Evlerinin bahçesindeki yaşlı ve dalları kurumuş dut ağacının altında oturuyordu Elif. Gözleri uzaklara dalmış, elindeki eski fotoğraf albümünü çeviriyordu. Her sayfada silikleşmiş anılar, solmuş yüzler... Bir zamanlar cıvıl cıvıl olan bu ev, şimdi sanki onunla birlikte sessizliğe bürünmüştü. Rüzgâr, yapraksız dalları hışırtıyla sallarken, Elif'in iç çekişleri duyuluyordu. Güneş batmaya yüz tutmuş, gökyüzü turuncu ve mora çalan renklerle boyanmıştı. Uzaktan gelen bir çocuk sesi, bu hüzünlü sessizliği kısa bir anlığına bozsa da, Elif'in dalgınlığı hiç geçmedi.
Bu metinle ilgili aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?
A) Elif nerede oturmaktadır?
B) Elif'in elinde ne vardır?
C) Elif ne zamandan beri bu evde yaşamaktadır?
D) Elif'in ruh hali nasıldır?