Osmanlının savaşa girme nedenleri Test 2

Soru 09 / 10

Osmanlı Devleti'nin savaşlara girmesinde "dış politikada yalnız kalma endişesi" hangi savaşın öncesinde daha belirgin şekilde hissedilmiştir?

A) 93 Harbi
B) Balkan Savaşları
C) Trablusgarp Savaşı
D) I. Dünya Savaşı
E) Kırım Savaşı

Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde, Avrupa devletleri arasındaki güç dengesi ve çıkar çatışmaları nedeniyle dış politikada yalnız kalma endişesi sürekli bir sorun olmuştur. Bu endişe, devletin varlığını sürdürme çabalarının önemli bir parçasıydı. Soru, bu endişenin hangi savaş öncesinde daha belirgin şekilde hissedildiğini sormaktadır.

  • A) 93 Harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı): Bu savaşta Osmanlı Devleti büyük ölçüde yalnızdı ve Rusya karşısında ağır bir yenilgi aldı. Ancak bu yalnızlık, daha çok savaşın gidişatında ortaya çıkan bir durumdu. Savaş öncesinde aktif bir ittifak arayışı ve bu arayışın reddedilmesiyle oluşan derin bir yalnızlık hissi, I. Dünya Savaşı öncesindeki kadar belirgin değildi.
  • B) Balkan Savaşları (1912-1913): Osmanlı Devleti, Balkan devletlerinin birleşerek kendisine saldırmasıyla karşı karşıya kaldı. Bu savaşlarda da yalnızdı ve büyük toprak kayıpları yaşadı. Ancak bu savaşlar, Osmanlı'nın zayıflığını ve yalnızlığını bir kez daha gözler önüne serse de, I. Dünya Savaşı öncesindeki gibi büyük bir küresel ittifak arayışının reddedilmesiyle oluşan çaresiz yalnızlık hissi bu dönemde zirveye ulaşmamıştı.
  • C) Trablusgarp Savaşı (1911-1912): İtalya'nın Trablusgarp'a saldırmasıyla başlayan bu savaşta da Osmanlı Devleti uluslararası destek bulmakta zorlandı ve yalnız kaldı. Bu savaş, Osmanlı'nın ne kadar zayıf ve savunmasız olduğunu gösterdi. Ancak bu savaş da, I. Dünya Savaşı öncesindeki gibi tüm büyük güçlerle ittifak kurma çabalarının sonuçsuz kalmasıyla oluşan kapsamlı bir yalnızlık endişesinin doruk noktası değildi.
  • D) I. Dünya Savaşı (1914-1918): Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı öncesinde varlığını sürdürebilmek ve toprak bütünlüğünü koruyabilmek amacıyla büyük Avrupa devletleriyle (İngiltere, Fransa, Rusya ve Almanya) ittifak kurma arayışına girdi. Ancak İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa, Rusya) Osmanlı'yı kendi saflarına almak istemediler ve bu teklifleri reddettiler. Bu retler, Osmanlı yönetiminde büyük bir dış politikada yalnız kalma ve parçalanma endişesi yarattı. Bu derin yalnızlık hissi ve varoluşsal tehdit algısı, Osmanlı'yı Almanya liderliğindeki İttifak Devletleri'ne yakınlaşmaya ve sonunda savaşa girmeye iten temel faktörlerden biri oldu. Bu dönemde hissedilen yalnızlık endişesi, diğer seçeneklere göre çok daha belirgin, kapsamlı ve devletin kaderini doğrudan etkileyen bir boyuttaydı.
  • E) Kırım Savaşı (1853-1856): Bu savaşta Osmanlı Devleti yalnız değildi; İngiltere ve Fransa gibi büyük Avrupa devletleriyle birlikte Rusya'ya karşı savaşmıştır. Dolayısıyla "yalnız kalma endişesi" bu savaş için geçerli değildir.

Bu açıklamalar ışığında, Osmanlı Devleti'nin dış politikada yalnız kalma endişesini en belirgin şekilde hissettiği ve bu endişenin bir ittifak arayışını tetikleyerek savaşa girmesinde önemli rol oynadığı dönem I. Dünya Savaşı öncesidir.

Cevap D seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Ana Konuya Dön:
Geri Dön