Osmanlı Devleti'nde $17$. yüzyıldan itibaren Divan-ı Hümayun'un işlevlerinde önemli değişiklikler yaşanmıştır. Bu değişiklikler, devlet yönetiminin farklı bir yapıya bürünmesine yol açmıştır.
Aşağıdaki gelişmelerden hangisi, Divan-ı Hümayun'un eski önemini kaybetmesine ve yetkilerinin sadrazama geçmesine neden olan faktörlerden biridir?
A) Padişahların sefere çıkma geleneğini terk etmesi
B) Şeyhülislamlık makamının güçlenmesi
C) Kalemiye sınıfının yönetimdeki etkisinin artması
D) Ekber ve Erşed sisteminin uygulamaya konulması
E) Avrupa tarzı askeri reformların başlaması
Osmanlı Devleti'nde 17. yüzyıldan itibaren yaşanan değişimler, devlet yönetiminde köklü farklılıklara yol açmıştır. Divan-ı Hümayun'un eski önemini kaybetmesi ve yetkilerinin sadrazama geçmesi, bu dönemdeki en belirgin idari dönüşümlerden biridir. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyerek doğru cevabı bulalım:
- A) Padişahların sefere çıkma geleneğini terk etmesi: 17. yüzyıldan itibaren padişahların ordunun başında sefere çıkma geleneğini bırakması, onların devlet işleriyle doğrudan ilgilenme sıklığını azaltmıştır. Padişahlar sarayda kalmayı tercih ettikçe, devlet yönetiminin günlük işleri ve Divan-ı Hümayun'a başkanlık etme görevi büyük ölçüde sadrazamlara devredilmiştir. Bu durum, sadrazamların yetkilerini ve nüfuzunu artırırken, Divan-ı Hümayun'un padişahın doğrudan denetiminden uzaklaşmasına ve zamanla Bab-ı Ali'nin (Sadrazamlık makamı) daha merkezi bir rol oynamasına neden olmuştur. Bu, Divan'ın eski önemini kaybetmesinde doğrudan etkili bir faktördür.
- B) Şeyhülislamlık makamının güçlenmesi: Şeyhülislamlık makamının güçlenmesi, daha çok hukuki ve dini konularda etkisini artırmıştır. Fetva verme yetkisiyle devlet politikalarını dini açıdan etkileyebilseler de, bu durum Divan-ı Hümayun'un idari işlevlerinin sadrazama geçmesine doğrudan bir sebep olmamıştır.
- C) Kalemiye sınıfının yönetimdeki etkisinin artması: Kalemiye sınıfının (bürokratlar) yönetimdeki etkisi, devlet işlerinin daha karmaşık hale gelmesiyle artmıştır. Bu durum, bürokrasinin genişlemesine ve uzmanlaşmasına yol açmıştır. Ancak bu gelişme, Divan-ı Hümayun'un yetkilerinin sadrazama devredilmesi yerine, daha çok sadrazamın yönetimindeki bürokratik yapının güçlenmesi anlamına gelir.
- D) Ekber ve Erşed sisteminin uygulamaya konulması: Ekber ve Erşed sistemi, tahta geçiş kurallarını değiştirerek en yaşlı ve en olgun şehzadenin padişah olmasını sağlamıştır. Bu sistem, kardeş katlini önlemiş ancak şehzadelerin sancağa çıkma geleneğini sona erdirerek onların yönetim tecrübesi kazanmasını engellemiştir. Tecrübesiz padişahların tahta geçmesi, sadrazamların ve saray ağalarının etkisini artırmış olabilir, ancak Divan-ı Hümayun'un işlevlerinin doğrudan sadrazama geçmesinin birincil nedeni değildir; daha çok dolaylı bir etki yaratmıştır.
- E) Avrupa tarzı askeri reformların başlaması: Avrupa tarzı askeri reformlar, Osmanlı ordusunu modernleştirme çabalarıdır ve genellikle 17. yüzyılın sonlarından itibaren hız kazanmıştır. Bu reformlar, devletin askeri yapısını ve bütçesini etkilemiş, ancak Divan-ı Hümayun'un idari yetkilerinin sadrazama geçmesiyle doğrudan bir bağlantısı bulunmamaktadır.
Padişahların sefere çıkma geleneğini terk etmesi, onların devlet işlerinden ve Divan toplantılarından uzaklaşmasına yol açmış, bu boşluğu dolduran sadrazamların yetkilerini ve Divan üzerindeki etkilerini artırmıştır. Böylece Divan-ı Hümayun, zamanla eski merkeziyetini kaybederek sadrazamın başkanlık ettiği Bab-ı Ali'nin gölgesinde kalmıştır.
Cevap A seçeneğidir.