Sindirim sistemi hastalıkları (Gastrit, Ülser, Reflü) Test 2

Soru 02 / 10

Mide veya onikiparmak bağırsağında, mide asidi ve pepsinin etkisiyle doku kaybı oluşması durumuna ülser denir. Bu durumla ilgili olarak;
I. Mide duvarını koruyan mukus tabakasının zayıflaması
II. NSAİİ ilaçların uzun süreli kullanımı
III. Safra asitlerinin mideye kaçışı
ifadelerinden hangileri ülser oluşumuna katkıda bulunur?

A) Yalnız I
B) I ve II
C) II ve III
D) I, II ve III

Ülser, mide veya onikiparmak bağırsağının iç yüzeyindeki dokunun, mide asidi ve sindirim enzimi pepsinin etkisiyle hasar görmesi sonucu oluşan bir yaradır. Bu durum, genellikle mideyi koruyan savunma mekanizmaları ile asit ve pepsinin saldırgan etkileri arasındaki dengenin bozulmasıyla ortaya çıkar. Şimdi verilen ifadeleri tek tek inceleyelim:

  • I. Mide duvarını koruyan mukus tabakasının zayıflaması:
    • Mide, kendini güçlü mide asidinden ve sindirim enzimi pepsinden korumak için özel bir savunma sistemine sahiptir.
    • Bu sistemin en önemli bileşenlerinden biri, mide duvarını kaplayan kalın mukus (sümüksü) tabakasıdır. Bu tabaka, aynı zamanda bikarbonat iyonları içerir.
    • Mukus ve bikarbonat, mide asidini nötralize ederek ve fiziksel bir bariyer oluşturarak mide duvarına ulaşmasını engeller.
    • Eğer bu mukus tabakası herhangi bir nedenle (örneğin, enfeksiyon, ilaç kullanımı, stres) zayıflarsa veya incelirse, mide asidi ve pepsin doğrudan mide duvarı hücreleriyle temas eder.
    • Bu temas, doku hasarına ve ülser oluşumuna yol açar. Dolayısıyla bu ifade ülser oluşumuna katkıda bulunur.
  • II. NSAİİ ilaçların uzun süreli kullanımı:
    • NSAİİ (Non-Steroidal Anti-İnflamatuar İlaçlar - Steroid Olmayan Anti-İnflamatuar İlaçlar), ağrı kesici ve iltihap giderici olarak yaygın kullanılan ilaçlardır (örneğin aspirin, ibuprofen, naproksen).
    • Bu ilaçlar, vücutta prostaglandin adı verilen maddelerin üretimini engeller.
    • Prostaglandinler, mide mukozasının korunmasında çok önemli rol oynar: mukus ve bikarbonat üretimini artırır, mide kan akışını düzenler ve hücre yenilenmesini destekler.
    • NSAİİ'lerin uzun süreli kullanımı, prostaglandin üretimini azaltarak mide mukozasının koruyucu bariyerini zayıflatır.
    • Bu durum, mideyi asit ve pepsine karşı daha savunmasız hale getirir ve ülser riskini artırır. Dolayısıyla bu ifade ülser oluşumuna katkıda bulunur.
  • III. Safra asitlerinin mideye kaçışı:
    • Safra, karaciğerde üretilen ve yağların sindirimine yardımcı olan bir sıvıdır. Normalde onikiparmak bağırsağına (duodenum) salgılanır.
    • Safra asitleri, deterjan benzeri özelliklere sahiptir.
    • Bazı durumlarda (örneğin, pilor kasının işlev bozukluğu veya bazı mide ameliyatları sonrası), safra asitleri onikiparmak bağırsağından mideye geri kaçabilir (safra reflüsü).
    • Mideye kaçan safra asitleri, mide mukozasının koruyucu bariyerini tahriş eder ve bozar.
    • Bu hasar, mide duvarını asit ve pepsine karşı daha savunmasız hale getirerek ülser oluşumuna zemin hazırlar. Dolayısıyla bu ifade ülser oluşumuna katkıda bulunur.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında, verilen üç ifadenin de mide veya onikiparmak bağırsağında ülser oluşumuna katkıda bulunduğu anlaşılmaktadır.

Cevap D seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Geri Dön