🎓 Türk tarihinde demokrasi (Kurultay, Tanzimat, Meşrutiyet, Cumhuriyet) Test 1 - Ders Notu
Bu ders notu, Türk tarihinde demokrasi kavramının gelişimini Kurultay'dan Cumhuriyet dönemine kadar uzanan süreçte ele almaktadır. Testi çözerken bu temel dönemlerin özelliklerini ve demokrasiye katkılarını hatırlaman önemli.
📌 Kurultay: Türklerde İlk Yönetim ve Karar Mekanizması
Kurultay, eski Türk devletlerinde devlet işlerinin görüşüldüğü, kararların alındığı büyük meclistir. Hakan'ın yetkilerini dengeleyen, danışma niteliğinde bir organdı.
- Katılımcılar: Hakan (Kağan), Hatun (Hakan'ın eşi), boy beyleri, ileri gelenler katılırdı.
- Görevleri: Hakan seçimi, savaş ve barış kararları, kanun yapma, devlet yönetimiyle ilgili önemli meseleleri görüşme.
- Demokratik Unsur: Hakan'ın yetkilerini sınırlaması ve önemli kararların geniş bir katılımla alınması, ilk demokratik unsurlardan sayılabilir.
- Sınırlılık: Tam bir halk egemenliği yoktu, daha çok soylular ve yöneticiler arası bir danışma meclisiydi.
💡 İpucu: Kurultay, günümüzdeki meclisler gibi olmasa da, Türk yönetim geleneğinde kararların tek kişiye bırakılmadığını gösteren önemli bir adımdır.
📝 Tanzimat Dönemi: Osmanlı'da Batılılaşma ve Hukuk Reformları
Tanzimat Dönemi (1839-1876), Osmanlı İmparatorluğu'nda devleti dağılmaktan kurtarmak, toplumu modernleştirmek ve Batı standartlarına yaklaştırmak amacıyla yapılan köklü reformların yaşandığı bir süreçtir.
- Tanzimat Fermanı (1839): Padişah Abdülmecid döneminde ilan edildi. Hukukun üstünlüğünü (padişahın bile hukuka uyması), can ve mal güvenliğini, vergi adaletini ve askerlikte eşitliği güvence altına aldı.
- Islahat Fermanı (1856): Kırım Savaşı sonrası Paris Konferansı'nda Batılı devletlerin baskısıyla ilan edildi. Azınlıklara daha fazla haklar tanındı, din ve vicdan özgürlüğü vurgulandı.
- Demokratik Katkıları: Hukukun üstünlüğü ilkesinin benimsenmesi, vatandaşlık haklarının genişletilmesi ve eşitlik düşüncesinin yaygınlaşması önemli adımlardır.
- Sınırlılık: Fermanlar padişah iradesiyle ilan edildiği için tam bir halk egemenliğinden söz edilemez. Uygulamada sorunlar yaşandı.
⚠️ Dikkat: Tanzimat Fermanı ile padişah ilk kez kendi gücünün üstünde bir hukuki gücü (kanun üstünlüğünü) kabul etmiştir. Bu, mutlakiyetten anayasacılığa geçişin ilk işaretidir.
👑 Meşrutiyet Dönemi: Anayasal Monarşi ve Parlamenter Hayat
Meşrutiyet, padişahın yanında bir anayasa ve halk tarafından seçilen bir meclisin (parlamento) bulunduğu yönetim şeklidir. Osmanlı tarihinde iki Meşrutiyet dönemi yaşanmıştır.
1. Meşrutiyet (1876-1878)
Jön Türkler'in baskısıyla II. Abdülhamid tarafından ilan edildi. Osmanlı'nın ilk anayasası olan Kanun-i Esasi yürürlüğe girdi ve ilk parlamento (Meclis-i Umumi) açıldı.
- Kanun-i Esasi (1876): Osmanlı'nın ilk anayasası. Temel hak ve özgürlükleri güvence altına aldı, ancak padişaha geniş yetkiler verdi (meclisi açma/kapama gibi).
- Meclis-i Umumi: İki kanatlıydı: Ayan Meclisi (üyeleri padişah atar) ve Mebusan Meclisi (üyeleri halk seçer).
- Sonu: 93 Harbi (Osmanlı-Rus Savaşı) bahane edilerek II. Abdülhamid tarafından kapatıldı ve 30 yıllık bir istibdat (baskı) dönemi başladı.
2. Meşrutiyet (1908-1918)
İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin baskısıyla II. Abdülhamid, Kanun-i Esasi'yi yeniden yürürlüğe koydu ve meclisi tekrar açtı.
- Önemli Değişiklikler: 1909 Anayasa değişikliği ile padişahın yetkileri kısıtlandı, meclisin yetkileri artırıldı. Hükümet meclise karşı sorumlu hale geldi.
- Çok Partili Hayat: Bu dönemde siyasi partiler kuruldu ve çok partili siyasi hayata geçiş denemeleri yaşandı.
- Sonu: I. Dünya Savaşı'nın sonuna kadar devam etti, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışına kadar sürdü.
💡 İpucu: Meşrutiyet dönemleri, Osmanlı'da halkın yönetime katılımının ve anayasal düzenin ilk ciddi adımlarıdır. Ancak padişahın yetkileri ve siyasi istikrarsızlıklar tam demokrasiye geçişi engellemiştir.
🇹🇷 Cumhuriyet Dönemi: Milli Egemenlik ve Modern Demokrasi
Cumhuriyet dönemi, 29 Ekim 1923'te Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanıyla başlamış ve milli egemenliğe dayalı modern bir demokrasi inşa etme sürecidir.
- Milli Egemenlik: Yönetme yetkisinin kayıtsız şartsız millete ait olmasıdır. TBMM'nin açılmasıyla bu ilke fiilen hayata geçirilmiştir.
- Demokratikleşme Adımları: Saltanatın kaldırılması (1922), Cumhuriyetin ilanı (1923), Halifeliğin kaldırılması (1924), Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesi (1920'ler ve 1930'lar), Çok partili hayata geçiş denemeleri (1920'ler ve 1946 sonrası) gibi adımlar atılmıştır.
- Anayasalar: 1924, 1961 ve 1982 Anayasaları ile demokratik hak ve özgürlükler güvence altına alınmıştır.
- Günümüz: Türkiye Cumhuriyeti, çok partili, laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olarak varlığını sürdürmektedir.
⚠️ Dikkat: Cumhuriyet'in ilk yıllarında tek parti dönemi yaşansa da, temel hedef milli egemenliğe dayalı, modern ve demokratik bir devlet kurmaktı. Çok partili hayata geçiş, bu hedefin önemli bir aşamasıdır.