksine, önce var olur (varoluş), sonra bu varoluş süreci içinde kendi seçimleri, eylemleri ve kararlarıyla kendi özünü, kimliğini ve yaşamının anlamını kendisi yaratır. Yani, bir sandalye önce sandalye olarak tasarlanır (özü belirlenir), sonra üretilir (var olur). Ama insan için durum farklıdır; insan önce vardır, sonra kendi özünü kendi eylemleriyle inşa eder.
Bu bağlamda özgürlük, sadece dışsal kısıtlamaların olmaması durumu değildir. Egzistansiyalistler için özgürlük, insanın kendi seçimlerini yapabilme, kendi değerlerini oluşturabilme ve kendi yaşamının anlamını kendisi belirleyebilme yeteneğidir. İnsan, her an ne olacağına dair seçimler yapmak zorundadır ve bu seçimlerden kaçamaz. Jean-Paul Sartre'ın ünlü sözüyle: "İnsan özgür olmaya mahkumdur." Bu mahkumiyet, seçim yapma zorunluluğundan kaynaklanır.
Bu sınırsız özgürlükle birlikte büyük bir sorumluluk da gelir. Çünkü her seçimimiz, sadece kendimizi değil, aynı zamanda insanlığı da tanımlar. Bu sorumluluk, insanda "kaygı" (angst) duygusuna yol açar. Kaygı, seçimlerimizin ağırlığının ve sonuçlarının farkında olmaktan kaynaklanır; çünkü her seçimimizle kendimizi yeniden yaratırız.
Şimdi seçenekleri egzistansiyalist özgürlük tanımı ışığında inceleyelim:
Bu nedenle, egzistansiyalizmde özgürlük, insanın kendi varoluşunu, kimliğini ve yaşamının anlamını kendi seçimleri ve eylemleriyle yaratma gücü ve sorumluluğudur.
Cevap B seçeneğidir.