9. sınıf tarih 2. dönem 1. yazılı 7. senaryo Test 1

Soru 15 / 18
Eski Türklerde konargöçer yaşam, toplumsal yapıyı ve aile ilişkilerini de derinden etkilemiştir. Sürekli hareket halinde olan Türk toplumu, küçük ve bağımsız aile birimlerinden oluşan boylar halinde örgütlenmiş, bu da daha eşitlikçi bir sosyal yapının oluşmasına katkıda bulunmuştur.

Aşağıdakilerden hangisi, konargöçer yaşamın Türklerdeki sosyal yapı üzerindeki etkisine örnek olarak gösterilemez?
A) Kadınların toplumda önemli bir yere sahip olması.
B) Kölelik kurumunun yaygın ve derinlemesine bir şekilde görülmesi.
C) Boylar arası dayanışma ve iş birliğinin güçlü olması.
D) Sosyal tabakalaşmanın yerleşik toplumlara göre daha az olması.
E) Aile bireyleri arasında güçlü bağların bulunması.

Merhaba sevgili öğrenciler!

Bu soruda, Eski Türklerdeki konargöçer yaşam tarzının toplumsal yapı ve aile ilişkileri üzerindeki etkilerini anlamamız isteniyor. Özellikle, bu yaşam tarzının getirdiği özelliklerden hangisinin bir etkisi olmadığını bulacağız. Sorunun kökünde "eşitlikçi bir sosyal yapının oluşmasına katkıda bulunmuştur" ifadesi bizim için önemli bir ipucu.

  • A) Kadınların toplumda önemli bir yere sahip olması: Konargöçer yaşamda, hayatta kalmak ve göç etmek için toplumun her bireyinin aktif katılımı gereklidir. Kadınlar da avcılık, toplayıcılık, çadır kurma, hayvan bakımı gibi birçok işte erkeklerle birlikte görev alır, hatta savaşlara bile katılırlar. Bu durum, kadınların toplumda saygın ve önemli bir konuma sahip olmasını sağlamıştır. Dolayısıyla bu, konargöçer yaşamın bir etkisidir.

  • B) Kölelik kurumunun yaygın ve derinlemesine bir şekilde görülmesi: Konargöçer toplumlarda, yerleşik tarım toplumlarındaki gibi büyük toprak mülkiyeti veya üretim fazlası yoktur. Bu nedenle, köle emeğine dayalı geniş çaplı bir üretim sistemi de gelişmemiştir. Savaş esirleri alınsa bile, bunlar genellikle aileye entegre edilir veya belirli görevlerde kullanılır, ancak yaygın ve derinlemesine bir kölelik kurumu yerleşik toplumlardaki kadar belirgin değildir. Ayrıca, soruda bahsedilen "eşitlikçi sosyal yapı" anlayışı, yaygın kölelik kurumuyla çelişir. Bu nedenle, bu durum konargöçer yaşamın bir etkisi olarak gösterilemez.

  • C) Boylar arası dayanışma ve iş birliğinin güçlü olması: Konargöçer yaşamın zorlu koşulları, boyların ve ailelerin birbirine destek olmasını, ortak otlakları kullanmasını, düşmanlara karşı birlikte hareket etmesini gerektirir. Bu da boylar arasında güçlü bir dayanışma ve iş birliği kültürünü ortaya çıkarmıştır. Dolayısıyla bu, konargöçer yaşamın bir etkisidir.

  • D) Sosyal tabakalaşmanın yerleşik toplumlara göre daha az olması: Konargöçer yaşamda, zenginlik genellikle taşınabilir mallar (hayvanlar, silahlar vb.) üzerinden ölçülür ve sabit bir toprak mülkiyeti yoktur. Bu durum, yerleşik tarım toplumlarındaki gibi katı ve derin sosyal sınıfların (köylüler, soylular, din adamları gibi) oluşmasını engellemiştir. Soruda da belirtildiği gibi "daha eşitlikçi bir sosyal yapı" bu durumu destekler. Dolayısıyla bu, konargöçer yaşamın bir etkisidir.

  • E) Aile bireyleri arasında güçlü bağların bulunması: Sürekli hareket halinde olan ve zorlu koşullarla mücadele eden küçük ve bağımsız aile birimleri, hayatta kalmak için birbirlerine sıkı sıkıya bağlı olmak zorundadır. Aile üyeleri arasındaki karşılıklı bağımlılık ve destek, güçlü aile bağlarının oluşmasını sağlamıştır. Dolayısıyla bu, konargöçer yaşamın bir etkisidir.

Yukarıdaki açıklamalara göre, konargöçer yaşamın Türklerdeki sosyal yapı üzerindeki etkisine örnek olarak gösterilemeyecek durum, kölelik kurumunun yaygın ve derinlemesine bir şekilde görülmesidir.

Cevap B seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18
Geri Dön