"Onların mallarında isteyen ve yoksul için bir hak vardır." (Zâriyât Suresi, 19. ayet) Bu ayet, İslam'ın paylaşma ve yardımlaşma anlayışıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisini destekler?
A) Zenginlerin malları üzerinde yoksulların hiçbir hakkı yoktur.
B) Paylaşma, sadece gönüllülük esasına dayalı bir lütuftur.
C) İhtiyaç sahiplerinin, zenginlerin malları üzerinde belirli bir hakkı bulunmaktadır.
D) Yardımlaşma sadece akrabalar arasında yapılmalıdır.
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Bu soruyu çözmek için öncelikle ayetin ne anlama geldiğini dikkatlice inceleyelim. Ayette, "Onların mallarında isteyen ve yoksul için bir hak vardır" deniliyor. Bu ifade, İslam'ın paylaşma ve yardımlaşma anlayışının temelini oluşturuyor.
Şimdi de seçenekleri tek tek değerlendirelim:
- A) Zenginlerin malları üzerinde yoksulların hiçbir hakkı yoktur. Bu seçenek, ayetin tam tersini iddia ediyor. Ayette açıkça bir haktan bahsediliyor, bu yüzden bu seçenek doğru olamaz.
- B) Paylaşma, sadece gönüllülük esasına dayalı bir lütuftur. Bu seçenek, paylaşmanın önemini vurgulasa da, ayetteki "hak" kelimesini göz ardı ediyor. Ayet, paylaşmanın sadece bir lütuf olmadığını, aynı zamanda yoksulların zenginlerin malları üzerinde bir hakkı olduğunu belirtiyor.
- C) İhtiyaç sahiplerinin, zenginlerin malları üzerinde belirli bir hakkı bulunmaktadır. İşte bu seçenek, ayetin anlamıyla tamamen örtüşüyor! Ayetteki "hak" ifadesi, bu seçeneği destekliyor. İslam, zenginlerin mallarında yoksulların bir hakkı olduğunu kabul eder ve bu hakkın verilmesini teşvik eder.
- D) Yardımlaşma sadece akrabalar arasında yapılmalıdır. Ayette yardımlaşmanın kimler arasında yapılması gerektiğiyle ilgili bir sınırlama bulunmuyor. Ayet, genel olarak ihtiyaç sahiplerine yardım etmeyi teşvik ediyor.
Gördüğünüz gibi, ayetin anlamıyla en uyumlu olan seçenek C seçeneğidir. Bu ayet, İslam'ın sosyal adalet anlayışını ve yardımlaşmanın önemini vurgulayan önemli bir örnektir. Unutmayın, paylaşmak ve yardımlaşmak toplumumuzu daha güçlü ve dayanışma içinde tutar.
Cevap C seçeneğidir.