Analitik felsefe, 20. yüzyılda İngiltere ve Amerika'da gelişen ve felsefi sorunları dilin analizi yoluyla çözmeyi amaçlayan bir yaklaşımdır. Bu akıma göre, birçok felsefi problem, dilin yanlış anlaşılmasından veya mantıksal olarak bulanık ifadelerden kaynaklanır. Felsefenin görevi, dilin mantıksal yapısını açıklığa kavuşturarak bu tür yanlış anlamaları gidermektir.
Analitik felsefenin bu yaklaşımının felsefi düşünceye katkısı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Felsefeyi metafizik spekülasyonlara geri döndürmüştür.
B) Felsefenin temel sorunlarını sadece etik alanla sınırlandırmıştır.
C) Dilin analizi yoluyla felsefi argümanların netliğini ve kesinliğini artırmıştır.
D) Bilimsel bilginin mutlak otoritesini reddetmiştir.
E) Sezginin ve duyguların bilgi edinmedeki rolünü vurgulamıştır.