Merhaba sevgili öğrenciler! Bu ders notu, "Life" ünitesinde karşınıza çıkacak günlük rutinler, hobiler, zaman ifadeleri ve basit geniş zaman (Simple Present Tense) gibi temel konuları kolayca anlamanız için hazırlandı.
Geniş zaman, İngilizcede düzenli olarak yaptığımız eylemleri, alışkanlıklarımızı, hobilerimizi ve genel geçer gerçekleri anlatmak için kullanılır. "Her gün, her zaman, genellikle" gibi ifadelerle sıkça karşılaşırız.
Örnekler: I play football every Saturday. (Her cumartesi futbol oynarım.) She reads a book before bed. (Yatmadan önce kitap okur.)
Örnekler: We don't watch TV in the morning. (Sabahları televizyon izlemeyiz.) He doesn't like coffee. (Kahve sevmez.)
Örnekler: Do you live in İstanbul? (İstanbul'da mı yaşıyorsun?) Does she go to school by bus? (O okula otobüsle mi gider?)
💡 İpucu: Geniş zamanda He, She, It özneleriyle fiile -s takısı eklemeyi (ve olumsuz/soru yaparken 'does' kullanmayı) sakın unutma! Bu, en çok dikkat etmen gereken yer.
Sıklık zarfları, bir eylemi ne kadar sıklıkla yaptığımızı gösterir. Geniş zaman cümlelerinde sıkça kullanılırlar.
Örnekler: I always brush my teeth. (Dişlerimi her zaman fırçalarım.) She usually goes to the park. (O genellikle parka gider.) He is never late for school. (O okula asla geç kalmaz.)
⚠️ Dikkat: "Never" kelimesi zaten olumsuz bir anlam taşıdığı için, "don't" veya "doesn't" ile birlikte kullanılmaz.
Bilgi almak için kullandığımız soru kelimeleridir.
Örnek: What do you do in your free time? (Boş zamanında ne yaparsın?)
Örnek: Where do you live? (Nerede yaşıyorsun?)
Örnek: When do you have lunch? (Ne zaman öğle yemeği yersin?)
Örnek: Who is your best friend? (En iyi arkadaşın kim?)
Örnek: How often do you visit your grandparents? (Büyükanneni ve büyükbabanı ne sıklıkla ziyaret edersin?)
Örnek: What time do you wake up? (Saat kaçta uyanırsın?)
Zamanı belirtirken kullandığımız küçük ama önemli kelimelerdir.
Örnekler: at 7 o'clock (saat 7'de), at night (gece), at noon (öğlen)
Örnekler: on Monday (Pazartesi günü), on my birthday (doğum günümde), on 23rd April (23 Nisan'da)
Örnekler: in July (Temmuz'da), in summer (yazın), in 2024 (2024'te), in the morning/afternoon/evening (sabah/öğleden sonra/akşam)
İngilizcede saati söylemenin farklı yolları vardır.
Örnek: It's 9 o'clock. (Saat 9.)
Örnek: It's half past three. (Saat üç buçuk.)
Örnek: It's ten past seven. (Saat yediyi on geçiyor.)
Örnek: It's twenty to two. (Saat ikiye yirmi var.)
Örnekler: It's quarter past five. (Saat beşi çeyrek geçiyor.) It's quarter to one. (Saat bire çeyrek var.)
💡 İpucu: Dijital saat okumak daha kolaydır: It's six forty-five (Saat altı kırk beş).
Neleri sevdiğimizi veya sevmediğimizi anlatırken bu yapıları kullanırız.
Örnekler: I love swimming. (Yüzmeyi çok severim.) She enjoys reading books. (Kitap okumaktan keyif alır.) We don't like doing homework. (Ödev yapmayı sevmeyiz.) He hates waking up early. (Erken kalkmaktan nefret eder.)
📝 Unutma: Bu konular "Life" ünitesinin temel taşlarıdır. Bol bol pratik yaparak ve örnek cümleler kurarak konuları pekiştirebilirsin. Başarılar!