Sevgili öğrenciler, bu tür sorularda paragrafı dikkatlice okumak ve anahtar kelimeleri belirlemek çok önemlidir. Deyimler, anlatılmak istenen durumu en kısa ve öz şekilde ifade etmemizi sağlayan kalıplaşmış sözlerdir.
Paragrafta, babanın "uzun ve yorucu bir günün ardından" eve geldiği, "derin bir nefes aldığı", "gözlerini kapatıp bir süre dinlenmek istediği" ve "tüm dünyanın yükünün omuzlarında olduğu" belirtiliyor. Bu ifadeler, babanın aşırı derecede yorgun ve bitkin olduğunu gösteriyor. Dinlenme isteği ve gözlerini kapatması, uykusuzluğun ve yorgunluğun bir sonucudur.
Her bir deyimin anlamını ayrı ayrı değerlendirelim:
A) Gözünden uyku akmak: Bu deyim, bir kişinin aşırı derecede uykulu, çok yorgun olduğunu ve uykusuzluktan gözlerinin kapanmak üzere olduğunu anlatır.
B) İçi içine sığmamak: Bu deyim, bir kişinin çok heyecanlı, sevinçli veya sabırsız olduğunu, duygularını kontrol edemediğini ifade eder.
C) Omuz omuza vermek: Bu deyim, insanların bir amaç uğruna birlikte, dayanışma içinde çalıştıklarını, birbirlerine destek olduklarını belirtir.
D) İçi kan ağlamak: Bu deyim, bir kişinin çok büyük bir üzüntü, acı veya keder içinde olduğunu, derinden yaralandığını anlatır.
Babanın "uzun ve yorucu bir günün ardından" gelmesi, "derin bir nefes alması", "dinlenmek istemesi" ve "gözlerini kapatması", onun aşırı derecede yorgun ve uykulu olduğunu açıkça göstermektedir. "Tüm dünyanın yükü omuzlarındaydı" ifadesi de bu yorgunluğun ve bitkinliğin boyutunu vurgular. Bu durum, tam olarak "gözünden uyku akmak" deyiminin anlamıyla örtüşmektedir.
Diğer seçenekler ise babanın durumunu yansıtmamaktadır. Baba heyecanlı (B), dayanışma içinde (C) veya derin bir keder içinde (D) değil, sadece çok yorgun ve uykuludur.
Cevap A seçeneğidir.