🚀 Online Kendi Sınavını Oluştur ve Çöz!

11. sınıf edebiyat 1. dönem 2. yazılı 1. senaryo Test 3

Soru 08 / 10

🎓 11. sınıf edebiyat 1. dönem 2. yazılı 1. senaryo Test 3 - Ders Notu

Sevgili öğrenciler, bu ders notu, 11. sınıf edebiyat 1. dönem 2. yazılı sınavınızda karşılaşabileceğiniz Tanzimat'tan Milli Edebiyat'a kadar olan dönemleri, söz sanatlarını ve dil bilgisi konularından fiilimsileri kolayca anlamanız için hazırlandı.

📌 Tanzimat Dönemi Edebiyatı (1860-1896)

Bu dönem, Batı etkisinde gelişen Türk edebiyatının başlangıcıdır. Yenilikler ve değişimler ön plandadır.

  • Genel Özellikler: Gazete, roman, tiyatro gibi yeni türler edebiyatımıza girdi. Sanatçılar hem Batı'dan etkilenmiş hem de toplumsal sorunlara değinmiştir.
  • 1. Dönem (Toplum İçin Sanat): Namık Kemal, Şinasi, Ziya Paşa gibi isimler öne çıkar. Toplum, hürriyet, vatan gibi konular işlenir. Dil sadeleşme çabasındadır.
  • 2. Dönem (Sanat İçin Sanat): Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan, Sami Paşazade Sezai bu dönemin önemli isimleridir. Sanatçılar bireysel konulara yönelmiş, dil biraz daha ağırlaşmıştır. Realizm ve Natüralizm etkileri görülür.

💡 İpucu: Tanzimat'ın ilk döneminde "toplumcu", ikinci döneminde ise "bireyselci" bir anlayışın hakim olduğunu unutmayın.

📌 Servet-i Fünun Dönemi Edebiyatı (1896-1901)

Tanzimat'ın ikinci dönemindeki sanat için sanat anlayışının devamı niteliğindedir. "Edebiyat-ı Cedide" olarak da bilinir.

  • Genel Özellikler: Sanat sanat içindir anlayışı benimsenir. Dil çok ağır ve süslüdür. Şiirde aruz ölçüsü kullanılır. Roman ve hikayede Realizm ve Natüralizm etkileri güçlüdür. Konular genellikle aşk, doğa, karamsarlık ve hayal kırıklığıdır.
  • Önemli Temsilciler: Tevfik Fikret (şiir), Cenap Şahabettin (şiir), Halit Ziya Uşaklıgil (roman), Mehmet Rauf (roman), Hüseyin Cahit Yalçın (eleştiri, hikaye).

⚠️ Dikkat: Servet-i Fünun döneminde toplumsal konulara pek yer verilmez, sanatçılar kendi iç dünyalarına çekilmiştir.

📌 Fecr-i Ati Dönemi Edebiyatı (1909-1912)

Servet-i Fünun'a tepki olarak ortaya çıkmış, ancak çok kısa sürmüş bir dönemdir.

  • Genel Özellikler: "Sanat şahsi ve muhteremdir" ilkesini benimsemişlerdir. Servet-i Fünun'a göre daha batılı olmayı hedeflemişlerdir. Fransız sembolistlerinden etkilenmişlerdir. Dil yine ağırdır.
  • Önemli Temsilci: Ahmet Haşim, bu dönemin en önemli ve neredeyse tek temsilcisidir. Şiirlerinde musikiye ve anlama değil, duyguya önem vermiştir.

💡 İpucu: Fecr-i Ati, Türk edebiyatında bir beyanname (bildiri) ile ortaya çıkan ilk edebi topluluktur.

📌 Milli Edebiyat Dönemi Edebiyatı (1911-1923)

Özellikle Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı'nın etkisiyle milli bilincin arttığı bir dönemdir.

  • Genel Özellikler: "Türkçülük" akımı etkilidir. Dilde sadeleşme ve İstanbul Türkçesini esas alma hedefi vardır. Hece ölçüsü ve halk şiiri nazım biçimleri önemsenir. Konular Anadolu, milli tarih, vatan sevgisi, bağımsızlık mücadelesidir.
  • Önemli Temsilciler: Ömer Seyfettin (hikaye), Ziya Gökalp (düşünür, şair), Mehmet Emin Yurdakul (şair). "Genç Kalemler" dergisi bu dönemin başlangıcı kabul edilir.

⚠️ Dikkat: Milli Edebiyat, Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati'nin ağır diline ve bireysel konularına bir tepki olarak doğmuştur.

📌 Söz Sanatları (Edebi Sanatlar)

Metinlere güzellik, etkileyicilik ve derinlik katan anlatım biçimleridir.

  • Teşbih (Benzetme): İki farklı şey arasında ortak bir özellikten yola çıkarak zayıf olanı güçlü olana benzetme.
    • Örnek: "Aslan gibi güçlü adam." (Adam aslana benzetilmiş.)
  • İstiare (Eğretileme): Bir şeyi kendi adını anmadan, benzediği başka bir şeyin adıyla anmak. Teşbihin temel öğelerinden sadece biri bulunur.
    • Örnek: "Gökten inciler yağıyordu." (İnci ile kastedilen yağmurdur.)
  • Mecaz-ı Mürsel (Ad Aktarması): Bir sözcüğün gerçek anlamı dışında, ilgili olduğu başka bir sözcük yerine kullanılması. Benzetme amacı gütmez.
    • Örnek: "Sobayı yaktık." (Soba değil, içindeki odun veya kömür kastedilir.)
  • Kinaye: Bir sözü, gerçek anlamının tam tersini kastederek söyleme; genellikle iğneleme amacı taşır.
    • Örnek: "Ne kadar da çalışkansın, bütün gün yattın!" (Çalışkan olmadığını vurgular.)
  • Tevriye: Bir sözcüğün hem yakın hem uzak anlamını düşündürecek şekilde kullanılması, ancak kastedilenin uzak anlam olması.
    • Örnek: "Bu kadar yüke dayanır mı bu sırt?" (Hem vücut sırtı hem de bir dağın sırtı anlamında kullanılabilir.)
  • Telmih (Anımsatma): Geçmişte yaşanmış önemli bir olayı, kişiyi veya eseri anımsatma.
    • Örnek: "Ferhat'ın dağları deldiği yetmedi mi?" (Ferhat ile Şirin hikayesine gönderme.)
  • Hüsn-i Talil (Güzel Neden Bulma): Bir olayın gerçek nedenini bırakıp, onu daha güzel ve şairane bir nedene bağlama.
    • Örnek: "Sen geldin diye güller açtı." (Güllerin açmasının mevsimsel nedenini bırakıp, gelmene bağlama.)
  • Mübalağa (Abartma): Bir şeyi olduğundan çok daha büyük veya çok daha küçük gösterme.
    • Örnek: "Bir fısıltı duysa dağları inletirdi."
  • Tecahül-i Arif (Bilmezden Gelme): Bilinen bir gerçeği, bir nükte yapmak amacıyla bilmiyormuş gibi davranma.
    • Örnek: "Şu karşıki dağlar neden dumanlıdır?" (Dağların dumanlı olmasının sebebi bilinirken, sorulması.)
  • İntak (Konuşturma): İnsan dışındaki canlı veya cansız varlıkları konuşturma.
    • Örnek: "Kedi dedi ki: 'Bana biraz süt ver.'"
  • Teşhis (Kişileştirme): İnsan dışındaki varlıklara insan özelliklerini verme.
    • Örnek: "Rüzgar fısıldıyordu." (Rüzgarın insan gibi fısıldaması.)
  • Tenasüp (Uygunluk): Anlamca birbiriyle ilgili sözcükleri bir arada kullanma.
    • Örnek: "Kuş, ağaç, yuva, kanat..."

💡 İpucu: Söz sanatlarını öğrenirken bol bol örnek inceleyin ve günlük hayatta da bu kullanımlara dikkat edin.

📌 Fiilimsiler (Eylemsiler)

Fiil kök veya gövdelerinden türeyen, fiil özelliğini tamamen kaybetmeyip cümlede isim, sıfat veya zarf görevinde kullanılan sözcüklerdir.

  • 1. İsim-Fiiller (Mastar): Fiile "-ma / -me", "-ış / -iş / -uş / -üş", "-mak / -mek" ekleri getirilerek yapılır. Cümlede isim gibi kullanılır.
    • Örnek: "Okumak en sevdiğim eylemdir." (mak)
    • Örnek: "Onun gülüşü içimi ısıtır." (üş)
    • Örnek: "Beni anlamanı bekliyorum." (ma)
  • 2. Sıfat-Fiiller (Ortaç): Fiile "-an / -en", "-ası / -esi", "-mez / -maz", "-ar / -er", "-dik / -dık / -duk / -dük", "-ecek / -acak", "-miş / -mış / -muş / -müş" ekleri getirilerek yapılır. Cümlede sıfat görevinde kullanılır, önündeki ismi niteler.
    • Örnek: "Koşan çocuk düştü." (an)
    • Örnek: "Gelecek günler güzel olacak." (ecek)
    • Örnek: "Kırılmış kalpleri tamir etmek zordur." (mış)
  • 3. Zarf-Fiiller (Bağ-Fiil / Ulaç): Fiile "-ken", "-alı / -eli", "-madan / -meden", "-ince / -ınca", "-ip / -ıp / -up / -üp", "-arak / -erek", "-dıkça / -dikçe", "-r...mez", "-e...e", "-a...a", "-maksızın / -meksizin", "-casına / -cesine" ekleri getirilerek yapılır. Cümlede fiili veya fiilimsiyi durum ya da zaman yönünden belirtir.
    • Örnek: "Gülerek konuştu." (erek - durum)
    • Örnek: "Eve gelirken ekmek aldı." (ken - zaman)
    • Örnek: "Düşünmeden konuşma." (meden - durum)

⚠️ Dikkat: Fiilimsiler kip ve kişi eki almazlar. Olumsuzluk eki (-ma/-me) alabilirler. Bazı isim-fiiller kalıcı isim olabilir (dondurma, çakmak gibi).

📝 Unutmayın, düzenli tekrar ve bol bol örnek çözmek başarıya giden yoldur! Başarılar dilerim!

↩️ Testi Çözmeye Devam Et
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Geri Dön