Sevgili öğrenciler, bu soru bize günlük hayatta karşılaştığımız olayların hangisinde maddenin kimliğinin değişmediğini, yani yeni bir madde oluşmadığını soruyor. Maddelerin değişimi iki ana kategoriye ayrılır: fiziksel değişimler ve kimyasal değişimler.
- Fiziksel değişimlerde maddenin sadece görünümü, şekli, boyutu veya hali değişir. Maddenin kimyasal yapısı aynı kalır, yani yeni bir madde oluşmaz. Örneğin, suyun buza dönüşmesi, kağıdın yırtılması.
- Kimyasal değişimlerde ise maddenin kimyasal yapısı değişir ve tamamen yeni özelliklere sahip bir veya daha fazla yeni madde oluşur. Örneğin, odunun yanması, demirin paslanması.
Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
- A) Ekmeğin küflenmesi: Ekmeğin küflenmesi, mikroorganizmaların (mantarların) ekmek üzerindeki besin maddelerini parçalamasıyla gerçekleşen biyolojik bir süreçtir. Bu süreçte ekmeğin yapısı değişir, kötü kokular ve farklı maddeler oluşur. Bu, kimyasal bir değişimdir.
- B) Demirin paslanması: Demirin paslanması, demirin hava ve nem ile tepkimeye girerek demir oksit (pas) adı verilen yeni bir madde oluşturmasıdır. Pas, demirden farklı özelliklere sahip, kırmızımsı-kahverengi bir maddedir. Bu da kimyasal bir değişimdir.
- C) Kağıdın buruşturulması: Kağıdı buruşturduğumuzda, kağıdın sadece şekli değişir. Kağıt hala kağıttır, kimyasal yapısı (selüloz) aynı kalır. Yeni bir madde oluşmaz. Bu, fiziksel bir değişimdir.
- D) Sütün peynire dönüşmesi: Sütün peynire dönüşmesi, sütteki proteinlerin (kazein) enzimler veya asit etkisiyle pıhtılaşarak yeni bir yapı oluşturmasıdır. Peynir, sütten farklı özelliklere ve kimyasal yapıya sahip yeni bir maddedir. Bu da kimyasal bir değişimdir.
Bu durumda, kağıdın buruşturulması olayında yeni bir madde oluşmaz, sadece kağıdın fiziksel görünümü değişir.
Cevap C seçeneğidir.