8. sınıf inkılap tarihi 2. dönem 2. yazılı 3. senaryo meb Test 3

Soru 10 / 14
1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Türkiye'nin Boğazlar üzerindeki tam egemenliği sağlanmıştır. Bu gelişme, Atatürk Dönemi Türk dış politikasının hangi ilkesiyle doğrudan ilişkilidir?
A) Halkçılık
B) Milliyetçilik
C) Tam bağımsızlık
D) Laiklik

Sevgili öğrenciler,

Bu soruyu çözmek için, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin Türkiye için ne anlama geldiğini ve Atatürk Dönemi Türk dış politikasının temel ilkelerini hatırlamamız gerekiyor.

  • Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin Önemi: 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Türkiye'nin Boğazlar üzerindeki egemenliğini yeniden tesis eden çok önemli bir adımdır. Lozan Barış Antlaşması ile Boğazlar, uluslararası bir komisyonun denetimine bırakılmış ve askerden arındırılmıştı. Bu durum, Türkiye'nin kendi toprakları üzerindeki tam egemenliğini kısıtlıyordu. Montrö ile Türkiye, Boğazlar üzerinde tam denetim ve egemenlik hakkını geri kazandı, Boğazlar'ı askerileştirme yetkisine sahip oldu ve uluslararası komisyon kaldırıldı.
  • Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası İlkeleri: Atatürk Dönemi Türk dış politikasının temelinde barışçılık, akılcılık, gerçekçilik ve en önemlisi tam bağımsızlık yatar.
  • Seçeneklerin Değerlendirilmesi:
    • A) Halkçılık: Halkçılık ilkesi, toplumda eşitliği, sosyal adaleti ve halkın refahını ön planda tutar. İç politikayla daha çok ilgilidir, dış politika ile doğrudan ilişkisi zayıftır.
    • B) Milliyetçilik: Milliyetçilik, ulusal çıkarları koruma, ulusal birliği ve bütünlüğü sağlama amacı taşır. Boğazlar üzerindeki egemenliğin kazanılması ulusal bir çıkar olsa da, bu kazanımın temelinde yatan ilke daha geniş kapsamlıdır. Milliyetçilik, bağımsızlık arayışının bir motivasyonu olabilir ancak bağımsızlığın kendisi değildir.
    • C) Tam bağımsızlık: Tam bağımsızlık, bir devletin iç ve dış işlerinde hiçbir devletin veya uluslararası kuruluşun müdahalesi olmadan kendi kararlarını alabilmesi, kendi egemenliğini tam olarak kullanabilmesi demektir. Montrö Sözleşmesi ile Türkiye'nin Boğazlar üzerindeki uluslararası kısıtlamalardan kurtularak tam denetimini sağlaması, doğrudan tam bağımsızlık ilkesinin bir sonucudur ve bu ilkenin en somut başarılarından biridir.
    • D) Laiklik: Laiklik ilkesi, devlet işleri ile din işlerinin birbirinden ayrılmasını ifade eder. Dış politika veya Boğazlar'ın statüsü ile doğrudan bir ilişkisi yoktur.

Sonuç olarak, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Türkiye'nin Boğazlar üzerindeki tam egemenliğini sağlaması, devletin kendi toprakları üzerindeki kısıtlamalardan kurtulup tam yetki sahibi olması anlamına gelir. Bu durum, Atatürk Dönemi Türk dış politikasının temel direklerinden biri olan tam bağımsızlık ilkesinin doğrudan bir yansımasıdır.

Cevap C seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14
Geri Dön