Aşağıdakilerden hangisi, Atatürk Dönemi iç politikasında yaşanan gelişmelerden biri olan Şeyh Said İsyanı'nın sonuçlarından biri değildir?
A) Takrir-i Sükûn Kanunu'nun çıkarılması.
B) İsyanın bastırılmasında Fethi Okyar Hükümeti'nin istifa etmesi.
C) Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kapatılması.
D) Musul Meselesi'nin İngiltere lehine çözülmesinde etkili olması.
E) Çok partili hayata geçiş denemelerinin kesintiye uğraması.
Sevgili öğrenciler, bu soru Atatürk Dönemi iç politikasının önemli olaylarından biri olan Şeyh Said İsyanı'nın sonuçlarını anlamamızı istiyor. Seçenekleri tek tek inceleyerek doğru cevabı bulalım:
- A) Takrir-i Sükûn Kanunu'nun çıkarılması: Şeyh Said İsyanı'nın bastırılması ve ülkedeki düzenin yeniden sağlanması amacıyla 4 Mart 1925'te çıkarılan bu kanun, hükümete olağanüstü yetkiler tanımıştır. Bu, isyanın doğrudan bir sonucudur.
- C) Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kapatılması: İsyanın ardından, isyanla bağlantısı olduğu iddiaları ve cumhuriyet rejimine karşıt görüşleri barındırdığı gerekçesiyle Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Takrir-i Sükûn Kanunu'na dayanılarak 1925 yılında kapatılmıştır. Bu da isyanın önemli bir sonucudur.
- D) Musul Meselesi'nin İngiltere lehine çözülmesinde etkili olması: Şeyh Said İsyanı, Türkiye'nin iç güvenliğini tehdit etmiş ve askeri kaynaklarını içerde kullanmasına neden olmuştur. Bu durum, Musul meselesi gibi dış politika konularında Türkiye'nin elini zayıflatmış ve İngiltere ile yapılan görüşmelerde Türkiye'nin istediği sonucu almasını engellemiştir. Bu da isyanın dolaylı ama önemli bir sonucudur.
- E) Çok partili hayata geçiş denemelerinin kesintiye uğraması: Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kapatılmasıyla birlikte, Türkiye'de çok partili siyasi hayata geçiş denemeleri bir süreliğine durmuştur. Bu durum, isyanın siyasi alandaki bir diğer önemli sonucudur.
- B) İsyanın bastırılmasında Fethi Okyar Hükümeti'nin istifa etmesi: Şeyh Said İsyanı başladığında Fethi Okyar başbakandı. Hükümetinin isyanı bastırmakta yetersiz kaldığı ve yeterince sert tedbirler almadığı eleştirileri üzerine Fethi Okyar Hükümeti istifa etmiştir. Ancak isyanın *fiilen bastırılması* Fethi Okyar Hükümeti tarafından değil, onun yerine kurulan İsmet İnönü Hükümeti tarafından gerçekleştirilmiştir. Fethi Okyar Hükümeti'nin istifası, isyanın *doğrudan bir sonucu* olmakla birlikte, isyanın *bastırılmasının bir sonucu* değildir; aksine, isyanın *etkin bir şekilde bastırılamamasının* ve bu durumun yarattığı siyasi krizin bir sonucudur. İsyanın bastırılması, Fethi Okyar Hükümeti'nin istifasından sonraki süreçte gerçekleşmiştir. Dolayısıyla, Fethi Okyar Hükümeti'nin istifası, isyanın *bastırılmasının* bir sonucu olarak değil, isyanın *başlamasının ve yarattığı siyasi krizin* bir sonucu olarak değerlendirilir.
Bu incelemeler ışığında, diğer seçenekler isyanın doğrudan veya dolaylı sonuçları iken, B seçeneğindeki durum isyanın bastırılmasının bir sonucu değil, isyanın yarattığı siyasi krizin ve Fethi Okyar Hükümeti'nin isyanı bastırmadaki yetersizliğinin bir sonucudur.
Cevap B seçeneğidir.