Atatürk Dönemi Türk dış politikası, "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi doğrultusunda barışçıl ve bağımsızlıkçı bir karakter taşımıştır. Bu dönemde Türkiye, uluslararası alanda saygınlığını artırmak ve bölgesel barışı tesis etmek için önemli adımlar atmıştır.
Aşağıdakilerden hangisi, Atatürk Dönemi Türk dış politikasının temel esaslarından biri değildir?
A) Milli sınırlara saygılı olmak
B) Uluslararası hukuka bağlı kalmak
C) Yayılmacı ve fetihçi politikalar izlemek
D) Tam bağımsızlığı korumak
E) Karşılıklılık ilkesine önem vermek
Atatürk Dönemi Türk dış politikası, "Yurtta sulh, cihanda sulh" (Yurtta barış, dünyada barış) ilkesi üzerine inşa edilmiştir. Bu ilke, Türkiye'nin kendi sınırları içinde huzuru sağlamayı ve uluslararası alanda da barışa katkıda bulunmayı hedeflediğini gösterir. Bu doğrultuda, dış politikada barışçıl, bağımsızlıkçı ve uluslararası hukuka saygılı bir tutum benimsenmiştir.
- A) Milli sınırlara saygılı olmak: Atatürk'ün dış politikasının temel taşlarından biridir. Misak-ı Milli sınırları içinde kalmak ve başka devletlerin toprak bütünlüğüne saygı göstermek, yayılmacı olmamanın ve barışı korumanın bir gereğidir.
- B) Uluslararası hukuka bağlı kalmak: Türkiye, Lozan Barış Antlaşması ile uluslararası camianın eşit bir üyesi olmuş, Milletler Cemiyeti'ne katılmış ve uluslararası anlaşmalara, kurallara bağlı kalmayı ilke edinmiştir. Bu, uluslararası alanda güvenilir ve saygın bir devlet olmanın anahtarıdır.
- C) Yayılmacı ve fetihçi politikalar izlemek: Bu ifade, Atatürk Dönemi Türk dış politikasının temel esaslarından biri değildir. Tam aksine, Atatürk'ün dış politikası yayılmacılığa ve fetihçiliğe tamamen karşıdır. "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi, başka ülkelerin topraklarında gözü olmamayı, mevcut sınırları korumayı ve barışı tesis etmeyi hedefler. Yeni topraklar fethetmek veya yayılmacı bir tutum sergilemek, bu ilkenin ruhuna aykırıdır.
- D) Tam bağımsızlığı korumak: Atatürk'ün hem iç hem de dış politikasının en temel ve vazgeçilmez ilkesidir. Türkiye'nin hiçbir devletin mandası veya himayesi altına girmemesi, kendi kaderini tayin etmesi ve iç ile dış işlerinde tam egemenliğe sahip olması esastır.
- E) Karşılıklılık ilkesine önem vermek: Uluslararası ilişkilerde devletler arasında eşitlik ve mütekabiliyet (karşılıklılık) esastır. Türkiye, diğer devletlerden beklediği saygıyı ve hakları, kendisi de diğer devletlere göstermiş ve aynı şekilde karşılık beklemiştir. Bu, bağımsız ve eşitler arası bir ilişki kurmanın temelidir.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, yayılmacı ve fetihçi politikalar izlemek, Atatürk Dönemi Türk dış politikasının barışçıl ve bağımsızlıkçı karakteriyle tamamen çelişmektedir.
Cevap C seçeneğidir.