Ludwig Wittgenstein'ın ilk dönem felsefesinde, dilin dünyanın bir resmini çizdiği ve dilin sınırlarının dünyanın sınırları olduğu düşüncesi hakimdir. "Tractatus Logico-Philosophicus" adlı eserinde, dilin mantıksal bir yapısı olduğunu ve bu yapının dünya ile uyuştuğu sürece anlamlı önermeler kurabileceğimizi savunur.
Wittgenstein'ın bu yaklaşımı, dilin felsefedeki rolüne dair aşağıdakilerden hangisini vurgular?
A) Dilin sadece duygusal ifadelerin bir aracı olduğunu.
B) Dilin metafizik gerçeklikleri doğrudan ifade edebileceğini.
C) Dilin, dünyanın mantıksal yapısını yansıtan bir araç olduğunu.
D) Dilin tamamen öznel ve bireysel anlamlar taşıdığını.
E) Dilin toplumsal ve kültürel bağlamdan bağımsız olduğunu.