Sevgili öğrenciler, bu tür söz sanatları sorularını çözerken, öncelikle cümlenin anlamını ve içinde geçen eylemleri dikkatlice incelemeliyiz. Hadi adım adım ilerleyelim:
- Öncelikle verilen cümleyi okuyalım: "Güneş, bugün bize gülümsüyordu."
- Şimdi cümlenin anahtar kelimesine odaklanalım: "gülümsüyordu." Gülümsemek, kime ait bir özelliktir? İnsanlara ait bir özelliktir, değil mi? Güneş'in fiziksel olarak gülümsemesi mümkün değildir.
- Peki, cümlede kim gülümsüyormuş gibi gösteriliyor? "Güneş." Güneş, insan dışı bir varlıktır.
- İşte burada söz sanatı devreye giriyor! İnsanlara ait bir özellik olan "gülümseme" eylemi, insan dışı bir varlık olan "Güneş"e verilmiş. Bu, cansız veya insan dışı varlıklara insan özelliklerinin yüklenmesi anlamına gelir.
- Bu söz sanatına Kişileştirme (Teşhis) denir. Kişileştirme, insan dışındaki varlıklara (hayvanlara, bitkilere, cansız nesnelere veya soyut kavramlara) insana özgü nitelikler kazandırma sanatıdır. Örneğin, "Rüzgar fısıldıyordu" veya "Ağaçlar dans ediyordu" cümleleri de kişileştirmeye örnektir.
- Şimdi diğer seçenekleri kısaca gözden geçirelim:
- A) Benzetme: Bir şeyi başka bir şeye benzetme sanatıdır. (Örn: Aslan gibi güçlü çocuk.) Bu cümlede bir benzetme yapılmamıştır.
- C) Abartma: Bir şeyi olduğundan çok daha büyük veya küçük gösterme sanatıdır. (Örn: Bir lokmada yuttu.) Bu cümlede bir abartma yoktur.
- D) Konuşturma: İnsan dışındaki varlıkları konuşturma sanatıdır. (Örn: Karga tilkiye dedi ki...) Bu cümlede Güneş konuşmamıştır, sadece gülümseme eylemi ona atfedilmiştir. Konuşturma sanatının olabilmesi için varlığın doğrudan konuşma ifadeleri kullanması gerekir.
- Görüldüğü gibi, "Güneş'in gülümsemesi" ifadesi, insan dışı bir varlığa insan özelliği yüklediği için açıkça kişileştirme sanatıdır.
Cevap B seçeneğidir.