12. sınıf din kültürü 2. dönem 1. yazılı 5. senaryo Test 1

Soru 05 / 20
Tasavvufi düşüncede "insan-ı kamil" kavramı, ahlaki olgunluğun zirvesini temsil eder. Bu kavramla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Hem zahiri hem de batıni ilimlerde derinleşmiş kişiyi ifade eder.
B) Ahlaki erdemlerin en üst düzeyine ulaşmış, nefsini terbiye etmiş kişidir.
C) Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in ahlakını kendine rehber edinmiştir.
D) Sadece kendi manevi kurtuluşunu düşünen, toplumsal sorumluluklardan uzak duran kişidir.
E) Allah'ın sıfatlarını kendi üzerinde yansıtan, ilahi ahlakla ahlaklanmış kişidir.

Sevgili öğrenciler, bu soruda tasavvufi düşüncenin önemli kavramlarından biri olan "insan-ı kamil"i doğru anlamamız isteniyor. "İnsan-ı kamil", yani olgun insan, tasavvufta hem manevi hem de ahlaki açıdan en yüksek mertebeye ulaşmış kişiyi ifade eder. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:

  • A) Hem zahiri hem de batıni ilimlerde derinleşmiş kişiyi ifade eder.

    Bu ifade, insan-ı kamilin önemli bir özelliğidir. Zahiri ilimler, şeriat kuralları, fıkıh gibi dışsal bilgileri; batıni ilimler ise tasavvuf, marifetullah (Allah'ı bilme) gibi içsel, manevi bilgileri kapsar. İnsan-ı kamil, bu iki alanda da derinleşmiş, bilgi ve hikmeti birleştirmiş kişidir. Dolayısıyla bu ifade doğrudur.

  • B) Ahlaki erdemlerin en üst düzeyine ulaşmış, nefsini terbiye etmiş kişidir.

    Sorunun girişinde de belirtildiği gibi, insan-ı kamil ahlaki olgunluğun zirvesidir. Nefsini (ego, benlik) terbiye etmek, kötü huylardan arınmak ve güzel ahlakla donanmak, bu mertebeye ulaşmanın temel şartıdır. Bu ifade de insan-ı kamilin tanımıyla uyumludur.

  • C) Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in ahlakını kendine rehber edinmiştir.

    Tasavvufi düşüncede Hz. Muhammed (s.a.v.), insan-ı kamilin en mükemmel örneği olarak kabul edilir. Onun ahlakı, yaşam tarzı ve sünneti, tüm müminler için, özellikle de insan-ı kamil olmak isteyenler için en büyük rehberdir. Bu ifade de kesinlikle doğrudur.

  • D) Sadece kendi manevi kurtuluşunu düşünen, toplumsal sorumluluklardan uzak duran kişidir.

    İşte bu ifade, insan-ı kamil anlayışıyla çelişir. Tasavvuf, bireysel manevi gelişimi hedeflerken, aynı zamanda bu gelişimin topluma faydalı olmayı da içermesi gerektiğini vurgular. İnsan-ı kamil, sadece kendi kurtuluşunu düşünen bencil bir kişi değil, aksine çevresine ışık saçan, insanlara rehberlik eden, adalet ve merhametle toplumsal sorumluluklarını yerine getiren bir şahsiyettir. O, "halka hizmet Hakk'a hizmettir" anlayışıyla yaşar. Bu nedenle bu ifade, insan-ı kamil kavramıyla bağdaşmaz.

  • E) Allah'ın sıfatlarını kendi üzerinde yansıtan, ilahi ahlakla ahlaklanmış kişidir.

    Bu, insan-ı kamilin en temel özelliklerinden biridir. Allah'ın Rahman, Rahim, Kerim, Hakîm gibi güzel isimlerinin (sıfatlarının) tecellilerini kendi ahlakında yansıtmak, yani ilahi ahlakla ahlaklanmak, insan-ı kamilin ulaştığı en yüksek manevi seviyedir. Bu ifade de doğrudur.

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşıldığı gibi, D seçeneği insan-ı kamilin özellikleriyle çelişmektedir. İnsan-ı kamil, toplumsal sorumluluklardan uzak duran değil, aksine topluma faydalı olmayı kendine şiar edinmiş bir kişidir.

Cevap D seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20
Geri Dön