🚀 Online Kendi Sınavını Oluştur ve Çöz!

11. sınıf din kültürü 2. dönem 2. yazılı 5. senaryo Çözümlü Sorular

Örnek 01 / 36
Soru:
Kur'an-ı Kerim'de sıkça geçen ve müminler için merkezi bir öneme sahip olan hidayet kavramı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Hidayet, sadece peygamberlere mahsus bir durum olup, sıradan insanların ulaşamayacağı bir mertebedir.
B) Allah'ın insanlara peygamberler ve kutsal kitaplar aracılığıyla gösterdiği doğru yol, bir hidayet vesilesidir.
C) Hidayete ermek için insanın kendi iradesiyle çaba göstermesi ve doğruya yönelmesi önemlidir.
D) Kur'an-ı Kerim, müminler için bir hidayet rehberi olarak gönderilmiştir.
E) Hidayet, Allah'ın dilemesiyle gerçekleşen bir lütuf olmakla birlikte, insanın bu lütfu hak etme çabası da gereklidir.
Doğru Cevap: A

✍️ Çözüm:

Hidayet kavramı, Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahiptir. Genel olarak doğru yolu bulma, hakka yönelme, Allah'ın rehberliği ve insanı hakka ulaştırması anlamlarını içerir. Bu kavram, hem Allah'ın insanlara yol göstermesini hem de insanın bu yola uymak için gösterdiği çabayı ifade eder.


  • B şıkkı doğru bir ifadedir. Allah, insanlara doğru yolu göstermek için peygamberler ve ilahi kitaplar göndermiştir. Bu, Allah'ın hidayetinin bir tecellisidir.
  • C şıkkı da doğrudur. Hidayete ermek sadece ilahi bir lütuf değil, aynı zamanda insanın kendi iradesiyle doğruya yönelme ve bu yolda çaba gösterme sorumluluğunu da içerir. İnsan, aklını ve iradesini kullanarak hakikati aramalıdır.
  • D şıkkı Kur'an'ın temel fonksiyonlarından biridir. Kur'an-ı Kerim, müminler için bir yaşam rehberi, karanlıklardan aydınlığa çıkaran bir hidayet kaynağı olarak gönderilmiştir.
  • E şıkkı, hem Allah'ın hidayet lütfunu hem de insanın bu lütfu idrak etme ve hak etme çabasının önemini vurgulayarak doğru bir dengeyi ifade eder. Allah dileyene hidayet verir, ancak bu dileme insanın çabasıyla da ilişkilidir.

Ancak A şıkkı yanlıştır. Hidayet, sadece peygamberlere mahsus bir durum değildir. Kur'an'da pek çok ayet, tüm insanlığın hidayete çağrıldığını ve doğru yolu bulmak için çaba gösteren herkesin Allah'ın izniyle hidayete erebileceğini belirtir. Peygamberler hidayet rehberleridir ve insanlara yol gösterirler, ancak hidayetin kendisi sadece onlara özgü değildir; her mümin hidayet yolunda ilerleyebilir ve Allah'ın rehberliğine nail olabilir. Dolayısıyla, "sıradan insanların ulaşamayacağı bir mertebe" olduğu iddiası doğru değildir.