Köyün yaşlı bilge kişisi, her sabah gün doğmadan uyanır, dağın zirvesine tırmanır ve güneşin ilk ışıklarını orada karşılardı. Ona göre bu, sadece bir alışkanlık değil, aynı zamanda hayatın her yeni gün sunduğu umudu ve başlangıcı selamlamaktı.
Bu parçadaki "güneşin ilk ışıklarını karşılamak" eyleminin derin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?