🎓 7. sınıf ingilizce 2. dönem 2. yazılı 1. senaryo Test 1 - Ders Notu
Bu ders notu, 7. sınıf İngilizce 2. dönem 2. yazılı sınavında karşılaşabileceğin temel konuları, yani yön tarif etme, çevre sorunları ve çözümleri, karşılaştırma ifadeleri (comparatives & superlatives) ve gelecek zaman (Future Tense) yapılarını sade bir dille özetlemektedir. Başarılar dileriz!
📌 Yön Tarif Etme ve Yerler (Giving Directions & Places)
Bir yere nasıl gidileceğini sormak ve tarif etmek günlük hayatta çok işine yarar. Bu bölümde anahtar kelimeler ve cümle kalıplarını hatırlayalım.
- Yön Sorma: "How can I get to the library?" (Kütüphaneye nasıl gidebilirim?), "Is there a post office near here?" (Yakınlarda bir postane var mı?), "Where is the hospital?" (Hastane nerede?) gibi sorular kullanılır.
- Yön Tarif Etme:
- Go straight: Dümdüz git.
- Turn left/right: Sola/Sağa dön.
- Cross the street: Caddeyi geç.
- Go past the supermarket: Süpermarketi geç.
- It's on your left/right: Solunda/Sağında.
- Yer Edatları (Prepositions of Place): Nesnelerin veya yerlerin konumunu belirtmek için kullanılır.
- next to: yanında
- opposite: karşısında
- between: arasında (iki şeyin)
- in front of: önünde
- behind: arkasında
- near: yakınında
- on the corner of: köşesinde
💡 İpucu: Yön tarif ederken genellikle emir cümleleri (Go, Turn, Cross) kullanılır. Bu kelimeleri ezberlemek çok önemlidir.
📌 Çevre Sorunları ve Çözümleri (Environmental Problems & Solutions)
Çevre bilinci ve gezegenimizi korumakla ilgili kelimeler ve tavsiye/zorunluluk bildiren yapılar bu bölümün odak noktasıdır.
- Çevre Sorunları (Environmental Problems):
- air pollution: hava kirliliği
- water pollution: su kirliliği
- deforestation: ormanların yok olması
- global warming: küresel ısınma
- littering: çöp atmak
- endangered animals: nesli tükenmekte olan hayvanlar
- Çözümler (Solutions):
- recycle: geri dönüştürmek
- reuse: tekrar kullanmak
- reduce: azaltmak
- plant trees: ağaç dikmek
- save energy/water: enerji/su tasarrufu yapmak
- use public transportation: toplu taşıma kullanmak
- Tavsiye ve Zorunluluk Modalları:
- Should / Shouldn't: Tavsiye vermek için kullanılır. "We should protect the environment." (Çevreyi korumalıyız.) "You shouldn't waste water." (Su israf etmemelisin.)
- Must / Mustn't: Zorunluluk veya güçlü yasaklar için kullanılır. "We must recycle our waste." (Atıklarımızı geri dönüştürmeliyiz.) "You mustn't throw litter on the street." (Sokağa çöp atmamalısın.)
- Have to / Don't have to: Dış bir zorunluluk veya zorunluluk olmaması durumunda kullanılır. "We have to follow the rules." (Kurallara uymak zorundayız.) "We don't have to cut down trees." (Ağaçları kesmek zorunda değiliz.)
⚠️ Dikkat: "Should" ve "Must" arasındaki farkı iyi anla. "Should" daha çok bir öneri veya iyi bir fikirken, "Must" daha güçlü bir zorunluluk veya kuralı ifade eder.
📌 Karşılaştırma ve Üstünlük Dereceleri (Comparatives & Superlatives)
İki şeyi karşılaştırırken veya bir şeyi bir grup içindeki en üstün özelliğiyle tanımlarken bu yapıları kullanırız.
- Karşılaştırma (Comparatives): İki şeyi karşılaştırmak için kullanılır.
- Kısa sıfatlar (tek heceli): Sıfatın sonuna "-er" eklenir ve "than" kelimesiyle birlikte kullanılır. Örnek: "tall" -> "taller than" (daha uzun), "fast" -> "faster than" (daha hızlı).
- Uzun sıfatlar (iki veya daha fazla heceli): Sıfatın önüne "more" kelimesi getirilir ve "than" ile kullanılır. Örnek: "beautiful" -> "more beautiful than" (daha güzel), "expensive" -> "more expensive than" (daha pahalı).
- Üstünlük (Superlatives): Bir şeyi bir grup içindeki en üstün özelliğiyle tanımlamak için kullanılır.
- Kısa sıfatlar: Sıfatın başına "the" getirilir ve sonuna "-est" eklenir. Örnek: "tall" -> "the tallest" (en uzun), "fast" -> "the fastest" (en hızlı).
- Uzun sıfatlar: Sıfatın başına "the most" getirilir. Örnek: "beautiful" -> "the most beautiful" (en güzel), "expensive" -> "the most expensive" (en pahalı).
- Düzensiz Sıfatlar (Irregular Adjectives): Bunların karşılaştırma ve üstünlük halleri tamamen değişir.
- good - better - the best (iyi - daha iyi - en iyi)
- bad - worse - the worst (kötü - daha kötü - en kötü)
- far - farther/further - the farthest/furthest (uzak - daha uzak - en uzak)
💡 İpucu: Sıfatın sonu "y" ile bitiyorsa (örneğin "happy"), "-er" veya "-est" eklenirken "y" harfi "i"ye dönüşür (happier, happiest).
📌 Gelecek Zaman (Future Tense - Will / Be Going To)
Gelecekteki olayları, planları veya tahminleri ifade etmek için bu iki yapıyı kullanırız.
- Will / Won't:
- Ani Kararlar: Konuşma anında verilen kararlar için kullanılır. "I'm hungry. I will make a sandwich." (Açım. Sandviç yapacağım.)
- Tahminler: Kişisel görüşlere dayalı tahminler için. "I think it will rain tomorrow." (Bence yarın yağmur yağacak.)
- Söz Verme / Teklif Etme: "I will help you with your homework." (Ödevine yardım edeceğim.)
- Olumsuz: "will not" veya kısaca "won't" kullanılır. "She won't come to the party." (Partiye gelmeyecek.)
- Be Going To:
- Planlar ve Niyetler: Önceden yapılmış planlar ve niyetler için kullanılır. "We are going to visit our grandparents next weekend." (Gelecek hafta sonu büyükannemizi ve büyükbabamızı ziyaret edeceğiz.)
- Kanıta Dayalı Tahminler: Gözle görülen bir duruma dayanarak yapılan tahminler için. "Look at those dark clouds! It is going to rain." (Şu karanlık bulutlara bak! Yağmur yağacak.)
- Yapı: Am/Is/Are + going to + fiilin yalın hali.
⚠️ Dikkat: "Will" daha çok spontane durumlar ve kişisel tahminler için, "Be going to" ise daha çok planlanmış eylemler ve kanıta dayalı tahminler için kullanılır. Bu farkı anlamak önemlidir.
📝 Bu konulara iyi çalışarak sınavda başarılı olabilirsin! Bol şans!