9. sınıf tarih 2. dönem 1. yazılı 7. senaryo Test 1

Soru 18 / 18
Türklerde konargöçer yaşam tarzı, mimari alandaki gelişmeleri de etkilemiştir. Sürekli yer değiştirme zorunluluğu, kalıcı ve anıtsal yapıların inşasını kısıtlamıştır. Bu nedenle, Türk mimarisinde daha çok taşınabilir ve pratik yapılar ön plana çıkmıştır.

Aşağıdakilerden hangisi, Türklerin konargöçer yaşam tarzının mimari üzerindeki etkisine örnek olarak gösterilemez?
A) Otağ adı verilen çadırların yaygın olarak kullanılması.
B) Taşınabilir ahşap ve deri yapılar inşa edilmesi.
C) Yerleşik medeniyetlerde görülen tapınak ve saray mimarisine ağırlık verilmesi.
D) Mezarların (kurganların) genellikle yığma toprak veya taşlardan yapılması.
E) Yapıların kolayca sökülüp takılabilir ve taşınabilir özellikte olması.

Sevgili öğrenciler, bu soru Türklerin konargöçer yaşam tarzının mimari üzerindeki etkilerini anlamamızı istiyor. Konargöçer yaşam, sürekli yer değiştirme anlamına gelir. Bu durum, insanların kalıcı ve büyük yapılar inşa etmesini zorlaştırır. Dolayısıyla, Türkler bu yaşam tarzına uygun, pratik ve taşınabilir yapılar geliştirmişlerdir. Soru bizden, bu etkinin bir örneği olarak gösterileMEYECEK seçeneği bulmamızı istiyor. Yani, konargöçer yaşam tarzıyla çelişen bir mimari özelliği arıyoruz.

  • A) Otağ adı verilen çadırların yaygın olarak kullanılması: Otağlar, kolayca kurulup sökülebilen ve taşınabilen yapılardır. Bu özellik, konargöçer yaşam tarzının temel bir gerekliliğidir ve mimari üzerindeki etkisine doğrudan bir örnektir. Dolayısıyla bu seçenek doğrudur.
  • B) Taşınabilir ahşap ve deri yapılar inşa edilmesi: Ahşap ve deri gibi hafif malzemelerden yapılan taşınabilir yapılar, konargöçerlerin sürekli hareket etme ihtiyacına cevap verir. Bu da konargöçer yaşam tarzının mimari üzerindeki etkisine bir örnektir. Dolayısıyla bu seçenek doğrudur.
  • C) Yerleşik medeniyetlerde görülen tapınak ve saray mimarisine ağırlık verilmesi: Tapınaklar ve saraylar, genellikle büyük, kalıcı ve anıtsal yapılar olup, yerleşik medeniyetlerin ürünüdür. Konargöçer bir yaşam tarzında bu tür kalıcı ve anıtsal yapılara ağırlık vermek, yaşam tarzının doğasına tamamen aykırıdır. Tam tersine, konargöçerlik bu tür yapıların inşasını kısıtlamıştır. Bu nedenle, bu seçenek konargöçer yaşam tarzının mimari üzerindeki etkisine örnek olarak gösterilemez.
  • D) Mezarların (kurganların) genellikle yığma toprak veya taşlardan yapılması: Kurganlar, ölen kişilerin anısına yapılan mezarlardır. Konargöçer topluluklar bile ölülerine saygı göstermek ve onları anmak için kalıcı işaretler bırakmışlardır. Yığma toprak veya taşlardan yapılan kurganlar, büyük ve karmaşık mimari yapılar gerektirmeyen, ancak yine de kalıcı olabilen pratik anıt mezarlardır. Bu, konargöçerlerin kalıcı yapılar inşa etme ihtiyacını, yaşam tarzlarına uygun basit yöntemlerle karşıladıklarını gösterir. Dolayısıyla bu seçenek doğrudur.
  • E) Yapıların kolayca sökülüp takılabilir ve taşınabilir özellikte olması: Bu ifade, konargöçer yaşam tarzının mimari üzerindeki en temel ve belirgin etkisidir. Sürekli yer değiştiren bir toplum için yapıların bu özelliklere sahip olması zorunludur. Dolayısıyla bu seçenek doğrudur.

Yukarıdaki açıklamalara göre, tapınak ve saray gibi kalıcı ve anıtsal yapıların inşasına ağırlık vermek, konargöçer yaşam tarzının mimari üzerindeki etkisine bir örnek olamaz; tam tersine, bu yaşam tarzı bu tür yapıların gelişimini engellemiştir.

Cevap C seçeneğidir.
↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18
Geri Dön