Jean-Paul Sartre'ın varoluşçu felsefesinin temel ilkesi "varoluş özden önce gelir" şeklinde ifade edilir. Bu ilkeye göre, insan önce var olur, dünyaya gelir ve ardından kendi özünü, kimliğini ve değerlerini kendi seçimleriyle yaratır. İnsan, kendi eylemlerinden ve seçimlerinden tamamen sorumludur.
Sartre'ın bu felsefi görüşünden hareketle, aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir?
A) İnsan doğası, doğuştan belirlenmiş ve sabittir.
B) Birey, toplumsal normlara mutlak surette uymalıdır.
C) İnsan, kendi yaşamının anlamını ve değerlerini kendisi inşa eder.
D) Ahlaki kurallar, evrensel ve değişmez niteliktedir.
E) Kader ve alın yazısı, insanın yaşamını belirleyen yegâne güçlerdir.
Sevgili öğrenciler, bu soruda Jean-Paul Sartre'ın varoluşçu felsefesinin temelini oluşturan "varoluş özden önce gelir" ilkesini anlamamız ve bu ilkeden hangi sonucun çıkarılabileceğini bulmamız isteniyor. Hadi bu ilkeyi adım adım inceleyelim ve seçenekleri değerlendirelim.
- Sartre'ın "Varoluş Özden Önce Gelir" İlkesi Ne Anlama Geliyor?
- Bu ilke, insanın dünyaya geldiğinde (varoluş) önceden belirlenmiş bir doğası, amacı veya kimliği (öz) olmadığını söyler.
- İnsan, önce var olur, yani dünyaya gelir.
- Ardından, hayatı boyunca yaptığı seçimler, eylemler ve kararlar aracılığıyla kendi özünü, yani kimliğini, değerlerini ve anlamını kendisi yaratır.
- Bu durum, insana muazzam bir özgürlük ve aynı zamanda bu seçimlerin tüm sorumluluğunu yükler. İnsan, kendi hayatının mimarıdır.
- Şimdi seçenekleri bu ilke ışığında değerlendirelim:
- A) İnsan doğası, doğuştan belirlenmiş ve sabittir.
- Bu seçenek, Sartre'ın ilkesiyle çelişir. Eğer insan doğası doğuştan belirlenmiş olsaydı, öz varoluştan önce gelmiş olurdu. Sartre'a göre insan, kendi doğasını kendi seçimleriyle oluşturur, bu yüzden doğuştan sabit değildir.
- B) Birey, toplumsal normlara mutlak surette uymalıdır.
- Sartre'ın felsefesi, bireyin özgürlüğünü ve kendi değerlerini yaratma sorumluluğunu vurgular. Toplumsal normlara uymak bir seçimdir, ancak mutlak surette uymak, bireyin kendi özünü yaratma özgürlüğünü kısıtlar ve sorumluluğunu başkalarına atar. Sartre, bireyin kendi seçimleriyle yüzleşmesini ister.
- C) İnsan, kendi yaşamının anlamını ve değerlerini kendisi inşa eder.
- İşte bu seçenek, Sartre'ın "varoluş özden önce gelir" ilkesinin doğrudan bir sonucudur. Eğer insan dünyaya geldikten sonra kendi özünü yaratıyorsa, bu, yaşamının anlamını, neyin iyi neyin kötü olduğunu, hangi değerlere sahip olacağını kendi seçimleri ve eylemleriyle kendisinin belirlediği anlamına gelir. İnsan, kendi hayatının anlamını dışarıdan almaz, onu kendisi kurar.
- D) Ahlaki kurallar, evrensel ve değişmez niteliktedir.
- Sartre'a göre, eğer Tanrı yoksa veya önceden belirlenmiş bir insan doğası yoksa, evrensel ve değişmez ahlaki kurallar da yoktur. İnsan, kendi ahlaki değerlerini ve kurallarını kendi seçimleriyle yaratır ve bu seçimlerin sorumluluğunu taşır. Ahlak, bireyin özgür eylemleriyle sürekli yeniden inşa edilir.
- E) Kader ve alın yazısı, insanın yaşamını belirleyen yegâne güçlerdir.
- Bu seçenek, Sartre'ın felsefesinin tam tersidir. Sartre, insanın mutlak özgürlüğünü ve kendi seçimlerinden tamamen sorumlu olduğunu vurgular. Kader veya alın yazısı gibi dış güçlerin yaşamı belirlemesi, insanın özgürlüğünü ve sorumluluğunu ortadan kaldırır.
Bu değerlendirmeler ışığında, Sartre'ın felsefesinden çıkarılabilecek en doğru sonuç, insanın kendi yaşamının anlamını ve değerlerini kendisinin inşa etmesidir.
Cevap C seçeneğidir.