Descartes'ın felsefesindeki düalizm (ikicilik), evrenin iki temel ve birbirinden bağımsız tözden (cevherden) oluştuğunu savunur: ruh (zihin) ve beden. Bu iki tözün birbirinden tamamen farklı özelliklere sahip olduğunu belirtir.
- Ruh (Zihin): Descartes'a göre ruhun temel özelliği düşünmektir (Latince: res cogitans). Ruh, yer kaplamaz, bölünemez ve bilinçli deneyimlerin, akıl yürütmenin ve iradenin kaynağıdır.
- Beden: Beden ise ruhun tam tersi özelliklere sahiptir. Bedenin temel özelliği yer kaplamasıdır (Latince: res extensa). Yani, uzayda bir hacme sahip olması, boyutları olması, şekli olması ve bölünebilir olmasıdır. Beden, fizikseldir, mekanik yasalara tabidir ve duyularımızla algılayabildiğimiz maddi dünyayı oluşturur.
Şimdi seçenekleri bu bilgiler ışığında değerlendirelim:
- A) Düşünme yetisi: Bu, Descartes'a göre ruhun (zihnin) temel özelliğidir, bedenin değil. "Düşünüyorum, o halde varım" sözüyle ruhun varlığını bu yeti üzerinden kanıtlar.
- B) Yer kaplaması: İşte bu, Descartes'ın bedeni tanımladığı ana özelliktir. Beden, uzayda bir yer işgal eden, boyutları olan fiziksel bir varlıktır. Bir masanın, bir ağacın ya da insan bedeninin ortak özelliği yer kaplamasıdır.
- C) Soyut kavramlar: Soyut kavramlarla uğraşmak, düşünme yetisiyle, yani ruhla ilgili bir faaliyettir. Bedenin doğrudan bir özelliği değildir.
- D) Ruhsal varlık: Bu ifade, ruhun kendisini tanımlar, bedeni değil. Descartes'ın düalizminde ruh ve beden ayrı varlıklardır ve ruhsal varlık, bedensel varlığın karşıtıdır.
Bu açıklamalara göre, Descartes'ın düalizminde beden, yer kaplaması özelliği ile tanımlanır.
Cevap B seçeneğidir.