🚀 Online Kendi Sınavını Oluştur ve Çöz!

11. Sınıf Edebiyat 1. Dönem 2. Yazılı 2. Senaryo Test 2

Soru 10 / 12

🎓 11. Sınıf Edebiyat 1. Dönem 2. Yazılı 2. Senaryo Test 2 - Ders Notu

Sevgili öğrenciler, bu ders notu 11. Sınıf Edebiyat 1. Dönem 2. Yazılı 2. Senaryo Test 2'de karşılaşabileceğiniz Divan Edebiyatı, Halk Edebiyatı ve Söz Sanatları gibi temel konuları sade bir dille özetlemektedir.

📌 Divan Edebiyatı Genel Özellikleri

Divan Edebiyatı, 13. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar süren, yüksek zümreye hitap eden bir edebiyat geleneğidir. Arap ve Fars edebiyatlarından etkilenmiştir.

  • Dili ağırdır, Arapça ve Farsça kelime ve tamlamalar yoğundur.
  • Şiirde aruz ölçüsü kullanılır.
  • Nazım birimi beyittir (iki dize).
  • Kafiye göz içindir (yazılış benzerliği).
  • Konudan çok konunun işleniş biçimi (üslup) önemlidir.
  • Şairler "mahlas" (takma ad) kullanır.
  • Konular genellikle aşk, güzellik, şarap, din ve tasavvuftur.
  • Şiirlerde bütün güzelliği yerine parça güzelliği (beyit güzelliği) ön plandadır.
  • Sanatçılar genellikle medrese eğitimi almış, aydın kişilerdir.

💡 İpucu: Divan Edebiyatı'nda "mazmun" adı verilen kalıplaşmış benzetmeler sıkça kullanılır (örneğin, sevgilinin boyu serviye, ağzı goncaya benzetilir).

📝 Divan Şiiri Nazım Biçimleri

Divan şiirinde kullanılan belli başlı nazım biçimleri şunlardır:

  • Gazel: Aşk, güzellik, şarap konularını işleyen, genellikle 5-15 beyit arası, "aa, ba, ca..." şeklinde kafiyelenen nazım biçimidir. İlk beyite matla, son beyite makta denir.
  • Kaside: Din veya devlet büyüklerini övmek amacıyla yazılan, genellikle 33-99 beyit arası, "aa, ba, ca..." şeklinde kafiyelenen nazım biçimidir. Bölümleri vardır (nesib, girizgah, methiye, tegazzül, fahriye, dua).
  • Mesnevi: Olay anlatmaya dayalı, her beyti kendi içinde kafiyeli ("aa, bb, cc...") uzun hikaye şiirleridir. Divan edebiyatının roman ve hikaye karşılığıdır.
  • Rubai: Dört dizeden oluşan, "aaxa" şeklinde kafiyelenen, genellikle felsefi ve hikemi (öğretici) konuları işleyen nazım biçimidir. Ömer Hayyam bu türün en önemli temsilcisidir.
  • Tuyuğ: Türklerin divan edebiyatına kazandırdığı, aruzun yalnızca "fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün" kalıbıyla yazılan, "aaxa" şeklinde kafiyelenen dört dizeli nazım biçimidir.
  • Şarkı: Bestelenmek amacıyla yazılan, bentlerle kurulan, nakarat bölümleri olan nazım biçimidir. Dörtlükler halinde yazılır ve "abab, cccb, dddb" şeklinde kafiyelenebilir.

📌 Halk Edebiyatı Genel Özellikleri

Halk Edebiyatı, halkın kendi içinden çıkan, sözlü geleneğe dayalı, sade dilli bir edebiyat geleneğidir. Kökeni İslamiyet öncesi Türk edebiyatına dayanır.

  • Dili sadedir, halkın günlük konuşma diline yakındır.
  • Şiirde hece ölçüsü kullanılır.
  • Nazım birimi dörtlüktür.
  • Kafiye kulak içindir (ses benzerliği).
  • Konular genellikle aşk, doğa, gurbet, yiğitlik, toplumsal sorunlar ve eleştiridir.
  • Şairler "mahlas" veya "tapşırma" (son dörtlükte adını söyleme) kullanır.
  • Şiirlerde bütün güzelliği ön plandadır.
  • Anonim ürünler (mani, ninni, tekerleme vb.) de önemli yer tutar.
  • Sanatçılar genellikle okuma yazma bilmeyen, halktan kişilerdir (ozan, aşık).

⚠️ Dikkat: Halk şiirinde kullanılan hece ölçüsü, dizelerdeki hece sayısının eşitliğine dayanır (7'li, 8'li, 11'li hece ölçüsü gibi).

📝 Halk Şiiri Nazım Biçimleri

Halk şiirinde kullanılan belli başlı nazım biçimleri şunlardır:

  • Koşma: Halk şiirinin en yaygın nazım biçimidir. Aşk, doğa, güzellik, kahramanlık gibi konuları işler. Genellikle 3-5 dörtlükten oluşur ve "abab, cccb, dddb" şeklinde kafiyelenir.
  • Semai: Koşmaya benzer ancak 8'li hece ölçüsüyle söylenir ve kendine özgü bir ezgisi vardır. Aşk, doğa, güzellik gibi lirik konuları işler.
  • Varsağı: Güney Anadolu'da yaşayan Varsak Türklerinden adını alır. 8'li hece ölçüsüyle söylenir. "Bre, hey, behey" gibi ünlemlerle başlar ve mertçe, yiğitçe bir üslubu vardır.
  • Destan: En uzun nazım biçimidir. Savaş, doğal afet, salgın hastalık, toplumsal olaylar gibi konuları işler. Dörtlük sayısı sınırsızdır ve "abab, cccb..." şeklinde kafiyelenir.

📏 Aruz Ölçüsü, Kafiye ve Redif

Şiirde ahengi sağlayan önemli unsurlardır:

  • Aruz Ölçüsü: Arap ve Fars edebiyatından alınan, dizelerdeki hecelerin açık (kısa, . ) ve kapalı (uzun, - ) oluşuna göre yapılan bir ölçüdür. Türkçenin yapısına pek uygun değildir.
  • Kafiye (Uyak): Dize sonlarındaki ses benzerliğidir.
    • Yarım Kafiye: Tek ses benzerliği (gel-kal).
    • Tam Kafiye: İki ses benzerliği (göz-söz).
    • Zengin Kafiye: Üç veya daha fazla ses benzerliği (deniz-sensiz).
    • Cinaslı Kafiye: Yazılışları aynı, anlamları farklı kelimelerle yapılan kafiye (gül-gül).
  • Redif: Dize sonlarında, görev ve anlamca aynı olan ek veya kelime tekrarlarıdır. Redif, kafiyeden sonra gelir ve kafiyeden daha güçlü bir ahenk sağlar.
    • Ek Halindeki Redif: "-ler, -di, -den" gibi eklerin tekrarı.
    • Kelime Halindeki Redif: "geldi, geldi" gibi aynı kelimenin tekrarı.

💡 İpucu: Önce redifi, sonra kafiyeyi bulmaya çalışmak işinizi kolaylaştırır. Redif aynı görev ve anlamda olmalı, kafiye sadece ses benzerliği olmalıdır.

🎨 Söz Sanatları (Edebi Sanatlar)

Şiire ve yazıya güzellik, derinlik katan anlatım biçimleridir:

  • Teşbih (Benzetme): İki farklı şey arasında ortak bir özellikten yola çıkarak zayıf olanı güçlü olana benzetme (Aslan gibi güçlü adam).
  • İstiare (Eğretileme): Benzetmenin temel öğelerinden (benzeyen veya benzetilen) sadece birini kullanarak yapılan benzetme.
    • Açık İstiare: Sadece benzetilenin kullanılması (Sahipsiz güllerin boynu bükük). (Gül = sevgili)
    • Kapalı İstiare: Sadece benzeyenin kullanılması (Rüzgar saçlarını okşuyordu). (Rüzgar = insan)
  • Mecazımürsel (Ad Aktarması): Bir sözcüğün benzetme amacı gütmeden, ilgili olduğu başka bir sözcüğün yerine kullanılması (Sobayı yaktık. -> Odunu yaktık).
  • Kinaye: Bir sözü gerçek anlamının tam tersini kastederek söyleme (Ne kadar da zekisin, bu soruyu bile çözemedin!).
  • Tevriye: Bir sözcüğün hem uzak hem de yakın iki anlamını düşündürecek şekilde kullanılması, ancak uzak anlamın kastedilmesi (Bu kadar yüke dayanmak için güçlü bir "kol" lazım. -> Yardım anlamında).
  • Tezat (Karşıtlık): Birbirine zıt kavram veya durumların bir arada kullanılması (Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz).
  • Mübalağa (Abartma): Bir şeyi olduğundan çok daha büyük veya küçük gösterme (Bir ah çeksem dağı taşı eritir).
  • Teşhis (Kişileştirme): Cansız varlıklara veya hayvanlara insana ait özellikler verme (Bulutlar ağlıyor).
  • İntak (Konuşturma): Cansız varlıkları veya hayvanları konuşturma (Deniz dalgaları martılara seslendi).
  • Hüsnütalil (Güzel Neden Bulma): Bir olayın gerçek nedenini bırakıp, daha güzel veya şairane bir nedene bağlama (Senin için mi açtı bu güller?).
  • Telmih (Anımsatma): Geçmişteki önemli bir olayı, kişiyi veya efsaneyi hatırlatma (Yusuf'u görmeyenler Züleyha'yı ne bilsin).
  • Tariz (İğneleme): Bir kişiye veya duruma dolaylı yoldan, üstü kapalı bir şekilde eleştiri yöneltme. Kinayeden farkı, daha çok eleştirel olmasıdır.
  • Cinas: Yazılışları aynı veya benzer, anlamları farklı kelimelerin bir arada kullanılması (Niçin kondun a bülbül kapımdaki "asma"ya / Ben yarimden ayrılmam götürseler "asma"ya).

Bu notlar, sınavda başarılı olman için sana yol gösterecektir. Unutma, düzenli tekrar ve bol soru çözmek en iyi öğrenme yöntemidir. Başarılar dilerim!

↩️ Testi Çözmeye Devam Et
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12
Geri Dön