7. sınıf türkçe 2. dönem 1. yazılı 3. Senaryo Test 2

Soru 02 / 14

🎓 7. sınıf türkçe 2. dönem 1. yazılı 3. Senaryo Test 2 - Ders Notu

Sevgili öğrenciler, bu ders notu 7. sınıf Türkçe 2. dönem 1. yazılı sınavınızda karşılaşabileceğiniz temel konuları kapsar. Konuları sade ve anlaşılır bir şekilde özetleyerek sınavda başarılı olmanıza yardımcı olmayı amaçlıyoruz.

📌 Fiilimsiler (Eylemsiler)

Fiilimsiler, fiillerden türeyen ancak fiil gibi çekimlenmeyen, cümlede isim, sıfat veya zarf görevinde kullanılan kelimelerdir. Fiil anlamını tamamen kaybetmezler ama isim, sıfat veya zarf gibi davranırlar. Üç çeşidi vardır:

  • İsim-fiil (Ad Eylem): Fiillere "-ma, -ış, -mak" ekleri getirilerek yapılır. Cümlede isim gibi görev yapar.
  • Örnek: Kitap okumak en sevdiğim hobidir. (Ne? Okumak)
  • Örnek: Onun gülüşü içimi ısıttı. (Ne? Gülüşü)
  • ⚠️ Dikkat: Olumsuzluk eki olan "-ma" ile isim-fiil eki olan "-ma"yı karıştırmayın. "Eve gelme" (olumsuzluk) ile "Dondurma yemeği severim" (isim-fiil) farklıdır.
  • Sıfat-fiil (Ortaç): Fiillere "-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş" (anası mezar dikecekmiş) ekleri getirilerek yapılır. Cümlede genellikle kendinden sonra gelen ismi niteleyerek sıfat görevi üstlenir.
  • Örnek: Gelecek günler güzel olacak. (Hangi günler? Gelecek günler)
  • Örnek: Koşan çocuk düştü. (Hangi çocuk? Koşan çocuk)
  • 💡 İpucu: Bazı sıfat-fiiller, niteledikleri isim düştüğünde adlaşmış sıfat-fiil olur. "Okuyan öğrenci başarılı olur." cümlesindeki "okuyan" kelimesi "okuyan öğrenci" anlamında kullanıldığı için adlaşmış sıfat-fiildir.
  • Zarf-fiil (Bağ-fiil / Ulaç): Fiillere "-ken, -alı, -esiye, -madan, -ince, -ip, -arak, -dıkça, -r...mez, -dığında, -e...e, -casına" gibi ekler getirilerek yapılır. Cümlede zarf görevi üstlenir, genellikle fiilin zamanını veya durumunu bildirir.
  • Örnek: Kitap okurken uyuyakalmışım. (Ne zaman? Okurken)
  • Örnek: Kapıyı çalarak içeri girdi. (Nasıl? Çalarak)
  • 📝 Unutma: Fiilimsiler, fiil kök veya gövdelerine gelir. Asla çekimli fiil değildirler.

📌 Cümlenin Ögeleri

Cümleyi oluşturan ve cümlenin anlamını tamamlayan temel parçalara öge denir. Cümlenin ögeleri, yükleme sorulan sorularla bulunur.

  • Yüklem: Cümledeki işi, oluşu, hareketi veya yargıyı bildiren temel ögedir. Cümlenin olmazsa olmazıdır. Genellikle cümlenin sonunda bulunur.
  • Örnek: Çocuklar parkta oynuyor. (Oynayan kim? Çocuklar)
  • Özne: Yüklemdeki işi yapan veya yargının gerçekleştiği varlıktır. "Kim?" veya "Ne?" sorularıyla bulunur.
  • Örnek: Kuşlar gökyüzünde süzülüyordu. (Süzülen ne? Kuşlar)
  • Nesne: Yüklemdeki işten etkilenen ögedir. İki çeşidi vardır:
  • Belirtili Nesne: "Neyi?", "Kimi?" sorularıyla bulunur. İsmin belirtme hal eki (-i, -ı, -u, -ü) alır.
  • Örnek: Kitabı okudum. (Neyi okudum? Kitabı)
  • Belirtisiz Nesne: "Ne?" sorusuyla bulunur. Yalın haldedir.
  • Örnek: Arkadaşım mektup yazdı. (Ne yazdı? Mektup)
  • Dolaylı Tümleç (Yer Tamlayıcısı): Yüklemdeki eylemin yöneldiği, bulunduğu veya ayrıldığı yeri bildirir. "-e, -de, -den" hal eklerini alır. "Kime?", "Neye?", "Nerede?", "Kimde?", "Neyde?", "Kimden?", "Neyden?" sorularıyla bulunur.
  • Örnek: Okula gittik. (Nereye gittik? Okula)
  • Örnek: Kitaplar masada duruyor. (Nerede duruyor? Masada)
  • Zarf Tümleci: Yüklemdeki eylemin zamanını, durumunu, miktarını, yönünü, sebebini veya aracını bildirir. "Nasıl?", "Ne zaman?", "Ne kadar?", "Nereye?", "Niçin?", "Neyle?", "Kimle?" gibi sorularla bulunur.
  • Örnek: Dün çok hızlı koştu. (Ne zaman? Dün. Nasıl? Çok hızlı.)
  • Örnek: Otobüsle geldim. (Neyle geldim? Otobüsle.)
  • ⚠️ Dikkat: Cümle ögelerini bulurken önce yüklemi, sonra özneyi, sonra nesneyi ve tümleçleri bulmaya çalışın. Kelime gruplarını (deyimler, birleşik fiiller, tamlamalar) ayırmayın.

📌 Anlatım Bozuklukları

Cümlede anlamın doğru ve açık bir şekilde ifade edilmesini engelleyen durumlara anlatım bozukluğu denir. İki ana başlıkta incelenir:

  • Anlamsal Bozukluklar (Anlama Dayalı): Cümlenin anlamında oluşan yanlışlıklar veya gereksiz kullanımlar.
  • Gereksiz Sözcük Kullanımı: Aynı anlama gelen kelimelerin bir arada kullanılması. Örnek: "İki kardeş gizlice fısıldaşıyordu." (Fısıldaşmak zaten gizlice yapılır.)
  • Anlamca Çelişen Sözcüklerin Kullanımı: Birbiriyle çelişen kelimelerin aynı cümlede yer alması. Örnek: "Tam üç yıla yakın bir süredir onu görmedim." (Tam ve yakını bir arada kullanmak çelişir.)
  • Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması: Kelimenin cümleye uygun olmayan bir anlamda kullanılması. Örnek: "Bu konuda gençleri azımsamak yanlış olur." (Azımsamak yerine küçümsemek kullanılmalı.)
  • Deyim ve Atasözü Yanlışlıkları: Deyim veya atasözünün yanlış anlamda veya yanlış kelimelerle kullanılması. Örnek: "Etekleri zil çalmak yerine etekleri tutuşmak."
  • Yapısal Bozukluklar (Dil Bilgisine Dayalı): Cümlenin dil bilgisi kurallarına uymamasından kaynaklanan bozukluklar.
  • Özne-Yüklem Uygunsuzluğu: Özne ile yüklemin tekillik-çoğulluk veya kişi bakımından uyuşmaması. Örnek: "Herkes bahçeye çıktı ve eğleniyordu." (Herkes çıktılar ve eğleniyorlardı olmalıydı, veya çıktı ve eğlendi.)
  • Ek Fiil Eksikliği: Ek fiilin (idi, imiş, -dir) cümlede eksik bırakılması. Örnek: "O çalışkan ama başarılı değildi." (çalışkan ama başarılı değildi.)
  • Tamlama Yanlışları: İsim ve sıfat tamlamalarının yanlış kurulması. Örnek: "Bu okulda özel ve devlet okulları bir arada eğitim veriyor." (Özel okullar ve devlet okulları olmalıydı.)
  • Öge Eksikliği: Cümlede bir ögenin (nesne, dolaylı tümleç, zarf tümleci, yüklem) eksik bırakılması. Örnek: "Çocuğa seslendi ve yanına çağırdı." (Kime seslendi? Çocuğa. Kimi çağırdı? Çocuğu. İkinci cümlede "onu" nesnesi eksik.)

📌 Yazım Kuralları ve Noktalama İşaretleri

Doğru ve anlaşılır bir iletişim için yazım kurallarına ve noktalama işaretlerine dikkat etmek önemlidir.

  • Büyük Harflerin Kullanımı: Cümle başları, özel isimler (kişi adları, yer adları, millet adları, dil adları, din adları), kurum adları, kitap, dergi, gazete adları, belirli tarih ve gün adları büyük harfle başlar.
  • Örnek: Türkiye, İzmir, Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı.
  • "-de / -da" Ekinin Yazımı: Bağlaç olan "de / da" ayrı yazılır ve cümleden çıkarıldığında anlam bozulmaz. Hal eki olan "-de / -da" bitişik yazılır ve cümleden çıkarıldığında anlam bozulur.
  • Örnek: Sen de gel. (Bağlaç, ayrı)
  • Örnek: Evde kimse yok. (Hal eki, bitişik)
  • "-ki" Ekinin Yazımı: Bağlaç olan "ki" ayrı yazılır. İlgi eki olan "-ki" ve sıfat yapan "-ki" bitişik yazılır. "Sanki, oysaki, mademki, belki, halbuki, çünkü, meğerki" (SOMBaHCeM) kelimelerinde "ki" bitişik yazılır.
  • Örnek: Duydum ki gelmiş. (Bağlaç, ayrı)
  • Örnek: Evdeki hesap çarşıya uymaz. (Sıfat yapan -ki, bitişik)
  • Noktalama İşaretleri:
  • Nokta (.): Cümle sonuna, kısaltmalara, sıra sayılarına konur.
  • Virgül (,): Eş görevli sözcükleri ayırmak, sıralı cümleleri ayırmak, ara sözleri belirtmek, hitaplardan sonra kullanmak için kullanılır.
  • Noktalı Virgül (;): Ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri ayırmak, tür veya takımları ayırmak için kullanılır.
  • Soru İşareti (?): Soru bildiren cümlelerin sonuna konur.
  • Ünlem İşareti (!): Sevinç, korku, şaşkınlık gibi duyguları anlatan cümlelerin sonuna konur.
  • Tırnak İşaretleri (" "): Başkasından doğrudan aktarılan sözleri belirtmek, özel olarak vurgulanmak istenen kelimeleri veya eser adlarını belirtmek için kullanılır.
  • 💡 İpucu: Yazım kuralları ve noktalama işaretleri konusunda bol bol örnek çözmek ve okumak, doğru kullanımı pekiştirmenin en iyi yoludur.

📌 Söz Sanatları

Anlatımı daha etkili, canlı ve çekici hale getirmek için kullanılan sanatsal ifadelerdir.

  • Benzetme (Teşbih): İki farklı varlık veya kavram arasında ortak bir özellikten yola çıkarak zayıf olanın güçlü olana benzetilmesidir.
  • Örnek: Askerlerimiz aslan gibi cesurdu. (Askerler cesaret yönünden aslana benzetilmiş.)
  • Kişileştirme (Teşhis): İnsan dışındaki canlı veya cansız varlıklara insana ait özelliklerin verilmesidir.
  • Örnek: Rüzgar, ağaçların dallarını fısıldayarak sallıyordu. (Fısıldamak insana ait bir özelliktir.)
  • Abartma (Mübalağa): Bir durumu veya özelliği olduğundan çok daha büyük veya çok daha küçük göstermektir.
  • Örnek: Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır. (Of çekmekle dağların yıkılması abartmadır.)
  • Konuşturma (İntak): Kişileştirilen varlıkların konuşturulmasıdır. Genellikle kişileştirme sanatı ile birlikte kullanılır.
  • Örnek: Küçük dere "Ben de denize akacağım!" diye mırıldandı. (Derenin konuşması.)
  • Tezat (Karşıtlık): Birbirine zıt kavram veya durumların bir arada kullanılmasıdır.
  • Örnek: Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz. (Ağlamak ve gülmek zıt kavramlardır.)

📝 Sevgili öğrenciler, bu konuları tekrar etmeyi ve bol bol soru çözmeyi unutmayın. Başarılar dileriz!

↩️ Testi Çözmeye Devam Et
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14
Geri Dön