8. sınıf 6. ünite Atatürk Dönemi Dış Politika Test 2

Soru 02 / 10

🎓 8. sınıf 6. ünite Atatürk Dönemi Dış Politika Test 2 - Ders Notu

Bu ders notu, Atatürk Dönemi Türk dış politikasının temel ilkelerini, Lozan Antlaşması'ndan kalan sorunların çözümünü ve Türkiye'nin dünya barışına katkılarını anlamanız için hazırlanmıştır. Bu konular, testte karşılaşabileceğiniz ana başlıklardır.

📌 Atatürk Dönemi Dış Politikasının Temel İlkeleri

Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin dış ilişkilerde izleyeceği yolu belirlerken bazı temel prensiplere bağlı kalmıştır. Bu ilkeler, Türkiye'nin uluslararası alanda saygın bir yer edinmesini sağlamıştır.

  • Bağımsızlık: Tam bağımsızlık, dış politikada asla taviz verilmeyecek en temel ilkedir. Başka devletlerin iç işlerine karışmama ve kendi iç işlerine karışılmasına izin vermeme esastır.
  • Barışçılık: "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" ilkesiyle, hem ülke içinde hem de uluslararası alanda barışın korunması hedeflenmiştir. Savaş bir zorunluluk olmadıkça tercih edilmemiştir.
  • Akılcılık ve Gerçekçilik: Hayalperest politikalardan kaçınılmış, uluslararası ilişkilerde mevcut koşullar ve gerçekler göz önünde bulundurularak hareket edilmiştir.
  • Milli Menfaatleri Esas Alma: Dış politikada atılan her adımda Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarları ön planda tutulmuştur.
  • Eşitlik: Uluslararası ilişkilerde tüm devletlerle eşit haklara sahip olma prensibi benimsenmiştir.

💡 İpucu: Atatürk'ün dış politika ilkeleri, iç politikadaki inkılapların güvenliğini sağlamayı ve ülkenin kalkınmasına odaklanmayı amaçlamıştır.

📌 Lozan'dan Kalan Sorunların Çözümü

Lozan Barış Antlaşması, yeni Türk Devleti'nin uluslararası alandaki bağımsızlığını tescil etse de, bazı konuların çözümü sonraya bırakılmış veya tam olarak netleştirilememiştir. Atatürk döneminde bu sorunlar diplomatik yollarla çözüme kavuşturulmuştur.

  • Musul Sorunu (1926): Türkiye ile İngiltere arasında yaşanan bu sorun, Milletler Cemiyeti'nin arabuluculuğuyla çözülemeyince, Ankara Antlaşması ile Türkiye lehine olmayan bir şekilde İngiliz mandasındaki Irak'a bırakılmıştır. Ancak Türkiye, Musul petrollerinin gelirinden pay almıştır.
  • Yabancı Okullar Sorunu (1925): Türkiye, kendi sınırları içindeki yabancı okulların Türk kanunlarına tabi olmasını ve eğitim müfredatının Türk Milli Eğitimi'ne uygun hale getirilmesini istemiştir. Fransa ile yaşanan gerginlik, Türkiye'nin kararlı tutumu sayesinde iç mesele kabul edilerek çözülmüştür.
  • Nüfus Mübadelesi (1923-1930): Türkiye'deki Rumlar ile Yunanistan'daki Türklerin karşılıklı yer değiştirmesi sorunudur. Başlangıçta yaşanan bazı anlaşmazlıklar, 1930'da imzalanan Ankara Antlaşması ile çözülerek iki ülke arasındaki dostluk ilişkilerinin temeli atılmıştır.
  • Boğazlar Sorunu (1923-1936): Lozan'da Boğazlar'ın yönetimi uluslararası bir komisyona bırakılmış ve Boğazlar'ın her iki yakası askerden arındırılmıştı. Türkiye, bu durumun egemenlik haklarına aykırı olduğunu ve güvenliğini tehdit ettiğini savunmuştur.

⚠️ Dikkat: Lozan'dan kalan sorunların çözümü, Türkiye'nin bağımsızlığını ve egemenliğini pekiştiren adımlar olmuştur.

📌 Türkiye'nin Dünya Barışına Katkıları ve Bölgesel İşbirlikleri

Atatürk'ün "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" ilkesi doğrultusunda Türkiye, dünya barışına katkıda bulunmak ve bölgesel güvenliği sağlamak amacıyla önemli adımlar atmıştır.

  • Milletler Cemiyeti'ne Üyelik (1932): Türkiye, dünya barışını koruma amacı güden bu uluslararası kuruluşa üye olarak barışçıl politikasını somutlaştırmıştır. İspanya'nın daveti ve Yunanistan'ın desteğiyle üyelik gerçekleşmiştir.
  • Balkan Antantı (1934): Balkan ülkeleri (Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya, Romanya) arasında imzalanan bu pakt, İtalya ve Almanya'nın yayılmacı politikalarına karşı bölge güvenliğini sağlamayı amaçlamıştır.
  • Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936): Türkiye, Boğazlar Komisyonu'nun kaldırılmasını ve Boğazlar üzerindeki tam egemenliğini kazanmayı talep etmiştir. İtalya ve Almanya'nın yayılmacı tehdidi nedeniyle uluslararası ortamın uygun hale gelmesiyle, bu sözleşme imzalanmış ve Boğazlar'ın tam kontrolü Türkiye'ye geçmiştir. Bu, Türkiye'nin önemli bir diplomatik başarısıdır.
  • Sadabat Paktı (1937): Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanan bu pakt, Ortadoğu'da barış ve güvenliği sağlamayı, sınırları karşılıklı tanımayı ve birbirlerinin iç işlerine karışmamayı amaçlamıştır.

💡 İpucu: Bu paktlar ve antantlar, Türkiye'nin bölgesel ve uluslararası barışa verdiği önemi ve aktif dış politikasını gösterir.

📌 Hatay Sorunu (1936-1939)

Hatay (Sancak), Misak-ı Milli sınırları içinde olmasına rağmen, Fransa'nın Suriye üzerindeki mandası nedeniyle Türkiye dışında kalmıştı. Atatürk, Hatay'ın anavatana katılması için büyük çaba göstermiştir.

  • Fransa'nın Suriye'den çekilme kararı almasıyla Hatay'ın statüsü gündeme gelmiştir.
  • Türkiye, Hatay'da yaşayan Türk nüfusun haklarını savunmuş ve bölgenin bağımsızlığını talep etmiştir.
  • Yoğun diplomatik çabalar ve bölgedeki Türklerin mücadelesi sonucunda Hatay, bağımsız bir devlet (Hatay Devleti) olarak kurulmuştur (1938).
  • Hatay Devleti Meclisi'nin aldığı kararla 1939 yılında Türkiye'ye katılmıştır.

⚠️ Dikkat: Hatay'ın anavatana katılması, Türkiye'nin toprak bütünlüğünü sağlama yolundaki son ve en büyük diplomatik başarılardan biridir ve Atatürk'ün vefatından kısa bir süre sonra gerçekleşmiştir.

↩️ Testi Çözmeye Devam Et
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Geri Dön