🚀 Online Kendi Sınavını Oluştur ve Çöz!

7. sınıf türkçe 1. dönem 2. yazılı 4. senaryo test 1

Soru 08 / 12

🎓 7. sınıf türkçe 1. dönem 2. yazılı 4. senaryo test 1 - Ders Notu

Sevgili öğrenciler, bu ders notu, 7. sınıf Türkçe 1. dönem 2. yazılı sınavında karşınıza çıkabilecek Fiilimsiler, Anlam Bilgisi, Yazım Kuralları ve Noktalama İşaretleri gibi temel konuları sade bir dille özetlemek için hazırlandı. Konuları tekrar ederken bu notu kullanabilir, bilgilerinizi tazeleyebilirsiniz.

📌 Fiilimsiler (Eylemsiler)

Fiilimsiler, fiil kök veya gövdelerine belirli ekler gelerek türeyen, ancak fiilin tüm özelliklerini göstermeyen, cümle içinde isim, sıfat veya zarf görevi üstlenen sözcüklerdir. Fiilimsiler kip ve kişi eki almazlar ama olumsuzluk eki (-me, -ma) alabilirler.

  • Fiilimsiler, fiil gibi iş, oluş, hareket bildirir ama zaman ve kişi eki almazlar.
  • Cümlede genellikle isim, sıfat veya zarf olarak kullanılırlar.
  • Olumsuzluk eki (-me, -ma) alabilirler. (Örnek: "gelmeyen", "okumak")

💡 İpucu: Bir sözcüğün fiilimsi olup olmadığını anlamak için önce o sözcüğe "-me, -ma" olumsuzluk ekini getirmeyi deneyin. Eğer anlamlı oluyorsa fiilimsi olabilir.

📝 İsim-fiil (Ad Eylem)

Fiillere "-ma, -ış, -mak" ekleri getirilerek türetilen ve cümlede isim görevi üstlenen fiilimsilerdir.

  • Ekleri: -ma, -ış, -mak (Mayışmak olarak kodlayabilirsin!)
  • Örnekler:
    • Kitap okumayı çok severim. (Okuma - isim-fiil)
    • Onun gülüşü içimi ısıttı. (Gülüş - isim-fiil)
    • Burada beklemekten sıkıldım. (Beklemek - isim-fiil)

⚠️ Dikkat: Bazı isim-fiiller zamanla kalıcı isim haline gelebilir ve artık fiilimsi sayılmazlar. Örneğin: "Dondurma", "yemek", "çakmak", "kazma". Bu sözcükler bir varlığın veya kavramın adı olmuştur.

📝 Sıfat-fiil (Ortaç)

Fiillere "-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş" ekleri getirilerek türetilen ve cümlede sıfat görevi üstlenen fiilimsilerdir. Genellikle kendisinden sonra gelen bir ismi niteler.

  • Ekleri: -an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş (Anası mezar dikecekmiş olarak kodlayabilirsin!)
  • Örnekler:
    • Koşan çocuk düştü. (Koşan - sıfat-fiil, "çocuk" ismini niteler)
    • Gelecek günler güzel olacak. (Gelecek - sıfat-fiil, "günler" ismini niteler)
    • Yıkılası dağlar var önümüzde. (Yıkılası - sıfat-fiil, "dağlar" ismini niteler)
    • Tanıdık bir yüz gördüm. (Tanıdık - sıfat-fiil, "yüz" ismini niteler)

💡 İpucu: Sıfat-fiillerin nitelediği isim düştüğünde, sıfat-fiil adlaşmış sıfat-fiil olur. Örneğin: "Koşanlar yoruldu." (Koşan insanlar yerine "koşanlar").

📝 Zarf-fiil (Bağ-fiil / Ulaç)

Fiillere çeşitli ekler getirilerek türetilen ve cümlede zarf görevi üstlenen fiilimsilerdir. Yüklemi durum veya zaman yönünden nitelerler.

  • Ekleri: -ip, -arak, -meden, -ken, -ince, -eli, -dıkça, -r...mez, -esiye, -e...e, -casına, -maksızın vb. (Çok fazla eki vardır, cümledeki görevine bakmak daha kolaydır.)
  • Örnekler:
    • Koşarak eve gitti. (Nasıl gitti? Koşarak - durum zarfı)
    • Sen gelince ben de gelirim. (Ne zaman gelirim? Sen gelince - zaman zarfı)
    • Ders çalışırken uyuyakalmışım. (Ne zaman uyuyakalmışım? Ders çalışırken - zaman zarfı)
    • Beni görür görmez kaçtı. (Ne zaman kaçtı? Görür görmez - zaman zarfı)

⚠️ Dikkat: Zarf-fiiller genellikle "nasıl?" veya "ne zaman?" sorularına cevap verirler.

📌 Sözcükte Anlam

Sözcüklerin farklı bağlamlarda kazandığı anlamlardır. Bir sözcük birden fazla anlama gelebilir.

  • Gerçek (Temel) Anlam: Bir sözcüğün akla gelen ilk, bilinen anlamıdır. (Örnek: "Gözüm ağrıyor.")
  • Mecaz Anlam: Bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlamdır. (Örnek: "Bu işe göz kulak olmalısın." - dikkat etmek anlamında)
  • Terim Anlam: Bir bilim, sanat, meslek dalına veya belirli bir konuya özgü kavramları karşılayan sözcüklerdir. (Örnek: "Üçgenin iç açıları toplamı $180^\circ$'dir." - Açı, üçgen matematik terimidir.)
  • Eş Anlamlı (Anlamdaş) Sözcükler: Yazılışları farklı, anlamları aynı olan sözcüklerdir. (Örnek: doktor-hekim, okul-mektep)
  • Zıt (Karşıt) Anlamlı Sözcükler: Anlamca birbirinin karşıtı olan sözcüklerdir. (Örnek: iyi-kötü, büyük-küçük)
  • Sesteş (Eş Sesli) Sözcükler: Yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları farklı olan sözcüklerdir. (Örnek: "Yüz" - surat, denizde yüzmek, sayı yüz)

📌 Deyimler ve Atasözleri

Dilimizin zenginliğini gösteren, kalıplaşmış söz öbekleridir.

  • Deyimler: Genellikle gerçek anlamından uzaklaşarak yeni bir anlam kazanan, en az iki sözcükten oluşan kalıplaşmış sözlerdir. Durumları, olayları daha etkili anlatmak için kullanılır.
    • Örnekler: "Göz atmak" (hızlıca bakmak), "etekleri tutuşmak" (çok telaşlanmak).
    • Deyimler genellikle mastar halinde biter.
  • Atasözleri: Uzun deneme ve gözlemlere dayanarak oluşmuş, öğüt verici, yol gösterici, genel geçer yargılar bildiren kalıplaşmış sözlerdir.
    • Örnekler: "Ağaç yaşken eğilir.", "Damlaya damlaya göl olur."
    • Atasözleri genellikle bir yargı bildirir ve cümle şeklindedir.

📌 Cümlede Anlam İlişkileri

Cümleler arasındaki sebep-sonuç, amaç-sonuç, koşul-sonuç gibi ilişkilerdir.

  • Neden-Sonuç (Sebep-Sonuç) Cümleleri: Bir eylemin hangi sebeple yapıldığını veya gerçekleştiğini bildiren cümlelerdir. "Niçin?", "Neden?" sorularına cevap verir.
    • Örnek: "Hasta olduğu için okula gelmedi." (Okula gelmeme nedeni hasta olması.)
  • Amaç-Sonuç Cümleleri: Bir eylemin hangi amaçla yapıldığını bildiren cümlelerdir. "Hangi amaçla?" sorusuna cevap verir.
    • Örnek: "Sınavı kazanmak için çok çalıştı." (Çok çalışma amacı sınavı kazanmak.)
  • Koşul-Sonuç (Şart-Sonuç) Cümleleri: Bir eylemin gerçekleşmesinin başka bir eylemin gerçekleşmesine bağlı olduğunu bildiren cümlelerdir. Genellikle "-se, -sa" eki kullanılır.
    • Örnek: "Erken yatarsan erken kalkarsın." (Erken kalkmanın koşulu erken yatmak.)
  • Öznel Yargı: Kişiden kişiye değişen, doğruluğu veya yanlışlığı kanıtlanamayan, kişisel duygu ve düşünceleri içeren yargılardır. (Örnek: "Bu film çok güzeldi.")
  • Nesnel Yargı: Kişiden kişiye değişmeyen, doğruluğu veya yanlışlığı kanıtlanabilen, herkesçe kabul gören yargılardır. (Örnek: "Türkiye'nin başkenti Ankara'dır.")

📌 Yazım Kuralları

Türkçeyi doğru ve anlaşılır kullanmak için dikkat etmemiz gereken kurallardır.

  • Büyük Harflerin Kullanımı:
    • Cümleler büyük harfle başlar.
    • Özel isimler (kişi adları, yer adları, millet adları, din adları vb.) büyük harfle başlar. (Örnek: "Ayşe", "Türkiye", "Türkçe")
    • Kurum, kuruluş, dernek adlarının her kelimesi büyük harfle başlar. (Örnek: "Türk Dil Kurumu")
    • Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adları büyük harfle başlar. (Örnek: "29 Ekim 1923 Salı günü")
  • "De" Bağlacı ve "-de" Ekinin Yazımı:
    • Bağlaç olan "de" ayrı yazılır ve "da, de, ta, te" şeklinde olabilir. Cümleden çıkarıldığında anlam bozulmaz. (Örnek: "Sen de gel.")
    • Ek olan "-de" bitişik yazılır ve yer veya zaman bildirir. Cümleden çıkarıldığında anlam bozulur. (Örnek: "Evde kimse yok.")
  • "Ki" Bağlacı ve "-ki" Ekinin Yazımı:
    • Bağlaç olan "ki" ayrı yazılır. (Örnek: "Duydum ki gelmiş.")
    • Ek olan "-ki" bitişik yazılır ve ilgi zamiri veya sıfat yapan ek olabilir. (Örnek: "Evdeki kedi", "Benimki daha güzel.")
    • "Ki" bağlacı, "simbohçam" (sanki, illaki, mademki, belki, halbuki, çünkü, oysaki, meğerki) kelimelerinde istisna olarak bitişik yazılır.
  • "Mi" Soru Ekinin Yazımı:
    • "Mi" soru eki her zaman ayrı yazılır. Kendisinden sonra gelen ekler ise bitişik yazılır. (Örnek: "Geliyor musun?", "Çalıştı ?")

📌 Noktalama İşaretleri

Cümlelerin doğru anlaşılması, duraklamaların ve vurguların belirlenmesi için kullanılır.

  • Nokta (.) : Tamamlanmış cümlelerin sonuna konur. Bazı kısaltmaların sonuna konur. Sayılardan sonra sıra bildirmek için konur. (Örnek: "Geldim.", "Dr.", "7.")
  • Virgül (,) : Eş görevli sözcük veya sözcük gruplarını ayırmak için konur. Sıralı cümleleri ayırmak için konur. Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş özneyi belirtmek için konur. Ara sözlerin başına ve sonuna konur. (Örnek: "Elma, armut, muz aldım.", "Geldi, oturdu, bekledi.")
  • Soru İşareti (?) : Soru bildiren cümle veya sözlerin sonuna konur. (Örnek: "Nereye gidiyorsun?")
  • Ünlem İşareti (!) : Sevinç, korku, şaşkınlık gibi duyguları anlatan cümlelerin veya seslenmelerin sonuna konur. (Örnek: "Eyvah!", "Yaşasın!")
  • Tırnak İşaretleri (" ") : Başka birinden doğrudan alıntı yapılan sözleri belirtmek için konur. Cümle içinde özellikle vurgulanmak istenen sözcükleri belirtmek için konur. (Örnek: Öğretmen "Çalışın!" dedi.)
  • Kısa Çizgi (-) : Satır sonuna sığmayan kelimeleri bölmek için konur. Sözcükleri hecelerine ayırmak için konur. Arasında "ile, ve, ila, ...-den ...-e" anlamlarını vermek için sayılar arasına konur. (Örnek: "Türk-Alman ilişkileri", "09.00-17.00")

📝 Unutma, düzenli tekrar ve bol soru çözümü başarıya giden yoldur! Başarılar dilerim! 🚀

↩️ Testi Çözmeye Devam Et
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12
Geri Dön