Bu soruyu çözmek için fiilimsileri ve özelliklerini hatırlayalım:
- Fiilimsi (Eylemsi): Fiil kök veya gövdelerinden türeyerek cümlede isim, sıfat veya zarf görevinde kullanılan sözcüklerdir. Üç tür fiilimsi vardır: isim-fiil, sıfat-fiil ve zarf-fiil.
- İsim-fiil (Ad-eylem): Fiil kök veya gövdelerine "-ma, -ış, -mak" ekleri getirilerek oluşturulur ve isim gibi kullanılır. Örneğin: "Okuma", "Gülüş", "Yürüyüş".
- Sıfat-fiil (Ortaç): Fiil kök veya gövdelerine "-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş" gibi ekler getirilerek oluşturulur ve sıfat gibi kullanılır. Örneğin: "Koşan çocuk", "Görünmez kaza", "Açacak dolap".
- Zarf-fiil (Ulaç/Bağ-fiil): Fiil kök veya gövdelerine "-ken, -alı, -madan, -ınca, -ıp, -arak, -dıkça, -e… -e, -r… -maz, -casına" gibi ekler getirilerek oluşturulur ve zarf (belirteç) gibi kullanılır. Fiilin nasıl, ne zaman, ne şekilde yapıldığını belirtir. Örneğin: "Gülerek konuştu", "Gelir gelmez haber verdi", "Koşarak uzaklaştı".
Şimdi de sorudaki cümleyi inceleyelim: "Ağlayarak odasına kapandı."
- Bu cümlede "ağlayarak" sözcüğü fiilden türemiş ve nasıl kapandığı sorusuna cevap veriyor. Yani fiilin durumunu belirtiyor.
- "-arak" eki, zarf-fiil ekidir.
- Bu nedenle "ağlayarak" sözcüğü zarf-fiildir.
Cevap C seçeneğidir.