Atatürk Dönemi Türk dış politikasının temel amaçlarından biri de Türkiye'nin güvenliğini ve bağımsızlığını sağlamaktı. Bu amaç doğrultusunda, bölgesel ve uluslararası barışa katkıda bulunmak ve dostane ilişkiler kurmak önemsenmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi bu amaç doğrultusunda atılan adımlardan biri değildir?
A) Lozan Antlaşması'nın getirdiği sorunları barışçıl yollarla çözme çabası
B) Komşu devletlerle saldırmazlık paktları imzalama
C) Boğazlar Meselesi'ni kendi lehine çözmek için diplomatik girişimler
D) Eski Osmanlı topraklarını geri alma hedefi gütme
Sevgili öğrenciler, bu soruda Atatürk Dönemi Türk dış politikasının temel ilkelerini ve bu ilkeler doğrultusunda atılan adımları anlamamız isteniyor. Atatürk'ün dış politikasının ana hedefi, Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını ve güvenliğini korumak, bölgesel ve uluslararası barışa katkıda bulunmak ve komşularıyla dostane ilişkiler kurmaktı. Bu politika, "Yurtta sulh, cihanda sulh" (Yurtta barış, dünyada barış) ilkesiyle özetlenebilir.
Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
- A) Lozan Antlaşması'nın getirdiği sorunları barışçıl yollarla çözme çabası: Lozan Antlaşması sonrası Musul, Hatay, Boğazlar gibi bazı meseleler çözüme kavuşturulmayı bekliyordu. Atatürk dönemi, bu sorunları savaş yoluyla değil, diplomasi, görüşmeler ve uluslararası hukuk çerçevesinde çözmeye çalışmıştır (örneğin, Musul meselesi için Milletler Cemiyeti'ne başvurulması, Hatay meselesinin diplomatik yollarla çözülmesi). Bu yaklaşım, barışçıl ve dostane ilişkiler kurma amacına tamamen uygundur.
- B) Komşu devletlerle saldırmazlık paktları imzalama: Türkiye, bölgesel güvenliği sağlamak ve komşularıyla iyi ilişkiler geliştirmek amacıyla Balkan Antantı (1934) ve Sadabat Paktı (1937) gibi saldırmazlık ve işbirliği anlaşmaları imzalamıştır. Bu paktlar, karşılıklı güveni artırmayı, bölgesel barışı korumayı ve olası saldırganlıklara karşı ortak bir duruş sergilemeyi amaçlamıştır. Bu da güvenlik, bağımsızlık ve dostane ilişkiler kurma hedefleriyle örtüşür.
- C) Boğazlar Meselesi'ni kendi lehine çözmek için diplomatik girişimler: Lozan Antlaşması ile Boğazlar'ın yönetimi uluslararası bir komisyona bırakılmış ve Boğazlar silahsızlandırılmıştı. Türkiye, egemenliğini tam olarak sağlamak ve güvenliğini artırmak amacıyla Boğazlar üzerindeki tam kontrolü geri almak için diplomatik girişimlerde bulunmuştur. Bu çabalar sonucunda 1936'da Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalanmış ve Türkiye Boğazlar üzerinde tam egemenlik kazanmıştır. Bu adım, Türkiye'nin bağımsızlığını ve güvenliğini pekiştiren, ancak barışçıl ve diplomatik yollarla atılan önemli bir adımdır.
- D) Eski Osmanlı topraklarını geri alma hedefi gütme: Atatürk'ün dış politikasının temelini "Misak-ı Milli" sınırları içinde bağımsız bir devlet kurmak ve bu sınırları korumak oluşturur. "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi, yayılmacılığa, maceracılığa ve başka devletlerin topraklarında hak iddia etmeye karşıdır. Eski Osmanlı topraklarını geri alma hedefi gütmek, revizyonist (sınırları değiştirme amacı güden), yayılmacı ve potansiyel olarak çatışmacı bir politika olurdu. Bu durum, Atatürk'ün barışçıl, bağımsızlıkçı ve mevcut sınırlara saygılı dış politika anlayışına tamamen zıttır.
Bu durumda, eski Osmanlı topraklarını geri alma hedefi gütmek, Atatürk Dönemi Türk dış politikasının temel amaçları ve ilkeleri doğrultusunda atılan bir adım değildir; tam tersine, bu ilkelere aykırı bir tutum olurdu.
Cevap D seçeneğidir.