Ludwig Wittgenstein, "Tractatus Logico-Philosophicus" adlı eserinde dilin sınırlarının dünyanın sınırları olduğunu ifade eder. Ona göre, anlamlı önermeler ancak dünyanın olgusal durumlarını betimleyebilir. Felsefenin görevi, dilin mantıksal yapısını açıklığa kavuşturmak ve anlamsız önermeleri ayıklamaktır.
Wittgenstein'ın bu yaklaşımı, 20. yüzyıl felsefesinde hangi akımın temel görüşlerinden birini yansıtır?
A) Fenomenoloji
B) Hermeneutik
C) Analitik Felsefe
D) Varoluşçuluk
E) Kritk Teori