8. sınıf din kültürü 2. dönem 2. yazılı 5. senaryo Test 2

Soru 02 / 08
Hz. Muhammed (s.a.v.), tebliğ görevini yerine getirirken karşılaştığı tüm zorluklara rağmen büyük bir cesaret ve kararlılık sergilemiştir. O, inandığı yoldan hiçbir zaman sapmamış ve davasından ödün vermemiştir.
Aşağıdaki olaylardan hangisi Hz. Muhammed'in (s.a.v.) bu özelliklerine en iyi örnektir?
A) Hicret yolculuğu sırasında Sevr Mağarası'nda saklanması.
B) Hendek Savaşı'nda düşman ordusunun büyüklüğüne rağmen Medine'yi savunma kararı alması.
C) Müşriklerin Kâbe'yi tavaf ederken putlara tapmalarına müdahale etmemesi.
D) Medine'de Yahudilerle iş birliği yaparak barışı korumaya çalışması.

Sevgili öğrenciler, bu soru, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) tebliğ görevini yerine getirirken gösterdiği üstün cesaret ve kararlılık özelliklerini anlamamızı istiyor. Şimdi seçenekleri adım adım inceleyelim:

  • A) Hicret yolculuğu sırasında Sevr Mağarası'nda saklanması: Bu olay, Peygamberimizin (s.a.v.) hayatını korumak ve tebliğ görevine devam edebilmek için aldığı stratejik ve tedbirli bir karardır. Bu durum, onun akılcılığını ve Allah'a olan tevekkülünü gösterir. Ancak doğrudan "tüm zorluklara rağmen davasından ödün vermeden mücadele etme" özelliğini değil, daha çok bir korunma ve hayatta kalma stratejisini vurgular.
  • B) Hendek Savaşı'nda düşman ordusunun büyüklüğüne rağmen Medine'yi savunma kararı alması: Hendek Savaşı, Müslümanlar için çok büyük bir tehditti. Mekkeli müşrikler ve müttefikleri, Medine'ye tarihin en büyük ordularından biriyle gelmişlerdi. Bu durumda, sayıca az ve teçhizatça yetersiz olmalarına rağmen, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve sahabeler, Medine'yi savunma kararı alarak büyük bir cesaret ve kararlılık örneği sergilemişlerdir. Bu karar, inançlarından ve yurtlarından vazgeçmeme, davasını sonuna kadar savunma azmini açıkça ortaya koyar. Bu, tam da soruda bahsedilen "tüm zorluklara rağmen büyük bir cesaret ve kararlılık sergileme" ve "davasından ödün vermeme" özelliklerine en iyi örnektir.
  • C) Müşriklerin Kâbe'yi tavaf ederken putlara tapmalarına müdahale etmemesi: Bu durum, Peygamberimizin (s.a.v.) tebliğ stratejisinin bir parçasıydı. Mekke döneminde Müslümanlar sayıca az ve güçsüzdü. Doğrudan müdahale etmek yerine, tebliğe ve insanları İslam'a davet etmeye odaklanmıştır. Bu, onun sabrını ve hikmetini gösterir, ancak doğrudan "zorluklara rağmen cesaretle mücadele etme" özelliğini değil, daha çok stratejik bir bekleyişi ifade eder.
  • D) Medine'de Yahudilerle iş birliği yaparak barışı korumaya çalışması: Bu olay, Peygamberimizin (s.a.v.) hoşgörüsünü, diplomatik yeteneğini ve farklı inanç gruplarıyla barış içinde yaşama arzusunu gösterir. Medine Sözleşmesi gibi adımlar, onun adil ve barışçıl bir lider olduğunu kanıtlar. Ancak bu durum, doğrudan "davası uğruna zorluklara karşı cesurca mücadele etme" özelliğinden ziyade, toplumsal düzeni ve barışı sağlama çabasını vurgular.

Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, Hendek Savaşı'nda düşman ordusunun büyüklüğüne rağmen Medine'yi savunma kararı alması, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) inancından ödün vermeyen, zorluklar karşısında yılmayan cesaretini ve kararlılığını en güçlü şekilde yansıtmaktadır.

Cevap B seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8
Geri Dön