Soru:
Bir biyolog, Güney Amerika ve Afrika kıtalarında yaşayan bir tatlı su balığı türünün genetik olarak birbirine çok benzediğini fark ediyor. Bu balık türünün uçma veya okyanus suyunda yaşama gibi bir yeteneği yoktur. Bu durum, bu iki kıtadaki balık popülasyonlarının nasıl bir geçmişe işaret ediyor olabilir? Açıklayınız.
Çözüm:
💡 Bu soruyu çözmek için kıtaların jeolojik geçmişini ve canlıların dağılımını düşünmeliyiz.
- ➡️ Adım 1: Mevcut Coğrafi Durumu Analiz Edelim. Balık türü, arasında geniş bir okyanus bulunan iki farklı kıtada yaşamaktadır ve bu okyanusu geçemeyecek özelliklere sahiptir.
- ➡️ Adım 2: Olası Açıklamaları Değerlendirelim. Bu durumu açıklayabilecek iki temel senaryo vardır: Rastgele bir dağılım (ki bu balığın yetenekleriyle mümkün görünmüyor) veya bu iki populasyonun eskiden aynı yerde yaşadığı ve sonradan ayrıldığı.
- ➡️ Adım 3: Kıtaların Kayması Teorisini Uygulayalım. Jeolojik kanıtlar, Güney Amerika ve Afrika'nın eskiden tek bir kıta (Pangea) olduğunu ve daha sonra ayrıldığını göstermektedir. Kıtalar ayrılmadan önce, bu balık türü bu kıtaları birleştiren tatlı su sistemlerinde yaşıyor olabilirdi.
- ➡️ Adım 4: Sonucu Çıkaralım. Kıtaların ayrılmasıyla birlikte, balık populasyonu da coğrafi olarak izole olmuş ve zaman içinde genetik olarak birbirine çok benzeyen iki ayrı popülasyona dönüşmüştür. Bu durum, kıtaların kaymasının biyoçeşitlilik üzerindeki "coğrafi izolasyon ve türleşme" etkisine güzel bir örnektir.
✅ Sonuç: Bu balık türleri, Güney Amerika ve Afrika kıtaları henüz birleşikken ortak bir atadan gelmektedir. Kıtaların kaymasıyla ayrılan populasyonlar, genetik benzerliklerini büyük ölçüde korumuşlardır.