🎓 11. sınıf edebiyat 1. dönem 2. yazılı 5. senaryo Test 1 - Ders Notu
Sevgili öğrenciler, bu ders notu, 11. sınıf edebiyat 1. dönem 2. yazılı sınavınızda karşılaşabileceğiniz temel konuları sade ve anlaşılır bir şekilde özetlemektedir. Roman, hikaye türleri, edebi akımlar ve dil bilgisi konularına odaklanarak sınavda başarılı olmanıza yardımcı olmayı hedefliyoruz.
📌 Türk Edebiyatında Roman
Roman, yaşanmış ya da yaşanabilecek olayları, kahramanları ve çevreyi ayrıntılı bir şekilde ele alan uzun bir edebi türdür. Türk edebiyatında roman, Batı etkisiyle Tanzimat Dönemi'nde girmiştir.
- Tanzimat Dönemi Romanı: İlk örnekler çeviri ve taklit yoluyla ortaya çıkmıştır. Romantizm akımının etkisiyle yazılan bu romanlarda genellikle ahlaki mesaj verme kaygısı güdülmüştür. Teknik açıdan kusurludur. (Örn: Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, İntibah)
- Servet-i Fünun Dönemi Romanı: Batılı anlamda ilk başarılı romanlar bu dönemde yazılmıştır. Realizm ve Natüralizm akımlarının etkisi görülür. Sanat için sanat anlayışı hakimdir. (Örn: Mai ve Siyah, Aşk-ı Memnu)
- Milli Edebiyat Dönemi Romanı: Milli konulara, Anadolu'ya ve halkın sorunlarına yönelme başlamıştır. Gerçekçilik ön plandadır. Türkçenin sadeleşmesi hedeflenmiştir. (Örn: Yaban, Ateşten Gömlek)
- Cumhuriyet Dönemi Romanı (İlk Yıllar): Milli Mücadele, Anadolu insanı, köy ve kasaba gerçekleri işlenmiştir. Gözlem ve gerçekçilik önemli yer tutar.
💡 İpucu: Dönemlerin genel özelliklerini ve bu dönemlerde öne çıkan roman ve yazarları eşleştirmeye çalışın. Hangi akımın hangi dönemde etkili olduğunu bilmek de çok önemli!
📌 Roman ve Hikayede Anlatım Teknikleri
Yazarın okuyucuya olayları, kişileri ve duyguları aktarırken kullandığı yöntemlerdir.
- Özetleme: Olayların veya zamanın bir kısmını kısaca geçiştirerek anlatma.
- Gösterme (Sahneleme): Olayları ve kişileri doğrudan diyaloglar ve eylemlerle, okuyucunun gözünde canlandıracak şekilde sunma. Yazar araya girmez.
- İç Çözümleme: Kahramanın iç dünyasını, düşüncelerini, duygularını yazarın anlatıcı ağzından okuyucuya aktarması.
- Bilinç Akışı: Kahramanın zihninden geçen düşünceleri, çağrışımları, kesik kesik ve mantıksal bir sıra olmadan doğrudan okuyucuya sunma.
- Geriye Dönüş (Flashback): Anlatının şimdiki zamanından koparak geçmişteki bir olaya dönülmesi.
- Diyalog: Kahramanların karşılıklı konuşmaları.
- İç Konuşma (Monolog): Kahramanın kendi kendine konuşması, düşüncelerini sesli veya sessiz bir şekilde dile getirmesi.
⚠️ Dikkat: İç çözümleme ile bilinç akışını karıştırmayın. İç çözümlemede yazarın anlatıcısı devreye girerken, bilinç akışında yazar kahramanın zihnini olduğu gibi aktarır.
📌 Edebi Akımlar: Realizm ve Natüralizm
Bu akımlar, özellikle roman ve hikaye türlerinde etkili olmuş, gerçekliği farklı boyutlarda ele almışlardır.
- Realizm (Gerçekçilik):
- Gözlem ve belgelere dayanır.
- Yazar, kişiliğini gizler ve nesnel olmaya çalışır.
- Günlük yaşam ve toplumsal gerçekler işlenir.
- Betimlemeler ve ruh tahlilleri önemlidir.
- Dil ve üslup sade ve açıktır.
- Natüralizm (Doğalcılık):
- Realizmin daha ileri bir aşamasıdır.
- İnsan ve çevreyi bilimsel yöntemlerle, adeta bir laboratuvar deneyi gibi inceler.
- Kalıtım ve çevre faktörleri insan karakteri üzerinde belirleyicidir.
- Yazar, gözlemci ve deneycidir.
- Çirkin ve sıradan olaylar da tüm çıplaklığıyla anlatılır (toplumun çirkinlikleri).
- Argo ve sokak dili kullanılabilir.
💡 İpucu: Realizmde yazar gözlemci, Natüralizmde ise hem gözlemci hem de deneycidir. Natüralizm, Realizmden daha katı ve determinist (belirleyici) bir bakış açısına sahiptir.
📌 Fiilimsiler (Eylemsiler)
Fiil anlamını koruyan ancak fiil gibi çekimlenemeyen, cümlede isim, sıfat veya zarf görevinde kullanılan sözcüklerdir.
- İsim-Fiil (Mastar): Fiile "-ma / -me, -mak / -mek, -ış / -iş / -uş / -üş" ekleri getirilerek yapılır. Cümlede isim gibi kullanılır.
- Örnek: "Kitap okumak en sevdiğim şeydir." (Okumak)
- Örnek: "Onun gülüşü beni mutlu eder." (Gülüşü)
- Sıfat-Fiil (Ortaç): Fiile "-an / -en, -ası / -esi, -maz / -mez, -ar / -er, -dik / -dık / -duk / -dük, -ecek / -acak, -miş / -mış / -muş / -müş" ekleri getirilerek yapılır. Cümlede sıfat görevinde kullanılır, genellikle bir ismi niteler.
- Örnek: "Gelecek günler güzel olacak." (Gelecek günler)
- Örnek: "Koşan çocuk düştü." (Koşan çocuk)
- Zarf-Fiil (Bağ-Fiil / Ulaç): Fiile "-ken, -alı / -eli, -madan / -meden, -ince / -ınca, -ip / -ıp, -arak / -erek, -dıkça / -dikçe, -r...-maz, -a...-a, -casına / -cesine, -maksızın / -meksizin, -dığında / -diğinde" gibi ekler getirilerek yapılır. Cümlede zarf görevinde kullanılır, fiili veya fiilimsiyi zaman ya da durum yönünden belirtir.
- Örnek: "Gülerek yanıma geldi." (Nasıl geldi?)
- Örnek: "Ders çalışırken uyuyakalmış." (Ne zaman uyuyakalmış?)
⚠️ Dikkat: Bazı fiilimsi ekleri zaman ekiyle karıştırılabilir. Fiilimsiler çekimli fiil değildir! Örneğin, "Gelecek yaz tatile gideceğiz." cümlesindeki "gelecek" kelimesi sıfat-fiil iken, "Yarın gelecek." cümlesindeki "gelecek" kelimesi çekimli fiildir.
📌 Cümle Çeşitleri
Cümleler farklı özelliklerine göre sınıflandırılır.
- Yüklemin Türüne Göre:
- Fiil Cümlesi: Yüklemi çekimli bir fiil olan cümle. (Örn: "Kitap okudum.")
- İsim Cümlesi: Yüklemi ek fiil almış bir isim veya isim soylu sözcük olan cümle. (Örn: "Hava çok güzeldi.")
- Anlamına Göre:
- Olumlu Cümle: Eylemin gerçekleştiğini veya durumun var olduğunu bildiren cümle. (Örn: "Geldi.")
- Olumsuz Cümle: Eylemin gerçekleşmediğini veya durumun var olmadığını bildiren cümle. (-ma, -me, -sız, yok, değil). (Örn: "Gelmedi.")
- Soru Cümlesi: Bir şeyi öğrenmek amacıyla sorulan cümle. (Örn: "Geldin mi?")
- Ünlem Cümlesi: Şaşırma, sevinç, korku gibi duyguları anlatan cümle. (Örn: "Eyvah, anahtarımı unuttum!")
- Yapısına Göre:
- Basit Cümle: Tek yüklemi ve tek yargısı olan cümle. İçinde fiilimsi veya yan cümle bulunmaz. (Örn: "Çocuklar bahçede oynuyor.")
- Birleşik Cümle: Bir temel cümle ve en az bir yan cümleden oluşan cümle.
- Girişik Birleşik Cümle: Yan cümlesi fiilimsi olan cümle. (Örn: "Kitap okuyarak bilgi ediniriz.")
- Şartlı Birleşik Cümle: Yan cümlesi "-se / -sa" şart ekiyle kurulan cümle. (Örn: "Erken gelirse sinemaya gideriz.")
- İç İçe Birleşik Cümle: Bir cümlenin içinde başka bir cümlenin yer alması. (Örn: "Annem 'Yemeğini bitir.' dedi.")
- Ki'li Birleşik Cümle: İki cümlenin "ki" bağlacıyla bağlanması. (Örn: "Biliyorum ki sen de sevinirsin.")
- Sıralı Cümle: Birden fazla yüklemi olan ve bu yüklemlerin virgül veya noktalı virgülle ayrıldığı cümle. (Örn: "Geldi, oturdu, çay içti.")
- Bağlı Cümle: Birden fazla yüklemi olan ve bu yüklemlerin bağlaçlarla (ve, ama, fakat, ancak vb.) bağlandığı cümle. (Örn: "Geldi ama beni bulamadı.")
💡 İpucu: Yapısına göre cümle çeşitlerinde temel ayrım, cümlenin kaç yargı bildirdiği ve bu yargıların nasıl bağlandığıdır. Fiilimsiler, birleşik cümlelerin önemli bir göstergesidir.
📌 Anlatım Bozuklukları
Cümlede anlamın netliğini ve doğruluğunu bozan, ifadeyi anlaşılmaz kılan hatalardır. İki ana başlıkta incelenir.
- Anlamsal (Anlama Dayalı) Anlatım Bozuklukları:
- Gereksiz Sözcük Kullanımı: Eş anlamlı veya aynı anlama gelen sözcüklerin bir arada kullanılması. (Örn: "Karşılıklı mektuplaştılar." - Mektuplaşmak zaten karşılıklı yapılır.)
- Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması: Bir sözcüğün cümlede kastedilen anlam dışında kullanılması. (Örn: "Bu durum gençlere özgü bir davranış değildir." - "Özgü" yerine "has" veya "ait" olmalıydı.)
- Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması: Bir sözcüğün cümlede farklı bir yere konulduğunda anlamı değiştirmesi. (Örn: "Yeni okula geldim." - Okul mu yeni, yoksa okula yeni mi geldin?)
- Anlamca Çelişen Sözcüklerin Kullanılması: Cümlede birbiriyle çelişen ifadelerin bir arada bulunması. (Örn: "Kesinlikle bu işi yapabilir, belki de yapar.")
- Deyim ve Atasözü Yanlışları: Deyim veya atasözlerinin yanlış anlamda veya yanlış biçimde kullanılması. (Örn: "Paçaları tutuşmak." - "Etekleri tutuşmak" olmalı.)
- Anlam Belirsizliği: Bir cümlenin birden fazla anlama gelmesi, özellikle zamir eksikliğinden kaynaklanır. (Örn: "Okula gitmediğini biliyorum." - Kimin okula gitmediğini?)
- Mantık ve Sıralama Yanlışlığı: Olayların veya durumların mantık sırasına uymaması. (Örn: "Bırakın yumurta kırmayı, yemek bile yapamaz.")
- Yapısal (Dil Bilgisine Dayalı) Anlatım Bozuklukları:
- Özne-Yüklem Uygunsuzluğu: Özne ile yüklemin tekillik-çoğulluk, kişi veya çatı bakımından uyuşmaması. (Örn: "Herkes bahçeye çıktı, ama kimse onu görmedi.") - "Kimse" olumsuzluk bildirdiği için yüklem de olumsuz olmalıydı.
- Ek Eylemsi (Fiilimsi) Eksikliği: Fiilimsinin yanlış veya eksik kullanılması. (Örn: "Ders çalışmasını ve başarılı olmasını istiyorum.") - "Ders çalışmasını" yerine "ders çalışmasını istiyorum" ve "başarılı olmasını istiyorum" şeklinde iki ayrı fiilimsi olmalıydı.
- Tamlama Yanlışları: İsim veya sıfat tamlamalarında yapılan hatalar. (Örn: "Devlet ve özel okullar.") - "Devlet okulları ve özel okullar" olmalı.
- Çatı Uyuşmazlığı: Bir cümlede birden fazla fiilin veya fiilimsinin çatısının aynı olmaması. (Örn: "Kitaplar okunup yerine koyuldu.") - "Okunup" edilgen, "koyuldu" edilgen; doğru. Ama "Kitapları okuyup yerine koyuldu." yanlış olurdu. ("okuyup" etken, "koyuldu" edilgen)
- Öge Eksikliği: Cümlede bir ögenin (özne, nesne, dolaylı tümleç, zarf tümleci) eksik olması. (Örn: "Ona yardım etti ve çok sevdi.") - Kimi sevdi? ("Onu" nesne eksikliği)
💡 İpucu: Anlamsal bozukluklar genellikle "anlam" ve "mantık" hatalarından, yapısal bozukluklar ise "dil bilgisi" kurallarına uymamaktan kaynaklanır. Cümleyi dikkatlice okuyup, her kelimenin ve ögenin yerini sorgulayın.