Bir siyasetçinin halka hitaben yaptığı bir konuşmada, ülkenin ekonomik durumu hakkında iyimser bir tablo çizmesi ve geleceğe dair umut vaat etmesi beklenir. Ancak aynı siyasetçi, muhalif bir yayın organına verdiği röportajda, ekonomik sorunlara daha gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşabilir.
Bu durum, söylev (nutuk) ve yazar (konuşmacı) arasındaki ilişki açısından aşağıdakilerden hangisini en iyi açıklar?
A) Söylevlerin her zaman yazarın içtenliğini yansıttığını.
B) Yazarın (konuşmacının) hitap ettiği kitleye ve amaca göre dil ve üslubunu değiştirebileceğini.
C) Söylevlerin sadece nesnel gerçekleri içermesi gerektiğini.
D) Yazarın (konuşmacının) her platformda aynı söylemi sürdürmesinin zorunlu olduğunu.
E) Söylevlerin her zaman didaktik bir amaç taşıdığını.