Merkantilizm, XVI. yüzyıldan itibaren Avrupa devletlerinin benimsediği ekonomik bir politikadır. Bu politikaya göre bir devletin zenginliği, sahip olduğu değerli madenlerin miktarıyla ölçülür.
Merkantilist politikaların temel hedefleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
A) Ülkeye mümkün olduğunca çok değerli maden (altın, gümüş) sokmak
B) İhracatı artırıp ithalatı kısıtlamak
C) Sömürgelerden hammadde sağlayıp mamul madde olarak geri satmak
D) Tarımsal üretimi artırarak feodal yapıyı güçlendirmek
E) Gümrük vergilerini artırarak yerli üretimi korumak
Merhaba sevgili öğrenciler!
Bu soruda Merkantilizm adı verilen ekonomik politikanın temel hedeflerini anlamamız ve bu hedeflerden hangisinin Merkantilist düşünceyle bağdaşmadığını bulmamız isteniyor. Merkantilizm, özellikle XVI. yüzyıldan itibaren Avrupa devletlerinin benimsediği, bir devletin zenginliğini sahip olduğu değerli madenlerin (altın, gümüş) miktarıyla ölçen bir yaklaşımdır. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
- A) Ülkeye mümkün olduğunca çok değerli maden (altın, gümüş) sokmak: Bu, Merkantilizmin en temel ve belirleyici hedefidir. Merkantilistlere göre bir ülkenin gücü ve zenginliği, kasasında tuttuğu altın ve gümüş miktarıyla doğru orantılıdır. Bu nedenle, değerli madenleri ülkeye çekmek ve ülkeden çıkışını engellemek esastır. Dolayısıyla bu, Merkantilist bir hedeftir.
- B) İhracatı artırıp ithalatı kısıtlamak: Bu hedef, değerli madenleri ülkeye sokmanın en önemli yollarından biridir. Bir ülke, ürettiği malları başka ülkelere satarak (ihracat) karşılığında altın ve gümüş kazanır. İthalatı kısıtlamak ise ülkenin değerli madenlerinin dışarıya akışını engeller. Bu sayede dış ticaret fazlası verilir ve ülkenin değerli maden rezervleri artar. Bu da Merkantilist bir hedeftir.
- C) Sömürgelerden hammadde sağlayıp mamul madde olarak geri satmak: Sömürgeler, Merkantilist politikaların önemli bir parçasıdır. Sömürgelerden ucuz hammadde (pamuk, baharat, madenler vb.) alınıp ana ülkede işlenerek mamul maddeye dönüştürülür. Bu mamul maddeler daha sonra sömürgelere veya diğer ülkelere daha yüksek fiyatlarla satılır. Bu durum, ana ülkenin hem sanayisini geliştirir hem de değerli maden kazanımını artırır. Bu da Merkantilist bir hedeftir.
- D) Tarımsal üretimi artırarak feodal yapıyı güçlendirmek: Merkantilizm, feodalizmin (toprak ağalığına dayalı, merkezi otoritenin zayıf olduğu yapı) zayıfladığı ve merkezi krallıkların güçlendiği bir dönemde ortaya çıkmıştır. Merkantilist politikalar, genellikle tarımdan ziyade sanayiye, ticarete ve denizciliğe odaklanmıştır. Feodal yapı, toprağa dayalı bir zenginlik anlayışına sahipken, Merkantilizm değerli madenlere ve ticarete dayalı bir zenginlik anlayışını benimser. Dolayısıyla, Merkantilizmin amacı feodal yapıyı güçlendirmek değil, aksine merkezi devleti ve ticari burjuvaziyi güçlendirmektir. Bu nedenle bu, Merkantilist bir hedef değildir.
- E) Gümrük vergilerini artırarak yerli üretimi korumak: Gümrük vergileri, ithal malların ülkeye girişini pahalılaştırarak yerli üretimi korur ve teşvik eder. Bu durum, hem ülkenin kendi kendine yeterliliğini artırır hem de ithalatı azaltarak değerli madenlerin ülkeden çıkışını engeller. Aynı zamanda yerli sanayinin gelişmesine katkıda bulunur. Bu da Merkantilist bir hedeftir.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, Merkantilizm ticarete, sanayiye ve değerli maden birikimine odaklanırken, feodal yapının güçlendirilmesi gibi tarıma dayalı ve merkeziyetçi olmayan bir hedefle bağdaşmaz.
Cevap D seçeneğidir.