Sevgili öğrenciler, bu soruyu doğru bir şekilde çözebilmek için Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecindeki önemli tarihleri ve kavramları iyi anlamamız gerekiyor. Şimdi adım adım inceleyelim:
-
Tarihsel Arka Plan: Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 23 Nisan 1920'de açılmış ve Milli Mücadele'yi yönetmiştir. Bu dönemde, Osmanlı İmparatorluğu fiilen sona ermiş, saltanat 1 Kasım 1922'de kaldırılmıştı. Ancak devletin adı ve yönetim şekli henüz netleşmemişti. Hükümet sistemi "Meclis Hükümeti Sistemi" olarak işliyordu.
-
Yönetim Boşluğu ve İhtiyaç: Saltanatın kaldırılmasıyla birlikte devlet başkanlığı sorunu ortaya çıkmıştı. Ayrıca, hükümetin kurulmasında yaşanan zorluklar ve siyasi belirsizlikler, yeni bir yönetim şeklinin benimsenmesini zorunlu kılıyordu. Yeni Türk devletinin nasıl yönetileceği ve devlet başkanının kim olacağı gibi soruların cevaplanması gerekiyordu.
-
29 Ekim 1923 Tarihinin Önemi: Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, bu belirsizliği ortadan kaldırmak ve yeni Türk devletinin karakterini kesinleştirmek amacıyla önemli bir adım attılar. 29 Ekim 1923 tarihinde TBMM'de yapılan anayasa değişikliği ile devletin yönetim şekli resmen belirlendi. Bu tarih, Türk tarihinde bir dönüm noktasıdır.
-
Anayasa Değişikliği ve Benimsenen Yönetim Şekli: 29 Ekim 1923'te kabul edilen anayasa değişikliği ile "Türkiye Devleti'nin hükümet şekli Cumhuriyettir" maddesi anayasaya eklendi. Aynı gün Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı seçildi. Bu değişiklik, devletin egemenliğin millete ait olduğu, yöneticilerin seçimle işbaşına geldiği ve belirli sürelerle görev yaptığı bir yapıya kavuştuğunu ilan ediyordu. Cumhuriyet, halkın kendi kendini yönetme ilkesine dayanır.
-
A) Meşruti monarşi neden doğru değil? Meşruti monarşi, padişahın (monarkın) anayasa ve meclis tarafından yetkilerinin sınırlandığı bir yönetim şeklidir. Bu, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerindeki yönetim şekliydi ve 1922'de saltanatın kaldırılmasıyla sona ermişti. Yeni Türk devleti bu sistemi benimsemedi.
-
C) Parlamenter sistem neden doğru değil? Parlamenter sistem, bir cumhuriyet veya monarşi içinde hükümetin (bakanlar kurulunun) yasama organına (meclise) karşı sorumlu olduğu bir yönetim biçimidir. Türkiye Cumhuriyeti başlangıçta parlamenter sistemi benimsemiş olsa da, 29 Ekim 1923'teki temel değişiklik "Cumhuriyet"in ilanıydı, yani devletin adının ve temel yönetim biçiminin belirlenmesiydi. Parlamenter sistem, Cumhuriyet'in bir uygulama şeklidir, yönetim şeklinin kendisi değildir.
-
D) Başkanlık sistemi neden doğru değil? Başkanlık sistemi de bir cumhuriyet içinde yürütme organının (başkanın) doğrudan halk tarafından seçildiği ve yasama organından (meclisten) ayrı çalıştığı bir sistemdir. Türkiye Cumhuriyeti başlangıçta başkanlık sistemini değil, parlamenter sistemi benimsemiştir (daha sonra 2017'de başkanlık sistemine geçilmiştir). Dolayısıyla 1923'teki değişiklik bu değildi.
Bu bilgiler ışığında, 29 Ekim 1923'te yapılan anayasa değişikliği ile Türkiye Devleti'nin yönetim şeklinin "Cumhuriyet" olarak benimsendiği açıkça görülmektedir.
Cevap B seçeneğidir.