12. sınıf inkılap tarihi 1. dönem 2. yazılı 3. senaryo Test 2

Soru 08 / 22

Sevr Antlaşması'na karşı Türk halkının tepkisi en çok hangi olayla kendini göstermiştir?

A) TBMM'nin açılması
B) Kuvay-ı Milliye hareketinin başlaması
C) Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması
D) İstanbul'un işgali
E) Milli Mücadele'nin başlatılması

Sevgili öğrenciler, bu soruda Türk halkının Sevr Antlaşması'na karşı gösterdiği tepkinin en güçlü ifadesini bulmaya çalışıyoruz. Öncelikle Sevr Antlaşması'nın ne anlama geldiğini ve Türk milleti üzerindeki etkilerini hatırlayalım.

  • Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920): Birinci Dünya Savaşı'nın ardından İtilaf Devletleri tarafından Osmanlı Devleti'ne dayatılan, çok ağır şartlar içeren bir barış antlaşmasıydı. Bu antlaşma, Osmanlı topraklarını parçalamayı, Türk milletini egemenlikten yoksun bırakmayı ve bağımsızlığını ortadan kaldırmayı hedefliyordu. Türk halkı için bu antlaşma, varoluşsal bir tehdit ve kabul edilemez bir dayatmaydı.

Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:

  • A) TBMM'nin açılması (23 Nisan 1920): Türkiye Büyük Millet Meclisi, Sevr Antlaşması imzalanmadan önce açılmıştır. TBMM, ulusal egemenliği temsil eden ve Sevr gibi dayatmaları reddeden bir iradeyi ortaya koymuştur. Ancak TBMM'nin açılması, Sevr'e karşı bir tepki olmaktan ziyade, Sevr'in imzalanmasına yol açan işgallere ve Osmanlı Hükümeti'nin acizliğine karşı bir ulusal kurtuluş adımıdır. Dolayısıyla, doğrudan ve en güçlü tepki olarak nitelendirilemez.
  • B) Kuvay-ı Milliye hareketinin başlaması: Kuvay-ı Milliye, Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası başlayan işgallere karşı halkın kendiliğinden oluşturduğu bölgesel direniş örgütleridir. Bu hareket, Sevr Antlaşması'ndan çok daha önce başlamıştır (özellikle İzmir'in işgali sonrası, Mayıs 1919). Sevr'e karşı bir tepki olmaktan ziyade, Sevr'in ortaya çıkmasına neden olan işgallere karşı ilk direniş biçimidir.
  • C) Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması (30 Ekim 1918): Bu antlaşma, Birinci Dünya Savaşı'nı Osmanlı Devleti için bitiren ve işgallere zemin hazırlayan bir ateşkesti. Sevr Antlaşması'nın kendisi değildir ve ona karşı bir tepki de değildir; aksine, Sevr'e giden sürecin başlangıcıdır.
  • D) İstanbul'un işgali (16 Mart 1920): İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u resmen işgal etmesi, Osmanlı Mebusan Meclisi'nin dağıtılmasına ve ulusal iradenin Ankara'da toplanmasına yol açmıştır. Bu olay, Milli Mücadele'yi hızlandıran önemli bir gelişmedir ancak Sevr Antlaşması'ndan önce gerçekleşmiştir. Sevr'e karşı doğrudan bir tepki değil, Milli Mücadele'nin bir parçasıdır.
  • E) Milli Mücadele'nin başlatılması: Milli Mücadele, Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkışıyla (19 Mayıs 1919) başlayan, Erzurum ve Sivas kongreleriyle şekillenen, TBMM'nin açılmasıyla kurumsallaşan ve Türk milletinin bağımsızlık ve egemenlik için topyekûn verdiği bir savaştır. Sevr Antlaşması'nın imzalanması, Milli Mücadele'nin haklılığını ve gerekliliğini tüm dünyaya göstermiş, Türk halkının bağımsızlık azmini daha da güçlendirmiştir. Sevr Antlaşması'nın dayattığı yok oluşa karşı Türk halkının en kapsamlı, en kararlı ve en güçlü tepkisi, bu antlaşmayı asla tanımayarak ve onu fiilen ortadan kaldırmak için tüm gücüyle Milli Mücadele'yi sürdürmesi olmuştur. Milli Mücadele, Sevr'in reddi ve yerine bağımsız bir Türk devleti kurulması hedefiyle yürütülmüştür. Bu nedenle, Sevr'e karşı en büyük ve en belirgin tepki, Milli Mücadele'nin kendisidir.

Cevap E seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
Geri Dön