Osmanlı Devleti, 19. yüzyılda hem iç hem de dış tehditlerle mücadele etmek zorunda kalmıştır. Özellikle Tanzimat Dönemi'nden itibaren, devletin bekasını sağlamak amacıyla çeşitli reformlar yapılmış ve denge politikası izlenmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi, Osmanlı Devleti'nin siyasi varlığına yönelik iç tehditlerin temel nedenlerinden biri olarak gösterilemez?
A) Milliyetçilik akımlarının etkisiyle azınlık isyanlarının artması
B) Merkezi otoritenin zayıflaması ve ayanların güçlenmesi
C) Kapitülasyonların yaygınlaşması ve dış borçların artması
D) Yeniçeri Ocağı'nın disiplinsizliği ve reformlara karşı çıkması
E) Rusya'nın Balkanlardaki Ortodoks halkları kışkırtması
Sevgili öğrenciler,
Bu soruda, 19. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin karşılaştığı tehditler arasında "iç tehdit" olarak kabul edilemeyecek olanı bulmamız isteniyor. İç tehditler, devletin kendi sınırları içinde, kendi yapısından veya halkından kaynaklanan sorunlardır. Dış tehditler ise başka devletlerden veya dış güçlerden gelen tehlikelerdir.
Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
- A) Milliyetçilik akımlarının etkisiyle azınlık isyanlarının artması: 19. yüzyılda Fransız İhtilali'nin etkisiyle yayılan milliyetçilik akımları, Osmanlı Devleti sınırları içindeki farklı etnik ve dini grupları (Rumlar, Sırplar, Bulgarlar vb.) kendi bağımsız devletlerini kurmaya yöneltmiştir. Bu isyanlar, Osmanlı toprakları içinde yaşayan halklar tarafından çıkarıldığı için doğrudan bir iç tehdittir.
- B) Merkezi otoritenin zayıflaması ve ayanların güçlenmesi: Ayanlar, Osmanlı Devleti'nde taşrada güçlenmiş yerel yöneticilerdi. Merkezi hükümetin gücünün azalmasıyla birlikte ayanlar kendi bölgelerinde daha bağımsız hareket etmeye başlamış, hatta zaman zaman devlete karşı gelmişlerdir. Bu durum, devletin kendi iç yönetim yapısından kaynaklanan bir zayıflık ve iç tehdittir.
- C) Kapitülasyonların yaygınlaşması ve dış borçların artması: Kapitülasyonlar, yabancı devletlere verilen ekonomik ve hukuki ayrıcalıklardır. Dış borçlar ise devletin yabancı ülkelerden aldığı kredilerdir. Her ne kadar bu durumlar dış devletlerle yapılan anlaşmalar veya ilişkiler sonucu ortaya çıksa da, Osmanlı ekonomisini ve hukuk sistemini içeriden zayıflatmış, devletin mali bağımsızlığını kaybetmesine ve dış müdahalelere açık hale gelmesine neden olmuştur. Bu durum, dış etkenlerin yarattığı ciddi bir iç zayıflık ve dolaylı bir iç tehdit nedeni olarak görülebilir. Ancak kaynağı dış ilişkilerdir.
- D) Yeniçeri Ocağı'nın disiplinsizliği ve reformlara karşı çıkması: Yeniçeri Ocağı, Osmanlı Devleti'nin en önemli askeri gücüydü. Ancak 17. yüzyıldan itibaren disiplinsizlikleri artmış, devletin yaptığı reformlara karşı çıkarak isyanlar çıkarmışlardır. Yeniçeriler, devletin kendi içindeki bir kurum olduğu için onların neden olduğu sorunlar doğrudan bir iç tehdittir.
- E) Rusya'nın Balkanlardaki Ortodoks halkları kışkırtması: Rusya, Osmanlı Devleti'nin dışındaki bağımsız bir devlettir. Rusya'nın Balkanlardaki Ortodoks Hristiyanları kışkırtması, kendi siyasi çıkarları doğrultusunda Osmanlı içindeki azınlıkları isyana teşvik etmesidir. Bu durum, doğrudan bir dış devletin eylemi olup, Osmanlı Devleti'ne yönelik bir dış tehdittir. Her ne kadar bu kışkırtmalar iç isyanlara yol açsa da, kışkırtmanın kendisi dışarıdan gelen bir eylemdir.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, A, B ve D seçenekleri Osmanlı Devleti'nin kendi iç yapısından veya halkından kaynaklanan doğrudan iç tehditlerdir. C seçeneği ise dış ilişkilerden kaynaklansa da devletin iç yapısını zayıflatan bir durumdur. Ancak E seçeneği, doğrudan bir dış devletin (Rusya) aktif bir eylemini (kışkırtma) ifade ettiği için, Osmanlı Devleti'nin siyasi varlığına yönelik iç tehditlerin temel nedenlerinden biri olarak gösterilemez; aksine bu bir dış tehdittir.
Cevap E seçeneğidir.