20. yüzyıl başlarında Osmanlı Devleti'nde görülen aşağıdaki gelişmelerden hangisi, devletin siyasi yapısında köklü bir değişime yol açmıştır?
A) Kanun-i Esasi'nin yürürlüğe girmesi
B) Tanzimat Fermanı'nın ilanı
C) Islahat Fermanı'nın ilanı
D) Sened-i İttifak'ın imzalanması
E) Düyun-u Umumiye İdaresi'nin kurulması
Sevgili öğrenciler, bu soru Osmanlı Devleti'nin siyasi yapısında meydana gelen önemli dönüşümleri anlamamızı istiyor. "Siyasi yapıda köklü bir değişim" ifadesi, devletin yönetim biçiminde, iktidar paylaşımında veya temel yönetim prensiplerinde kalıcı ve esaslı bir değişiklik anlamına gelir. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
- A) Kanun-i Esasi'nin yürürlüğe girmesi: Kanun-i Esasi, Osmanlı Devleti'nin ilk anayasasıdır. İlk olarak 1876'da ilan edilmiş, 1908'de (20. yüzyıl başları) yeniden yürürlüğe girerek İkinci Meşrutiyet dönemini başlatmıştır. Anayasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, padişahın mutlak yetkileri sınırlandırılmış, halkın temsilcilerinden oluşan bir meclis (parlamento) kurulmuştur. Bu durum, mutlak monarşiden anayasal monarşiye geçişi ifade eder ki bu, devletin siyasi yapısında köklü ve kalıcı bir değişimdir.
- B) Tanzimat Fermanı'nın ilanı: 1839'da ilan edilen Tanzimat Fermanı, Osmanlı Devleti'nde hukuk üstünlüğünü, can ve mal güvenliğini, vergi adaletini sağlamayı amaçlayan önemli bir reform belgesidir. Ancak bu ferman, padişahın mutlak otoritesini kaldırmamış, sadece bu otoriteyi belirli kurallar çerçevesinde kullanma sözü vermiştir. Yani yönetim biçimini değiştirmemiş, mevcut yapı içinde iyileştirmeler öngörmüştür.
- C) Islahat Fermanı'nın ilanı: 1856'da ilan edilen Islahat Fermanı, Tanzimat Fermanı'nın devamı niteliğindedir ve özellikle gayrimüslim tebaaya yönelik hak ve özgürlükleri genişletmeyi hedeflemiştir. Bu ferman da devletin yönetim biçiminde (siyasi yapısında) köklü bir değişiklik getirmemiş, mevcut mutlak monarşi yapısını korumuştur.
- D) Sened-i İttifak'ın imzalanması: 1808'de II. Mahmut ile ayanlar (yerel güç sahipleri) arasında imzalanan bu belge, padişahın otoritesini ayanlar karşısında kısmen sınırlayan bir anlaşmadır. Ancak bu, geçici bir durum olup, merkezi siyasi yapıda kalıcı ve anayasal bir değişim yaratmamıştır. Kısa süre sonra ayanların gücü kırılmış ve padişahın mutlak otoritesi yeniden tesis edilmiştir.
- E) Düyun-u Umumiye İdaresi'nin kurulması: 1881'de kurulan Düyun-u Umumiye (Genel Borçlar İdaresi), Osmanlı Devleti'nin dış borçlarını tahsil etmek amacıyla yabancı devletlerin temsilcilerinden oluşan bir kurumdur. Bu kurum, Osmanlı'nın ekonomik bağımsızlığını ciddi şekilde zedelemiş olsa da, devletin siyasi yönetim biçimini veya iktidar yapısını doğrudan değiştiren bir gelişme değildir. Daha çok ekonomik ve mali bir kurumdur.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, Osmanlı Devleti'nde 20. yüzyıl başlarında (1908'de yeniden yürürlüğe girmesiyle) Kanun-i Esasi'nin yürürlüğe girmesi, mutlak monarşiden anayasal monarşiye geçişi sağlayarak devletin siyasi yapısında köklü bir değişime yol açmıştır.
Cevap A seçeneğidir.