Sevgili öğrenciler, bu soruda bizden verilen dizelerdeki "gurbet" kelimesiyle yapılan söz sanatını bulmamız isteniyor. Söz sanatlarını doğru tespit edebilmek için öncelikle dizeleri dikkatlice okuyup anlamlandırmamız gerekir.
- Verilen dizeler: "Şu karşıki yemyeşil vadide / Bülbüller şakıyorken güle güle / Bir gurbet çıkageldi yolumuzu keserek"
- Dizelerde geçen "gurbet" kelimesi, kişinin kendi vatanından uzakta olma durumunu, yabancı bir yerde bulunmayı ifade eden soyut bir kavramdır.
- Ancak şair, bu soyut kavram olan "gurbet" için "çıkageldi" (geldi) ve "yolumuzu keserek" (engel oldu) gibi eylemler kullanmıştır.
- Gurbet, fiziksel olarak bir yerden gelip birinin yolunu kesebilecek somut bir varlık değildir. Bu eylemler, ancak canlılar, özellikle de insanlar tarafından gerçekleştirilebilir.
- İşte tam da bu noktada bir söz sanatı devreye girer: Soyut bir kavrama veya cansız bir varlığa insana ait özellikler veya eylemler yüklenmesine "teşhis" (kişileştirme) denir.
- Dizelerde "gurbet" kavramı, sanki canlı bir varlıkmış gibi gelip yol kesme eylemini gerçekleştirdiği için burada teşhis sanatı yapılmıştır.
- Diğer seçenekleri de kısaca inceleyelim:
- A) Mecaz-ı mürsel (Ad Aktarması): Bir sözcüğün ilgili olduğu başka bir sözcüğün yerine kullanılmasıdır (örneğin, "sobayı yaktık" yerine "ateşi yaktık" demek gibi). Burada böyle bir durum yoktur.
- B) İstiare (Eğretileme): Bir kavramın yerine başka bir kavramın kullanılmasıyla yapılan benzetmedir, ancak benzetme öğelerinden biri eksiktir. Burada "gurbet" başka bir şeye benzetilmiyor, doğrudan insan eylemi yükleniyor.
- C) Kinaye: Bir sözün tersini kastederek söylenmesi veya bir gerçeği ima yoluyla anlatmaktır. Dizelerde kinayeli bir anlatım bulunmamaktadır.
Bu açıklamalar ışığında, "gurbet" kelimesine insana ait özellikler yüklenerek kişileştirme yapıldığı açıkça görülmektedir.
Cevap D seçeneğidir.