Osmanlı Devleti, $19$. yüzyılda güç kaybetmeye başlamasıyla birlikte denge politikası izlemiştir. Bu politika kapsamında, büyük Avrupa devletlerinin desteğini almak için çeşitli adımlar atmıştır. Aşağıdakilerden hangisi, Osmanlı'nın denge politikası çerçevesinde attığı adımlardan biri değildir?
A) Rusya'ya karşı İngiltere ve Fransa'dan destek istemesi.
B) Kırım Savaşı'nda Avrupa devletlerinin yanında yer alması.
C) Mısır Meselesi'nde Avrupa devletlerinin arabuluculuğunu kabul etmesi.
D) Kapitülasyonları tek taraflı olarak kaldırmaya çalışması.
E) Boğazlar Meselesi'nde uluslararası konferanslara katılması.
Sevgili öğrenciler, bu soru Osmanlı Devleti'nin 19. yüzyılda izlediği "denge politikası"nı anlamamızı istiyor. Denge politikası, Osmanlı'nın gücünün zayıflamasıyla birlikte, büyük Avrupa devletlerinin birbirleriyle olan rekabetinden faydalanarak, birinden destek alıp diğerine karşı denge kurma stratejisidir. Bu politika ile Osmanlı, toprak bütünlüğünü korumayı ve varlığını sürdürmeyi amaçlamıştır. Şimdi seçenekleri bu çerçevede değerlendirelim:
- A) Rusya'ya karşı İngiltere ve Fransa'dan destek istemesi: Bu, denge politikasının tipik bir örneğidir. 19. yüzyılda Rusya, Osmanlı için en büyük tehditlerden biriydi (sıcak denizlere inme, Balkanlar'daki Ortodoks halkları kışkırtma gibi). İngiltere ve Fransa ise Rusya'nın Akdeniz'e inmesini kendi çıkarlarına aykırı buldukları için Osmanlı'ya destek vermişlerdir. Osmanlı da bu durumu kendi lehine kullanarak Rusya'ya karşı bir denge unsuru oluşturmuştur. Dolayısıyla bu, denge politikası kapsamında atılan bir adımdır.
- B) Kırım Savaşı'nda Avrupa devletlerinin yanında yer alması: Kırım Savaşı (1853-1856), Rusya'nın Osmanlı üzerindeki baskısını artırmasıyla başlamıştır. Osmanlı Devleti, bu savaşta İngiltere, Fransa ve Piyemonte gibi Avrupa devletleriyle ittifak kurarak Rusya'ya karşı savaşmıştır. Bu ittifak, Osmanlı'nın denge politikası çerçevesinde Avrupa devletlerinin desteğini alarak varlığını koruma çabasının somut bir göstergesidir. Dolayısıyla bu da denge politikası kapsamında atılan bir adımdır.
- C) Mısır Meselesi'nde Avrupa devletlerinin arabuluculuğunu kabul etmesi: Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın isyanı, Osmanlı Devleti'nin iç bütünlüğünü tehdit eden ciddi bir sorundu. Osmanlı, bu iç sorunu çözmek ve Mehmet Ali Paşa'nın bağımsızlık taleplerini engellemek için İngiltere başta olmak üzere Avrupa devletlerinin diplomatik ve askeri müdahalesini kabul etmiştir. Bu da denge politikası kapsamında dış güçlerin desteğini alarak iç sorunları kontrol altına alma çabasıdır. Dolayısıyla bu da denge politikası kapsamında atılan bir adımdır.
- D) Kapitülasyonları tek taraflı olarak kaldırmaya çalışması: Kapitülasyonlar, yabancı devletlere tanınan ekonomik, hukuki ve ticari ayrıcalıklardı. Bu ayrıcalıklar, Osmanlı Devleti'nin egemenliğini kısıtlıyor ve ekonomisine zarar veriyordu. Kapitülasyonları kaldırma çabası, Osmanlı'nın dış güçlerin desteğini alma değil, aksine kendi egemenliğini güçlendirme ve dış müdahaleyi azaltma yönünde atılmış bir adımdır. Bu tür bir tek taraflı eylem, genellikle Avrupa devletlerinin tepkisini çeker ve denge politikasıyla çelişir. Osmanlı, bu adımı ancak I. Dünya Savaşı sırasında, Avrupa devletlerinin kendi aralarında meşgul olduğu bir dönemde atabilmiştir. Dolayısıyla bu, denge politikası çerçevesinde atılan bir adım değildir.
- E) Boğazlar Meselesi'nde uluslararası konferanslara katılması: Boğazlar (Çanakkale ve İstanbul Boğazı), stratejik önemi nedeniyle uluslararası diplomasinin önemli bir konusu olmuştur. Rusya'nın Boğazlar üzerindeki emelleri, diğer Avrupa devletlerinin (özellikle İngiltere'nin) çıkarlarıyla çatışıyordu. Osmanlı Devleti, Boğazlar'ın statüsünü belirleyen uluslararası konferanslara katılarak (örneğin 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi), büyük devletlerin rekabetinden faydalanmış ve Boğazlar üzerindeki egemenliğini uluslararası güvence altına almaya çalışmıştır. Bu da denge politikasının bir parçasıdır.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, Kapitülasyonları tek taraflı olarak kaldırmaya çalışmak, Osmanlı'nın dış güçlerden destek alma değil, kendi egemenliğini güçlendirme ve dış müdahaleyi azaltma yönünde attığı bir adımdır ve denge politikası çerçevesine girmez.
Cevap D seçeneğidir.