"Kasabanın o eski ve metruk evinde, yılların biriktirdiği toz ve hüzün kol geziyordu. Pencere pervazları çürümüş, bahçesi otlar içinde kalmıştı. Her köşede unutulmuş anıların hayaletleri dolaşıyor gibiydi. İçeriye adım attığında, genzini yakan küf kokusuyla birlikte, geçmişin ağırlığı omuzlarına çöktü. Oysa bir zamanlar bu ev, kahkahaların yankılandığı, neşeli sofraların kurulduğu bir yuvaydı."
Bu parçada geçen "metruk" kelimesinin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bakımlı, gösterişli
B) Yenilenmiş, modern
C) Terk edilmiş, bakımsız
D) Kalabalık, işlek
E) Gizemli, esrarengiz