Divan-ı Hümayun, Osmanlı İmparatorluğu'nda devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı en yüksek yönetim organıydı. Bu divanın belirli temel üyeleri vardı ve her üye farklı bir alandan sorumluydu. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
- A) Vezir-i Azam: Sadrazam olarak da bilinen Vezir-i Azam, padişahın mutlak vekiliydi ve Divan-ı Hümayun'un başkanıydı. Devletin en önemli yöneticisi konumundaydı ve divanın temel üyelerinden biriydi.
- B) Kazasker: Kadıların ve müderrislerin (eğitimcilerin) atamalarından, yargı ve eğitim işlerinden sorumlu olan yüksek rütbeli divan üyesiydi. Genellikle Rumeli ve Anadolu olmak üzere iki kazasker bulunurdu ve divanın temel üyelerindendi.
- C) Şeyhülislam: Osmanlı Devleti'nde en yüksek dinî otoriteydi. Verdiği fetvalarla (dinî görüşler) devlet kararlarının İslam hukukuna uygunluğunu denetlerdi. Ancak Şeyhülislam, Divan-ı Hümayun'un düzenli ve doğrudan bir üyesi değildi. Gerekli görüldüğünde görüşüne başvurulur, fetvası alınırdı ama divan toplantılarına sürekli katılan ve oy hakkı olan bir üye statüsünde değildi.
- D) Defterdar: Devletin mali işlerinden, gelir ve giderlerinden sorumlu olan divan üyesiydi. Başdefterdar ve Anadolu Defterdarı gibi farklı defterdarlar bulunurdu ve divanın temel üyelerinden biriydi.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, Vezir-i Azam, Kazasker ve Defterdar Divan-ı Hümayun'un temel ve düzenli üyeleriyken, Şeyhülislam doğrudan bir üye olmamasına rağmen dinî konularda danışılan önemli bir makamdı.
Cevap C seçeneğidir.