Sevgili öğrenciler, bu soruda tasavvufi düşüncenin önemli kavramlarından biri olan "insan-ı kamil"i doğru anlamamız isteniyor. "İnsan-ı kamil", yani olgun insan, tasavvufta hem manevi hem de ahlaki açıdan en yüksek mertebeye ulaşmış kişiyi ifade eder. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
Bu ifade, insan-ı kamilin önemli bir özelliğidir. Zahiri ilimler, şeriat kuralları, fıkıh gibi dışsal bilgileri; batıni ilimler ise tasavvuf, marifetullah (Allah'ı bilme) gibi içsel, manevi bilgileri kapsar. İnsan-ı kamil, bu iki alanda da derinleşmiş, bilgi ve hikmeti birleştirmiş kişidir. Dolayısıyla bu ifade doğrudur.
Sorunun girişinde de belirtildiği gibi, insan-ı kamil ahlaki olgunluğun zirvesidir. Nefsini (ego, benlik) terbiye etmek, kötü huylardan arınmak ve güzel ahlakla donanmak, bu mertebeye ulaşmanın temel şartıdır. Bu ifade de insan-ı kamilin tanımıyla uyumludur.
Tasavvufi düşüncede Hz. Muhammed (s.a.v.), insan-ı kamilin en mükemmel örneği olarak kabul edilir. Onun ahlakı, yaşam tarzı ve sünneti, tüm müminler için, özellikle de insan-ı kamil olmak isteyenler için en büyük rehberdir. Bu ifade de kesinlikle doğrudur.
İşte bu ifade, insan-ı kamil anlayışıyla çelişir. Tasavvuf, bireysel manevi gelişimi hedeflerken, aynı zamanda bu gelişimin topluma faydalı olmayı da içermesi gerektiğini vurgular. İnsan-ı kamil, sadece kendi kurtuluşunu düşünen bencil bir kişi değil, aksine çevresine ışık saçan, insanlara rehberlik eden, adalet ve merhametle toplumsal sorumluluklarını yerine getiren bir şahsiyettir. O, "halka hizmet Hakk'a hizmettir" anlayışıyla yaşar. Bu nedenle bu ifade, insan-ı kamil kavramıyla bağdaşmaz.
Bu, insan-ı kamilin en temel özelliklerinden biridir. Allah'ın Rahman, Rahim, Kerim, Hakîm gibi güzel isimlerinin (sıfatlarının) tecellilerini kendi ahlakında yansıtmak, yani ilahi ahlakla ahlaklanmak, insan-ı kamilin ulaştığı en yüksek manevi seviyedir. Bu ifade de doğrudur.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşıldığı gibi, D seçeneği insan-ı kamilin özellikleriyle çelişmektedir. İnsan-ı kamil, toplumsal sorumluluklardan uzak duran değil, aksine topluma faydalı olmayı kendine şiar edinmiş bir kişidir.
Cevap D seçeneğidir.