Söz sanatları örnekleri Test 1

Soru 09 / 10

"Güneşin altında yanmış tenleriyle, bu toprağın gerçek sahipleri onlardı" cümlesinde "bu toprağın gerçek sahipleri" ifadesiyle köylüler kastedilmiştir. Bu hangi söz sanatına örnektir?

A) Mecaz-ı Mürsel
B) Kinaye
C) Teşhis
D) İstiare

Sevgili öğrenciler, bu soruda bir cümlenin içinde geçen bir ifadenin hangi söz sanatına örnek olduğunu bulmamız isteniyor. Söz sanatları, anlatımı daha etkili, çarpıcı ve zengin hale getiren dilin güzellikleridir. Şimdi adım adım bu soruyu inceleyelim:

  • Öncelikle verilen cümleyi ve açıklamasını dikkatlice okuyalım: "Güneşin altında yanmış tenleriyle, bu toprağın gerçek sahipleri onlardı" cümlesinde "bu toprağın gerçek sahipleri" ifadesiyle köylüler kastedilmiştir.
  • Burada dikkat etmemiz gereken nokta, "köylüler" kelimesi yerine, onlarla çok yakından ilişkili olan "bu toprağın gerçek sahipleri" ifadesinin kullanılmasıdır. Köylüler, toprağı işleyen, topraktan geçinen ve toprakla bütünleşmiş kişilerdir. Yani, köylülerin bir özelliği veya onlarla bütünleşmiş bir kavram, doğrudan köylülerin kendisi yerine kullanılmıştır.
  • Şimdi seçenekleri inceleyelim:
  • A) Mecaz-ı Mürsel: (Ad Aktarması) Bir sözcüğün, ilgili olduğu başka bir sözcüğün yerine kullanılmasıdır. Benzetme amacı güdülmez. Parça-bütün, yazar-eser, neden-sonuç, iç-dış, yer-insan gibi ilişkilerle kurulur. Örneğin, "Sobayı yaktık" derken aslında "sobanın içindeki odunu" kastederiz. "Ankara bu duruma tepki gösterdi" derken "Ankara'daki hükümeti" kastederiz. Bizim örneğimizde de "toprağın gerçek sahipleri" ifadesi, o toprağı işleyen, o toprağa ait olan "köylüleri" kastetmektedir. Köylülerin toprağa olan derin bağını ve sahiplenme duygusunu vurgulayarak, doğrudan köylülerin kendisi yerine bu ifade kullanılmıştır. Bu, mecaz-ı mürselin tipik bir örneğidir.
  • B) Kinaye: Bir sözü, gerçek ve mecaz anlamlarını birlikte düşündürecek şekilde kullanmaktır; ancak genellikle asıl kastedilen mecaz anlamdır ve sözün tersini kastederek alay etme veya iğneleme amacı da taşıyabilir. Verilen cümlede böyle bir durum söz konusu değildir.
  • C) Teşhis: (Kişileştirme) İnsan dışındaki canlı veya cansız varlıklara insana ait özellikler verme sanatıdır. Örneğin, "Rüzgar fısıldıyordu" cümlesinde rüzgara fısıldama özelliği verilmiştir. Bizim örneğimizde kişileştirme yoktur, çünkü "toprağın sahipleri" ifadesi zaten insanları (köylüleri) kastetmektedir.
  • D) İstiare: (Eğretileme) Bir şeyi başka bir şeye benzetme sanatıdır ancak benzetme öğelerinden sadece biri kullanılır. Açık istiarede benzeyen, kapalı istiarede ise benzetilen söylenmez. Verilen cümlede bir benzetme amacı güdülmemiştir; doğrudan bir kavramın yerine onunla ilişkili başka bir kavram kullanılmıştır.
  • Bu açıklamalara göre, "bu toprağın gerçek sahipleri" ifadesiyle köylülerin kastedilmesi, aralarındaki yakın ilişki nedeniyle bir sözcüğün yerine başka bir sözcüğün kullanılması anlamına gelir ki bu da mecaz-ı mürsel sanatıdır.

Cevap A seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Geri Dön